Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

22 Nisan Dünya Günü

162 0

Yazı: İdil ÇETİN
1970 yılı, Hippi kültürünün Amerika’da en yoğun hissedildiği zamanlardan biriydi. Muhalefet etmek her ne kadar artık bir yaşam biçimine dönüşmüş olsa da, çiçek çocuklarını isyana sürükleyen nedenlerden biri gezegeni kurtarmak olmamıştı henüz. Ancak 22 Nisan 1970’te, sadece çiçek çocukları da değil, gencinden yaşlısına 20 milyon Amerikalıyı gezegeni korumak amacıyla sokaklara döken bir olay gerçekleşti: Dünya Günü (Earth Day).
Dünya Günü fikrinin babası ise, aynı zamanda bir çevre aktivisti olan Amerikalı Senatör Gaylord Nelson’du. 1969’da Santa Barbara’da yaşanan petrol sızıntısı felaketinin ardından, yaşanan tahribatı görmek amacıyla bölgeye bir seyahat gerçekleştirmiş hemen. Hükümetin yaşananlara rağmen bir türlü eyleme geçmediğini de görünce, aklına Dünya Günü fikri düşmüş. Önerisi, bütün ülkedeki her üniversite kampusunda belirli bir günde düzenlenecek ve insanların çevre kirliliği konularında bilinçlenip gezegenlerine sahip çıkmaya ve hükümeti bu konuda bir şeyler yapmaya zorlamaya başlamalarını sağlayacak bir tartışma ortamı yaratmakmış. Bu önerisini beğenen bazı yöneticiler, bütün ulus çapında düzenlenecek birörnek bir organizasyon fikrini benimsemeye yeltenseler de, Nelson bunun merkezi olmayan, her topluluğun kendi ihtiyaçlarına göre tabandan şekillendirdiği bir etkinlik olması konusunda ısrarcı olmuş.
“Hem O Gün Sınavlar da Yok”
Her ne kadar her topluluğun kendi ihtiyaçlarına göre şekillenecek, ama yine de ulusal çapta gerçekleşecek bir etkinliğin olabilirliği ilk başlarda kimseye muhtemel gelmese de, netice beklenenden bambaşka olmuş. Nelson ve Dünya Günü fikrinin hükümetteki başka destekçileri, bu tarz bir etkinlik düzenleme önerilerini gittikleri toplantılarda dillendirip gazetelere de yazınca, insanların dikkatlerini çekmeyi başarmışlar. Bu kilit kişilerden birisi de o zamanlar Harvard’da bir yüksek lisans öğrencisi olan aktivist Denis Hayes’di. Gazetelerde okuduklarından etkilenen Hayes bu işin bir parçası olabilmek için, aklında “Belki de Boston’daki etkinliklerin düzenlenmesinde görev alırım” gibi bir düşünceyle Washington’a gitmiş. Ancak Nelson kendisinden okulunu bırakmasını, bir ekip oluşturmasını ve Dünya Günü’nün Birleşik Devletler çapındaki organizasyonunu yönetmesini istemiş ki, Hayes’in oldukça meşhur bir çevre aktivisti haline gelmesini sağlayan da bu işin üstesinden oldukça başarılı bir şekilde gelmesi olmuş.
Bu etkinliğin öncelikle üniversite öğrencilerini harekete geçirecek bir şey olmasına daha en baştan karar verilmiş. Dünya Günü olarak 22 Nisan’ın seçilmesi bile üniversitelerin akademik takvimleri düşünülerek gerçekleşmiş. Nelson, 19-25 Nisan haftasının ne sınavlarla ne de bahar tatiliyle çakıştığını, Paskalya tarzı herhangi bir dini bayrama da denk gelmediğini, ayrıca havanın da muhtemelen güzel olacağını düşünmüş. Yılın diğer zamanlarına kıyasla daha fazla öğrencinin okulda olacağı fikrinden hareketle, Dünya Günü olarak, o zaman haftanın tam da ortasına düşen, 22 Nisan Çarşamba günü seçilmiş.
Mucize: 20 Milyon İnsan Alanlarda
Dünya Günü’nün 1970’teki kutlamasını anlatanlar, bir mucizeden bahseder gibiler. Amerika’nın farklı şehirlerinden yaklaşık 20 milyon insan, çevre kirliliğine ve hükümetin bu konudaki ataletine karşı seslerini çıkarmak için sokaklara dökülmüş. Petrol sızıntılarına, çevreyi kirleten fabrikalara, elektrik santrallarına, kanalizasyon pisliğine, zehirli atıklara, vahşi yaşamın kayboluşuna, tarım ilaçlarına ve hava kirliliğine karşı hep bir ağızdan seslerini çıkarmışlar. Bu kadar çok insanın aynı amaç etrafında bir araya gelebilmesi, o zamana kadar çevre konularına oldukça duyarsız kalan hükümetin harekete geçmesini zorunlu kılmış. 1970’teki Dünya Günü kutlamaları, bir çevre aktivizmi dalgasına da ilham vererek, bunu takip eden birkaç yıl içerisinde çevreye dair pek çok yasanın yürürlüğe girmesini sağlamış. Temiz hava, temiz su, soyu tükenmekte olan türler, zehirli atıklar ve daha başka pek çok şeye dair düzenlemeler, bunun sonucunda gerçekleşmiş. Çevre Koruma Ajansı, Çevresel Kalite Konseyi, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi gibi kuruluşlar, hep bu aktivizm çabaları neticesinde kurulmuş.
1990’lara kadar Dünya Günü, on yılda bir düzenlenen bir etkinlik olarak kalmış. Ancak 1990’da düzenlenecek etkinlik için Senatör Nelson’ın ve o dönem New Hampshire’deki etkinliklerin organizatörü Bruce Anderson’ın Earth Day USA’yi kurma girişimleri neticesinde, Dünya Günü etkinlikleri her sene gerçekleştirilmeye başlamış. 1995’e kadar etkinlikleri Earth Day USA düzenlerken, EarthDay.org girişiminin de hayata geçmesiyle Dünya Günü, Earth Day Network’e bırakılmış.
2011: “Bir Milyar Yeşil Tedbir”
Earth Day ağı günümüzde bu güne dair etkinlikler için bir şemsiye örgüt işlevi görüyor. 185 ülkeden çevre örgütleri, bu ağın her sene açıkladığı tema çerçevesinde kendi ülkelerinde etkinlikler düzenliyor. Amerika’da pek çok şehirse Dünya Günü’nü sadece tek bir günle sınırlamayı bırakıp, etkinlikleri bir haftaya yaymaya çoktan başlamış bile. Bu bir hafta boyunca geri dönüşüm, enerjinin verimli bir şekilde kullanılması, atık maddelerin azaltılması gibi çevreye duyarlı davranışların teşvik edilmesine yönelik etkinlikler düzenleniyor.
2011’de kutlanacak Dünya Günü içinse tema olarak “Bir Milyar Yeşil Tedbir” seçilmiş. 2012’de Rio’da gerçekleşecek Dünya Zirvesi’ne kadar çevreye dair bir milyar eylemin gerçekleştirilmesini hedefleyen bu hareket aracılığıyla Dünya Günü’nün düzenleyicileri, çevrelerini iyileştirmek için küçük veya büyük katkılar sunan insanların, kurumların ve örgütlerin her birlikte ne muazzam bir etki yaratabileceğini göstermek istiyor. 2011’deki Dünya Günü kapsamında düzenlenecek etkinlikler arasında, profesyonel atletlerin seslerinin çevre hareketine taşınması, küresel ağaçlandırma, okulların daha yeşil bir hale getirilmesi, yeşil bir ekonomi için kadın liderlerin teşvik edilmesi, dünyanın 200 girişimcisinin iklim değişikliği sorununun çözümü için bir araya getirilmesi, müzeler ve sanat aracılığıyla sürdürülebilirliğe dair eğitim programlarının gerçekleştirilmesi yer alıyor.
Dünya Günü’nün günümüzdeki haline yönelik eleştiriler de yok değil. Pek çok çevre aktivisti, 1970’te düzenlenen Dünya Günü etkinliklerinin dünyayı daha iyi bir yer haline getirme konusunda gerçekten de dönüştürücü bir etkisi olduğunu söylüyor. Çevresel sorunların daha da hayati bir hale geldiği günümüzdeyse, insanların birer haftalarını çöpleri temizlemeye ve ağaç dikmeye ayırarak çevre konusunda bir şey yapmışlar gibi içlerinin rahatladığı ve ardından yeniden köşelerine çekildikleri bir etkinliğe dönüştüğü dile getiriliyor. Dünya Günü’nü düzenleme çabasının kendisinin, dünyayı koruma ve kurtarmadan daha önemli bir uğraş haline geldiğini söyleyenler bile var. Çevre sorunlarının eskiye kıyasla çok daha fazla kişi tarafından bilinir bir hale geldiği, ancak çevrenin korunmasının dillerdeki temennilerle sınırlı kaldığı günümüzde, 1970’teki ilk Dünya Günü ruhunu ve başarısını yakalamak için yeni bir şeyler düşünmeye ve yapmaya başlamak gerekliliği, çok da haksız bir yorum olmasa gerek.
Dünya Günü, Çöp Günü mü?
Dünya Günü kutlamalarının amacından saptığı zamanlar da var. 1990 yılında New York’ta Central Park’ta çevrenin korunmasına yönelik bir farkındalık yaratmak amacıyla 750 bin kişi toplanmış. Çevreye dair coşkulu konuşmalar yapılmış, şarkılar söylenmiş, insanlar bir yandan eğlenirken bir yandan da çevreyle ilgili sorunlara dikkat çekiyor olmaktan mutluluk duymuşlar. Ancak etkinlikler sona erip herkes evlerine dağılınca, acı gerçekler ortaya çıkmış. Central Park’ın çimenlik alanları katılımcılar tarafından o kadar tahrip edilmiş ki, bu alanları Dünya Günü kutlamaları öncesindeki haline getirebilmek için birkaç ay süren bir çaba ve pek çok da para gerekmiş. Kutlamalardan geriye kalan atık ise 154.3 ton olarak açıklanmış.
Türkiye’nin Dünya Günü Yok mu? Dünya üzerinde bu günü kutlayan 185 ülke anılsa da, Türkiye’nin bu konuda çok da faal olduğu söylenemez. 2005 ve 2006 yıllarında Dünya Günü’nün Türkiye’de düzenlenmesini ÇEKÜL üstlenmiş ve yerel örgütlere de çağrı yaparak çevrenin korunmasına yönelik bilinci artırmak için etkinlikler gerçekleştirmiş. Ancak halihazırda bu etkinliğin Türkiye’de düzenlenmesini üstlenmiş bir örgüt yok gibi görünüyor. Türkiye’de 22 Nisan’ın Dünya Günü olduğu daha ziyade Google’ın her sene bu gün için hazırladığı logolar sayesinde hatırlanıyor.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş