Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat

174 0

Aklımıza Gelen En Güzel Fikir: Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat
wwf-Türkiye ile Siemens Ev Aletleri’nin ortaklaşa yürüttüğü Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat Projesi, Türkiye’nin en büyük ikinci büyük tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölünün kirlenmesine dur demeyi amaçlıyor. Yakın bir zamanda kamuoyuna açıklanan Eğirdir Gölü Kirlilik Raporu ile ilgili sorularımızı Siemens Ev Aletleri Pazarlama Müdürü Ayşe Özkaya yanıtladı.
‘Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat Projesi” ne zaman başladı? Ve genel olarak ne amaçlanıyor?
WWFTürkiye işbirliği ile yürüttüğümüz Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesinin çalışmalarına 2008 yılında başladık. Projemiz, Türkiye’nin en büyük ikinci büyük tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölünü kapsıyor. Göl, bazı gün ve saatlerde değişik renklere büründüğü için halk arasında “yedi renkli göl” olarak biliniyor.
Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesi kirlilik tespiti, balıkçılık araştırması, yöre halkının çevre bilinci kazanması için eğitimler, ekoturizmi destekleyici çalışmalar gibi çok ayaklı olarak sürdürülüyor. Projede ilk olarak Eğirdir, Gelendost, Gençali, Barla, Büyük Kabaca ve Tırtar yerleşimlerinde faaliyet gösteren 12 balıkçılık kooperatifine üye yaklaşık 180 balıkçıya yönelik “Sürdürülebilir Balıkçılık Eğitimleri” düzenlendi. Eğitimlerle balıkçılara Eğirdir Gölünde balık faunası, ötrofikasyon, av araçları, kerevit biyolojisi ve avcılığı, stoklama, sirküler uygulamaları ve Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikaları konularında bilgi verildi.
Daha sonra Eğirdir Gölü Havzasındaki tarım sektörü temsilcileri ile birlikte Kuşadası’ndaki organik tarım alanlarına bir bilgilendirme gezisi düzenledik. Kuşadası, organik tarım uygulamaları açısından ülkemizdeki önemli örnekler arasında yer alıyor. Düzenlediğimiz gezi ve etkinliklerde katılımcıları, organik tarım uygulamaları, organik ürünlerin sertifikalandınlması, pazarlanması ve tanmturizm bağlantısı hakkında bilgilendirdik.
2010 Şubat ayının sonlarına doğru İsparta’da “Küresel İklim Değişikliği Paneli” düzenledik. Panelde iklim değişikliği ve etkilerine ilişkin bilimsel gerçekler, küresel ve ulusal senaryolar ortaya konuldu. İklim değişikliği ile mücadelede sorumluluklar ve atılması gereken adımlar tartışıldı.

Proje kapsamında en son Eğirdir Gölünde yaşanan kirlenmeye dair somut verilerin yer aldığı “Eğirdir Gölü Kirlilik Raporu” yayınlandı.
Eğirdir Gölünün gelecekte sağlıklı bir şekilde var olabilmesi, sürdürülebilir tarım ve balıkçılık faaliyetleri, bölgedeki kirlilik unsurlarının bertarafı ve yöre halkına alternatif geçim kaynağı sunacak faaliyetlere bağlı. WWFTürkiye ile hayata geçirdiğimiz Yedi Renkli Göre Yedi Renkli Hayat Projesi ile Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su kaynağı olan bu önemli gölde kirliliğe “dur” demeyi hedefliyoruz. Projemiz Eğirdir Gölünde kirliliğin azaltılması, sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması, ekoturizmin geliştirilmesi, doğa dostu tarımın yaygınlaştırılması, sorunların çözümünde yerel ortaklıklar oluşturulması, suyu kullananlar ve yönetenler için eğitimler verilmesi ve akılcı doğal kaynak kullanımının sağlanması açısından önemli bir adım oluşturuyor.
Eğirdir Gölü Kirlilik Raporu ile ilgili biraz daha ayrıntı verebilir misiniz?
Eğirdir Gölü Kirlilik Raporu, gölün su kalitesi üzerine bugüne kadar yapılmış araştırmalardaki bulgularla hazırlandı. Eğirdir Gölü bugüne kadar birçok araştırma ve incelemeye konu oldu. Son 25 yılda başta TÜBİTAK, çeşitli üniversiteler ve kamu adına yapılmış muhtelif kirlilik araştırmaları bulunuyor. Eğirdir Gölü Raporu gerek kirlilikte gelinen düzeyin somut verilerle tanımlanması, gerek içerdiği önlem önerileri ile gölün geleceği açısından önem taşıyor.
Raporda ayrıca Eğirdir Gölü ve havzasının çevrenin ve doğanın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı değer, bilimsel rakamlarla desteklenerek tanımlanıyor, bölge ile ilgili bilgilere yer veriliyor.
Eğirdir Gölü Kirlilik Raporunda çok özet olarak başta içme ve sulama suyu temini, balıkçılık ve turizm gibi faaliyetlerini uzun yıllar sürdürebilmesi için gölün korunmasına yönelik çabaların mutlaka bilimsel bir çerçevede ele alınması gerektiği dile getiriliyor. Ayrıca diğer sulak alanlar gibi Eğirdir Gölünün de çevresi ile beraber, havza ölçeğinde ele alınmasının kaçınılmaz olduğu raporda yer alan bir diğer önemli nokta.
Gerekli önlemlerin alınmaması halinde ne olacak?
Rapora göre önlem alınmaması halinde Eğirdir Gölü ve havzasında kirlilik etkisi ile daha ciddi sorunlar ortaya çıçıkabilecek. Önümüzdeki dönemde bölgede yoğun olarak kullanılan sentetik gübrelerden azot, fosfor ve pestisitlerin göle ulaşması önlenmezse, içme suyu kalitesinin düşmesi ve arıtma maliyetlerinin artması gibi sıkıntılar ortaya çıkabilecek. Ayrıca gölün ekolojik dengesinin bozulması, su ürünlerinde verimin azalması, zehirli ya da zehirsiz çeşitli alg türlerinin göl yüzeyini kaplaması gibi sorunlarla karşılaşılacak. Göl suyunun sulama suyu özelliğini yitirmesi durumunda, bölge için sosyal ve ekonomik anlamda bir yıkım yaşanması olası. Gelecekte bölge halkında çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimali ise düşündürücü.
Biz tüm bu tehditleri bir bütün olarak, çarpıcı bir şekilde ortaya koymayı hedefledik. Geleceğimize hepimiz sahip çıkmalıyız ve Eğirdir Gölü havzası geleceğimiz için kaybedemeyeceğimiz bir değere sahip.
Siemens Ev Aletleri olarak tüm dünyada sadece son teknoloji ürünlerimizle değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerimiz, sponsorluklarımız ve çeşitli platformlara verdiğimiz desteklerle de insanların doğayla uyum içinde yaşayacağı bir gelecek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesine de bu anlayış ile destek veriyoruz. WWFTürkiye ile birlikte başlattığımız projeyi sonuna kadar sürdüreceğiz. İsparta Valiliği ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün öncülüğünde hazırlanarak, 2008 yılında yürürlüğe giren ve gölün sürdürülebilir kullanımı açısından hayati önem taşıyan Eğirdir Gölü Yönetim Planına destek sağlıyoruz. İki yılda tamamlamayı planladığımız proje sonunda bölge için somut adımların atılmasını sağlamış olmayı hedefliyoruz.
WWFTürkiye ile Siemens Ev Aletleri nasıl bir araya geldi bu proje bağlamında?
Çevrenin korunması konusunda 164 yıldır teknolojiler üreten Siemens Ev Aletleri olarak, doğayı ve geleceğimizi korumak için, karmaşık sorunlara yaratıcı çözümler üretebilmeyi, sosyal sorumluluklarımızın başında görüyoruz ve bu alanda kuracağımız güçlü işbirliklerinin bizi sonuca daha hızlı ulaştıracağına inanıyoruz. Bu nedenle WWFTürkiye ile ortak çalışmayı tercih ettik. WWFTürkiye, dünyada 100’ün üzerinde ülkede çalışmalar yürüten uluslararası doğa kuruluşunun bir parçası. Bir başka deyişle sadece ülkemizde değil, dünya çapında yaşanan çevre sorunlarına çözümler bulmaya çalışıyor, Doğa koruma konusunda önemli bir bilgi birikimi var ve çalışmalarmda ortaklıklara inanıyor.
Siemens Ev Aletleri olarak WWFTürkiye ile gerek konuya profesyonel yaklaşımımız, gerekse farklı açılardan sahip olduğumuz deneyimlerle verimli bir sinerji yakaladık. Benzer çalışmaları kuşkusuz gelecekte de sürdürmeyi hedefliyoruz.
WWF, çevresel koruma üzerine çalışan en büyük uluslararası STK’lardan biri. Peki, Siemens’in bu konuya ilgisi nereden kaynaklanıyor? Bir sosyal sorumluluk projesi olarak mı görüyorsunuz?
Sürdürülebilir bir çevre ve doğaya karşı sorumluluklarımız sadece doğal kaynakları en az düzeyde kullanan, çevre dostu ürünlerimizle sınırlı değil. Gerçekleştirdiğimiz, içinde yer aldığımız ya da sponsorluklar yolu ile destek verdiğimiz projelerle sorumluluk anlayışımızı bir adım ileri taşıyoruz. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerini her geçen yıl daha fazla hissettiğimiz bir dönemde, herkesin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğine olan inancımızla biz de şimdi harekete geçme zamanı diyoruz. Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat projesinin de bu çağrımız, anlayışımız içinde özel ve önemli bir yeri var.
Siemens Ev Aletleri, üretim süreçlerinde de sürdürebilirlik konusunda çalışmalar yapıyor mu? Bu konudaki çalışmalarını ve bakış açısını biraz anlatabilir misiniz?
Siemens Ev Aletleri olarak çevreye olan saygımızı çevreyle dost, yüksek verimli, son teknoloji ürünlerimizle ortaya koyuyoruz. “Ne kadar ihtiyaç, o kadar tüketim” mantığıyla ortaya koyduğumuz ecoPlus yaklaşımımız, ürün geliştirme çalışmaları sonucunda soğutma, yıkama, durulama ve pişirme alanlarının tümünde tüketim değerlerini mümkün olan en az seviyeye çekiyor ve maksimum tasarruf sağlıyor. Çevrenin korunması ve tüketimin azaltılmasıyla aile ekonomisine katkı mantığıyla hareket ediyor, “Gelecek evinizde” vizyonumuzla üstün ve çevreci teknolojiyi evlere götürüyoruz.
Yerinde kullanılan yenilikçi teknolojilerin ve geleceğe yönelik tutarlı materyalişleme tekniklerinin devreye alınması, Siemens Ev Aletlerinin karakteristik özelliğini oluşturuyor. “Çevreyi korumak aklımıza gelen en güzel fikir” sloganıyla geleceğin teknolojisini bugünden kullanıyoruz. Ürün geliştirme faaliyetlerimizi ecoPlus yaklaşımıyla geliştirmeye devam edeceğiz.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş