2 Derece Hedefi için 7 Adım

Bu Haberi Paylaşın:

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Enerji Dönüşümü için Perspektifler: Düşük Karbonlu bir Enerji Sistemi için Yatırım İhtiyaçları (Perspectives for the Energy Transition: Investment Needs for a Low-Carbon Energy System) adlı raporlarını Mart ayında yayımladı. Rapor, Paris Anlaşması ile ortaya konan küresel sıcaklık artışını 2 derece ile sınırlama hedefine ulaşmak için atılması gereken politika ve yatırım adımlarını detaylı bir şekilde tanımlıyor. Rapora göre, bu adımlar atıldığı takdirde, hedefi yakalama olasılığı %66.

Raporda önerilen yedi adım şöyle:

– Daha sıkı bir karbon bütçesi konulması: Rapor 2100 yılına kadar kalan küresel karbon bütçesini 790 Gt olarak hesaplıyor. Fakat Paris Anlaşması’na göre 2050 yılına kadar ülkelerin sadece enerji sektörlerinden kaynaklı karbon salımları 1260 Gt seviyesinde olacak. Dolayısıyla, kalan karbon bütçesinin daha da kısılması ve ülkelerin yeni planlama yapması gerekiyor.

– Geçişin hızlandırılması: Karbon bütçesinin kısılması daha da hızlı bir geçiş ihtiyacını beraberinde getiriyor. IEA’nın senaryosuna göre, karbon bütçesi 2020 yılına kadar zirve yapacak ve sonrasında 2050 yılına kadar bugüne kıyasla %70 oranında düşecek. Bunun için de ana enerji kaynağı olarak fosil yakıt talebinin 2014-2050 yılları arasında yarı yarıya inmesi gerekli. Ayrıca, IEA’nın nükleer ve karbon yakalama ve saklama özellikli fosil yakıt kullanımını da içinde saydığı düşük karbon kaynaklarının üç katına çıkarak 2050 yılı enerji talebinin %70’inden fazlasını karşılaması gerekiyor. Bunun için ilgili politikaların tüm ülkelerde acil bir şekilde hayata geçmesi gerekiyor.

– Yatırımın ciddi bir şekilde artırılması: IEA senaryosuna göre 2050 yılına kadar yıllık 3,5 trilyon dolar seviyesinde yatırım yapılması gerekiyor. IRENA ise IEA’dan çok az daha yüksek bir yatırım gereksinimi ortaya koyarak, 2050 yılına kadar 116 trilyon dolar seviyesinde değer yaratacak politika ve pazar gelişmelerine ek olarak, toplam 29 trilyon dolarlık yatırım ihtiyacını işaret ediyor.

– Yenilenebilir kaynaklara ve enerji verimliliğine odaklanılması: IEA senaryosuna göre, 2050’ye kadar düşük-karbon kaynaklarından sağlanacak küresel enerji arzı %70 seviyesine ulaşacak. Rüzgar ve güneş enerjileri 2030 yılına kadar en büyük enerji kaynağını oluşturacak ve 2050 yılına kadar elektriğin %95’i nükleer ve karbon yakalama ve saklama özellikli fosil yakıt kullanımının da içinde olduğu düşük-karbon kaynakları tarafından sağlanacak. Ayrıca 2050 yılına kadar yeni araçların %70’i elektrikli olacak. Toplamda küresel ekonominin enerji yoğunluğu her yıl %2,5 oranında artan oranlarda düşecek. IRENA’ya göre ise, özellikle güneş enerjisi maliyetinin 2050 yılına kadar %60 oranında düşmesiyle yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde ihtiyaç duyulan karbon salımı düşüşünün %90’ı gerçekleşecek. Yenilenebilir enerji kaynaklarının ana enerji kullanımındaki payı ise 2015’teki %15 oranından 2050 yılında %65’e çıkacak.

– “Terk edilmiş varlıklar”ın ele alınması (Fosil yakıtların terk edilmesi): İki kurumun da öngörülerine göre küresel kömür kullanımı hızlı bir şekilde azalmasına rağmen, fosil yakıt kullanımı 2050’ye kadar belirgin olmaya devam edecek. IEA’ya göre, 2050’de enerji talebinin %40’ını başta doğalgaz olmak üzere fosil yakıtlar karşılayacak. IRENA’ya göre ise 2050’de fosil yakıt kullanımı bugünün üçte biri ölçüsüne kadar düşecek, fakat yine de petrol talebi bugünün %45’i kadar olacak. İki kuruma göre de, bu sürecin ertelenmesi yatırım ihtiyacını katbekat artıracak

– Fiyat mekanizmalarının kullanılması: İki kuruma göre de, sübvansiyon ve karbon fiyatlaması gibi fiyat mekanizmaları enerji sektörünün iklim hassasiyetine sahip olması için önemli unsurlar. IRENA, birçok ülkede hâlâ fosil yakıtların sübvanse edilmesi ve beraberinde karbon fiyatlandırmasının başarısız olmasının günümüz enerji pazarının bozulmuş olduğunun göstergesi olduğunu iddia ediyor.

– Faydaların yakalanması: IRENA’nın öngörülerine göre, enerji sektörü 2050 yılında altı milyon ek istihdam yaratmış olacak. Fosil yakıtların azalması nedeniyle kaybolan işlerin açığını yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği sektöründe yeni oluşacak işler kapatacak. Azalan hava kirliliği ve oluşacak sağlık faydaları da hesaba katıldığında, tüm faydalar karbonsuzlaşmanın maliyetinin iki ila altı katı kadar gerçekleşecek. Bu da 2050 yılına kadar yıllık yaklaşık 10 trilyon dolar seviyesinde bir faydaya denk geliyor.

Kaynak: https://www. energiewende2017.com/wp- content/uploads/2017/03/ Perspectives-for-the-Energy- Transition_WEB.pdf

  • Bu yazıyı paylaşın
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg