Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Amazon'un Çernobili CRUDE

100 0

Yazı: Balkan TALU
Amazon’un Ekvator sınırındaki Lago Agrio şehrine geldiğinizde yüzünüze çarpan ilk şey yapış yapış, tozlu bir sıcak hava dalgası olacaktır. Lago Agrio, İspanyolca “ekşi göl” anlamına geliyor. Kırk yılı aşkın süredir o ekşi tat acımtırak bir hâl aldı. 1964 yılma kadar balta girmemiş yağmur ormanlarıyla ve tabiatla uyum halinde yaşayan yerlileriyle vahşi bir doğa harikası olarak bilinen Lago Agrio bugün bizzat yerlileri tarafından “acı göl” olarak anılıyor. 1964 yılında Lago Agrio sathına giren Amerikan petrol şirketi Texaco, 1992 yılma kadar Amazon nehrine 18 milyon galon zehirli atık boşalttı. Yakılan 6,5 milyar metreküp doğalgazm karbonları doğrudan atmosfere karıştı. Bölgede 350 petrol kuyusu kazıldı, 1000 kadar da hiçbir korumaya sahip olmayan zehirli atık çukuru açıldı. Zehir, doğrudan toprak tarafından emildi. Mevzubahis çevre felaketi Amazon’un Çernobil’i olarak anılıyordu. Bütün bu tahribatın sonunda 1993 yılında 30 bin Lago Agrio yerlisi Texaco şirketine dava açtı. Günümüzde Texaco, Chevron şirketiyle birleşmiş olduğu için 27,3 milyar dolarlık davanın bugünkü muhatabı Chevron. En son Some Kind Of Monster (Bir Metallica Belgeseli) ile dünya izleyicilerinin ilgisini çekmiş olan Joe Berlinger şimdi de Crude (Ham) belgeseliyle bizlere Lago Agrio’nun hikâyesini anlatıyor.
Şark’m Kurtuluşu
Ekvator’da Lago Agrio’nun bulunduğu bölge Oriente adıyla anılıyor. Balta girmemiş ormanlar, otantik bir yaşantı sürdürmekte ısrar eden yerlilerle bölge, Edward Said’in ruhunu çağırıp Şark’ı kurtarmaya gelen Batılılar hikâyesini hatırlatabilir. Bu hikâyenin Ortadoğu’da ya da Latin Amerika’da geçmesi önemli değildir Otantik olan, gizemli olan “medenileşmemiş,” “ilkel” neresi varsa “Medeni Batı” her daim orada hizmetinizdedir. Tıpkı bugünkü Chevron petrol şirketi gibi… Bush döneminde Ulusal Güvenlik Danışmanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Condolezza Rice’ın 2001 yılma kadar Chevron’un yönetim kurulunda görev yaptığını hatırlamak belki faydalı olabilir. 2001 yılında 11 Eylül sonrasında Afganistan ve Irak’a “demokrasi” götüren kadroları ABD’nin en büyük petrol kartellerinde yöneticiydi. Başkan yardımcısı Dick Cheney, ABD’li petrol sondaj firması Halliburton yönetimindeydi. Barack Obama’dan önceki başkan George W. Bush ise babasının torpiliyle Unocal şirketine sokulmuştu. Unocal’ın 11 Eylül’den önceki en son icraatlarından biri de Taliban ile doğal gaz anlaşması imzalamak olmuştu.
İşte böyle parlak sicillere sahip şirketlerden biri olan Chevron, Lago Agrio’daki çevre felaketiyle ilgili hiçbir sorumluluk kabul etmiyor. Bölgede uzun zamandır kanser ve hamilelik sonrası düşük vakaları yaşanıyor olmasına rağmen Chevron sözcüleri konuyla ilgili Ekvator hükümetini sorumlu tutuyor ve bu sorunların sebebi olarak içme suyu kaynaklarının yetersizliği, beslenme bozuklukları ve işleyen bir sağlık sisteminin olmayışı gibi gerekçeler ileri sürüyor. Firma, Acıgöl’deki kirlilikten devlete ait olan Petro-Ecuador kuruluşunu sorumlu tutuyor ama kendisine ait, çit olmayan kuyulardan su içen hayvanların nasıl hastalanıp öldüğünü açıklayamıyor.
“İnsanlar Burada Olmamalıydı”
Chevron’un en son incilerinden biri de Acıgöl halkına yönelik. Petrol şirketi yöneticileri, “O bölge hiçbir zaman yerleşime açılmamalıydı” diye ferman buyuruyor. Halbuki yönetmen Joe Berlinger’in de söylediği gibi o yerliler Şark ellerinde bin yıldır yaşıyorlardı.
Bin yıldır huzur içinde doğayla bütünleşmiş bir yaşantı süren Acıgöl yerlileri Berlinger’in belgeselinde Los Afectados (etki altındakiler) olarak anılıyor. Los Afectados’un Ekvatorlu avukatı 37 yaşındaki Pablo Fajardo, daha 14 yaşındayken 10 kardeşiyle beraber Lago Agrio’ya göç ediyor. Henüz o yaştayken rafineride çalışmaya başlıyor. Fajardo zaman içinde rafineri işçisinden bir insan hakları eylemcisine dönüşüyor. Pablo Fajardo hukuk eğitimini tamamladıktan sonra aldığı ilk vaka da tabii ki Los Afectados’un davası oluyor. Chevron yetkilileri mevcut vakanın gerçek bilgilere değil duygulara dayandırıldığını söyleyedursun Crude belgeselinin yönetmeni Joe Berlinger şöyle diyor: “10 kardeşli yoksul bir ailenin çocuğu önce rafineride işçi olsun, sonra tahsilini bitirince 30 bin kişinin avukatlığını üstlensin. Böylesi bir hikâyeyi kendi kendinize uyduramazsınız.”
1998 yılında Texaco, Acıgöl’de yürüttüğü 40 milyar dolarlık “ıslah faaliyetleri” sonrasında Ekvator hükümetinden mesuliyet ödülü aldı. İşler artık tatlıya bağlanabilirdi. Texaco’nun Ekvator’a girdiği yıllarda ülke iki askeri cunta deneyimi birden yaşamıştı. Zaten cunta yönetimlerinin Texaco gibi kartellere kapısı her zaman açık oldu. Bu yüzden Ekvator’un bugünkü lideri Rafael Correa da Venezüella’daki muadili Hugo Chavez gibi servet düşmanı bir devlet başkanı olarak yansıtılmaya çalışılıyor. Öte yandan Ekvator’da en elle tutulur çevre koruma yasalarını da Rafael Correa çıkardı. Correa, “Ben servet düşmanı değilim. Sadece şirketlerin doğaya zarar vermeden iş yapmalarını istiyorum” diyor.
Kurmaca Değil Gerçek!
Dünyanın ilgisini tekrar bu olaya toplamaya çalışan ve bunu başaran Crude kurmaca bir film değil, gerçek bir belgesel. Kameranın önünden, zift akan nehirlerin kıyısında yaşayan köylüler, mikroplu çayların kenarında çamaşırlarını yıkayan kadınlar, baştan aşağı isilik içinde yeni doğmuş çocuklar akıp gidiyor. Hani derdi ya Dziga Vertov “Kamera sizin yerinize gösterir” diye. Crude da işte öyle gösteriyor ham gerçekleri. Bu seneki Oscar’ın en güçlü belgesel adaylarından biri olan belgesel, Amerika’da gerçekten büyük bir gürültü kopardı. O kadar ki belgeseli seyrettikten sonra Johnny Depp ve Pearl Jam’in solisti Eddie Vedder gibi ünlüler Lago Agrio halkının davasına büyük destekler sağladılar. Los Afectados’un etkisi altında kalan birçok isim uluslararası dayanışma hareketine katıldı. Belgeselin ABD’de vizyona girmesinden sonra Acıgöl halkı için oldukça büyük meblağlarda paralar toplandı. Yıllardır yağmur ormanlarının yok edilmesine karşı kamuoyu oluşturmaya çalışan Sting ve karısı Trudie Styler de başından beri hem bölge halkına hem de Crude belgeseline aktif destek veriyor. Crude, bir belgesel film olarak sinemasal başarı da vaat ediyor belki ama bu eseri değerli kılan Acıgöl halkının feryadını dünyaya duyurması olacak. Ne de olsa 30 bin yoksul köylü ve 37 yaşında genç bir avukat dünyanın beşinci büyük petrol şirketiyle karşı karşıya. Bu yüzden en azından bu kadarcık desteği de çok görmemek gerekiyor.
“Ekvatora Buyrun Bay Watson”
Crude filmine en büyük desteği Agrio halkının çarpıcı tanıklıkları veren derneklerden biri Amazon yer alıyor. Doğduğunun ertesi Watch örgütü. Amazon Watch günü çocuklarını kaybeden kurulduğundan beri, dünyanın aileler, bu yılbaşında Chevron’a can damarlarından biri olarak yeni CEO olarak atanan John kabul edilen Amazon’un Watson’a sesleniyorlar: biyolojik çeşitliliğini ve ekolojik “Ekvator’a buyrun Bay Watson. dengesini korumak ve bölge Biz sizi burada layıkıyla ağırlarız. nsanlarının doğal yaşamsa Gelin ve Texaco’nun burada ne haklarına sahip çıkmak için yaptığını görün. Artık kadın, bölgedeki yerel örgütlerle birlikte çoluk, çocuk kanserden ölmek faaliyet yürütüyor. Amazonwatch stemiyoruz. Yıllardır yapılan nternet sitesindeki Ekvator için yanlışı, haksızlığı siz devam ettirmeyin.”

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş