Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Sürdürülebilir Ulaşım Mümkün

94 0

 

Sürdürülebilir Ulaşım Merkezi Türkiye Direktörü Sibel Bülay
EMBARQ projesiyle ilgili genel bir bilgi verebilir misiniz?
ABD’nin Washington DC kentinde 2002 yılında kurulan EMBARQ- Sürdürülebilir Ulaşım Merkezi, kâr amacı gütmeyen bir araştırma ve uygulama enstitüsüdür. Dünya Kaynakları Enstitüsü’ne (WRI) bağlı olarak çalışan EMBARQ Ağı, şu anda Türkiye, Meksika, Brezilya, Hindistan ve Peru olmak üzere toplam beş merkezde çalışmalar sürdürüyor. Ana hedefiyse çevre ve insan sağlığını tehdit eden ve küresel ısınmayı tetikleyen ulaşım kaynaklı emisyonların azaltılması, ulaşımın yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilmesi. Bu amaçla kent içi ulaşım sorunlarına sürdürülebilir çözümler geliştirmeye ve insan odaklı ulaşım proje ve politikaları üretmeye çalışıyor.

Türkiye’de SUM (Sürdürülebilir Ulaşşım Merkezi-Türkiye) adıyla çalışıyorsunuz. Bu konuda biraz bilgi alabilir miyiz?
Faaliyetlerine 2005 yılında başlayan EMBARQ-SUM Türkiye ise kent içi ulaşım sorunlarına çözümler üretmek ve bu çözümlerin uygulanabilmesi için yerel idarelere gerekli destek ve kaynak sağlamak için çalışmalar sürdürüyor. SUM Türkiye’nin yetkinliği, Türkiye ve diğer EMBARQ merkezlerindeki ekiplerin birden fazla bilim dalında uzman olması ve değişik sorunlara uygun çözümler üretebilmesinde yatıyor. Ulaşım ve planlama tarafında ulaşım mühendisleri ve şehir planlamacıları yer alırken, projelerin sürdürülebilirliği için çevre bilimleri ekibimiz her aşamada diğer uzmanlarla birlikte çalışıyor.

Türkiye’de şimdiye kadar hangi projeler üzerinde çalıştınız, çalışmaya devam ediyorsunuz?
İlk çalıştığımız il İstanbul oldu. 2006 yılında EMBARQ-SUM Türkiye ve Çevre Koruma Daire Başkanlığı şehirdeki hava kirliliğini azaltmak için büyük bir girişim başlattı. Bu çok aşamalı projenin ilk adımı 2006 yılı sonbaharında gerçekleştirilen emisyon envanteriydi. SUM-Türkiye ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi birlikte şehirdeki değişik araç tiplerinden üç hafta boyunca veri topladı ve bu araçlardan çıkan emisyonların hava kirliliğine olan katkıları ölçülerek İstanbul’da havayı en çok kirleten araçlar tespit edildi. Emisyon Envanterinin tamamlanmasıyla SUM-Türkiye, İstanbul yönetimine ulaşım ve hava kirliliği arasındaki bağlantıyı kesin verilerle göstermiş oldu. Projede elde edilen bilgiler SUM-Türkiye ve İBB’nin ulaşım kaynaklı hava kirliliğini azaltmak amacıyla düşük maliyetli çözümler için çalışmalarının da başlangıcı oldu.

Peki, en çarpıcı bulgu ne oldu bu çalışmada?
Envanter çalışması sonucunda, İstanbul’da hava kirliliğine neden olan partikül maddelerin yüzde 90’ının otobüslerden kaynaklandığı tespit edildi. Bunun üzerine SUM ve İETT, emisyonları izlemek üzere Mart 2010’da bir pilot proje başlattı ve Euro 3 kategorisindeki iki otobüse dizel partikül filtreler (DPF) ve veri kayıt sistemi yerleştirildi. ABD’de yerleşik emisyon test şirketi ISSRC, yedi İETT otobüsünde emisyon testleri gerçekleştirdi ve havayla taşınan partikül maddeler, karbondioksit, karbonmonoksit, nitrojen dioksit ve hidrokarbon emisyonları ölçüldü. Filtrelerin ısı ve basınç değişimlerini izlemek için DPF filtreleriyle birlikte veri kayıt sistemleri takıldı. Testler, DPF’lerin partikül madde emisyonunu yüzde 93, karbonmonoksit emisyonunu yüzde 83, toplam hidrokarbon emisyonları nı yüzde 92 azalttığını ortaya koydu. Çalışmanın sonucunda yayınlanan raporun karşılaştırmalı sonuçlarını www.sumturkiye.org’da bulabilirsiniz.
EMBARQ olarak İstanbul’da başşka çalışmalarınız da oldu mu?
Evet, Fatih Belediyesi’yle Tarihi Yarımada’da toplumun kullanımına açık yaşam alanlarının planlanması ve düzenlenmesini kapsayan bir projeyi hayata geçirdik. Proje Tarihi Yarımada’da kamusal yaşam alanlarının “insan odaklı” planlanmasını ve stratejik önerilerle iyileştirilmesini amaçlıyor. EMBARQ Türkiye, Tarihi Yarımada’da gerçekleşecek proje için Danimarka’nı n Kopenhag şehrinde kurulu dünyanı n en tanınmış şehir planlama kuruluşlarından Gehl Architects ile birlikte çalışıyor.
Sanırım bir çalışmanız da Sakarya’da gerçekleştiriliyor…
SUM-Türkiye olarak, ulaşımdan kaynaklanan emisyonları azaltma çalışmaları için Kasım 2009’da Çevre Koruma Daire Başkanlığı tarafından Sakarya’ya davet edildik. SUM-Türkiye’nin yaptığı incelemeler sonucunda kentte bisiklet kullanımının yaygın olduğu ve şehir merkezinde trafik yoğunluğunu azaltmak için bisiklet altyapı sının düzenlenmesi gerekliliği ortaya çıktı. Bu kapsamda bisiklet altyapı sının oluşturulması için Hollanda merkezli “Interface for Cycling” adlı STK’dan Tom Godefroij, Ocak 2010’da Sakarya’yı ziyaret etti. Godefroij yetkililere sunduğu detaylı çalışma planı nda Sakarya’nın bisiklet altyapı çalışmasına uygun olduğunu ve yoğun bisiklet kullanım talebinden dolayı bu çalışmanın en kısa sürede yapılması gerektiğini belirtti. Ardından Sakarya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Küçük ve Ulaşım Dairesi Başkanı Fatih Turan, SUM Türkiye’nin davetlisi olarak, Danimarka’nın Ulaşım EMBARQ-SUM Türkiye ekibi, bir hafta boyunca Sakarya Ulaşım Daire Başkanlığı’ndan bir grup ile birlikte şehrin çeşitli noktalarında bisiklet sayımları gerçekleştirdi. Ayrıca şehrin birçok yerinde bisiklet kullanıcılarına yönelik 600’den fazla anket yapıldı. Bu araştırma ana yollardaki bisiklet sayımı, bisiklet kullanıcılarına yönelik araştırma ve trafik kullanımını saptamak üzere kalkış-varış yeri çalışmasını kapsadı. Çalışmanın sonuçları Ulaşım Dairesi Başkanlığı ve Sakarya Bisikletle Bütünleşik Ulaşım Planlaması Çalıştay ekibiyle paylaşıldı ve pilot bisiklet yolunun geçeceği olası hatlar belirlendi. Mayıs 2010’dan itibaren EMBARQSUM Türkiye, Ulaştırma Daire Başkanlığı ekibi ile I-CE liderliğinde bisikletle bütünleşik ulaşım planlaması için üç Çalıştay daha gerçekleştirdi. Çalıştayların sonunda Sakarya için bisiklet vizyonu oluşturuldu ve pilot bisiklet güzergâhları ile tasarımları belirlendi. Sakarya’nın Bisiklet Güzergâhları Hazır Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi yetkilileri ve otobüs kooperatif temsilcilerinden oluşan grup, “Meksika modelini” inceledi ve Kocaeli’de trafik sıkışıklığının ve emisyonların azaltılması için uygulanabilir olduğuna karar verdi. 57 Kopenhag ve İsveç’in Malmö şehirlerine ziyaretler yaptılar. Ziyaretler sırasında bu şehirlerdeki bisiklet ulaşımı ve yayalaştırma uygulamaları yerinde incelendi. İleri bir bisiklet altyapısına sahip olan Malmö’nün coğrafi özellikleri ve yüzölçümü Sakarya ile benzerlikler gösterdiğinden, güvenli ve iyi planlanmış bir bisiklet altyapısının şehrin ulaşımına olan katkısı gözlendi.
Antalya’da nasıl çalışmaya başladınız?
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden gelen talep üzerine, Antalya’ya ulaşım altyapısı ve uygulamalarını gözlemlemek ve değerlendirmek için ulaştırma yetkilileriyle toplantılar gerçekleştirdik. Bu toplantılarda, trafik sinyalizasyon çalışması ve bisiklet altyapısının geliştirilmesi olmak üzere şehir için iki öncelik saptandı. Bunlardan birincisi kavşak sinyalizasyonlarındaki iyileştirmelerdi. Özellikle şehir halkının sıklıkla şikâyette bulunduğu sorun olan kavşaklardaki sinyalizasyon hatalarından kaynaklanan operasyon verimsizliği öncelikli olarak çalışılması gereken konu olarak belirlendi. İlk adım olarak da en yoğun ve sorunlu kavşaklardan biri olan Mevlana Kavşağının pilot bir çalışma yapılarak incelenmesine karar verildi. Çalışma kapsamında kavşak operasyonları bilgisayarda modellenerek kavşaktaki faz süreleri, faz konfigürasyonu, kavşağın fiziksel yapısı ve yaya güvenliğ i gibi konular incelendi. Pilot çalışmanın başarısı üzerine Antalya Ulaşım Dairesi ve EMBARQ-SUM- Türkiye, birlikte daha kapsamlı bir çalışma yapmaya ve sorunlu olan tüm kavşakların pilot uygulamadaki yöntemler izlenerek incelenmesine karar verdiler. Antalya bisiklet altyapısının geliştirilmesi içinse Bisikletle Bütünleşik Ulaşım Planlaması konulu ilk Çalıştay Haziran ayında gerçekleştirildi. İkinci çalıştaysa Ekim ayında yapılacak.
Sanırım bir de Kocaeli Belediyesiyle birlikte çalışıyorsunuz…
Kocaeli Belediyesi mevcut otobüs sistemini yeniden yapılandırma ve gerekli iyileştirmeleri yapma kararını aldıktan sonra, EMBARQ-SUM-Türkiye’yle irtibata geçti ve ortak bir veri toplama projesi üzerinde çalışmalara başlandı. Şimdi toplanan veriler ve analizler ışığında, metrobüs koridoru uygulayarak şehrin otobüs sisteminin yeniden yapılandırılması için çalışılıyor. Böylelikle mevcut otobüs, midibüs ve minibüs hatları iptal edilmiş ya da iyileştirilmiş olacak. Bu yüzden Haziran 2010’da SUM-Türkiye, Kocaeli ulaşım yetkililerini otobüs sisteminin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere Meksika’ya davet etti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi yetkilileri ve otobüs kooperatif temsilcilerinden oluşan ve Guadalajara ile Mexico City’nin ulaşım altyapısını incelemek için Meksika’yı ziyaret eden grup, bağımsız minibüs yollarının metrobüs ulaşım sistemine (Bus rapid transit system) dönüştürülmesine yönelik “Meksika modelini” inceledi ve Kocaeli’de trafik sıkışıklığının ve emisyonları n azaltılması için uygulanabilir olduğuna karar verdi. Kocaeli’nin kitle ulaşım kooperatiflerinin yöneticileri, kent için daha iyi bir ulaşım sistemi uygulamak amacıyla tek bir şirket çatısında birleşme fikrine açıklar. Taraflar arası görüşme ve anlaşma süreci hâlâ devam ediyor.
Değişik bir çalışma yönteminiz var. Yerel yönetimlerin ihtiyaçlarını tespit edip, onlara göre projeler geliştirmeye çalışıyorsunuz. Bu konuda da kısa bir değerlendirme alabilir miyiz?
SUM-Türkiye olarak stratejimiz yerel yönetimlerle işbirliği içinde, özel sektörün teknik ve maddi desteği ve ilgili paydaşları n katkılarıyla sürdürülebilir ulaşım çözümleri üretmek. Yerel sorunları yerel yönetimler ve paydaşlarla birlikte belirliyor ve yerel çözümler üretiyoruz. Ürettiğimiz çözümlerle pilot projeler uyguluyor ve bu projeler sayesinde sürdürülebilir ulaşım politikalarının oluşmasına veri sağlıyoruz. Ayrıca bilgi ve uygulamaların diğer kentlerle de paylaşılması için destek veriyoruz. Yerel yönetimlerle yaptığımız projelerde yerel ekibin kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalarımız da sürdürülebilirlik açısından önem taşıyor. Türkiye’deki kadroya ek olarak ABD, Meksika, Brezilya, Hindistan ve Peru’da bulunan diğer EMBARQ Merkezlerindeki, konularında dünyanın önde gelen uzmanları da SUM-Türkiye projelerinde görev alıyor ve gerekli desteği sağlıyorlar.
 

Sibel Bülay Kimdir?
EMBARQ- Sürdürülebilir Ulaşım Merkezi Türkiye’nin direktörü olan Sibel Bülay, EMBARQ’a katılmadan önce, Ford Motor Şirketi’nde ürün geliştirilmesi ve sürdürülebilirliği alanında yönetici olarak çalışı. 1974-1983 yılları arasında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Gaziantep kampusunda öğretim üyesi olarak çalışan Bülay’ın Michigan Üniversitesi Makine Mühendisliği ve İşletme alanlarında iki master derecesi bulunuyor.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş