Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Yeşil Elektroniğe Doğru Adım Adım

388 0


Diğer bütün sektörler gibi elektronikler de yavaş yavaş yeşilleniyor. Enerji tasarrufu bu konuda başrolde; ama dikkat! İş bununla sınırlı değil. Artık her etiketin ve reklamın üzerinde görmeye alıştığımız A+++, ne demek? Tüketicinin zihin haritasında, yeşil ürünler nasıl bir yer tutuyor?
Yazı: Balkan TALU
Son birkaç yıldır çevreye duyarlı, sürdürülebilirliğe önem veren bireyler olmaya başladık, en azından bazılarımız. An­cak diğer bütün duyarlılıklarımızda olduğu gibi bu hassasiyetimizin de geçici bir trend olmaması gündelik yaşamımızı nasıl kurguladığımıza bağlı. “Musluğu, elektrik düğmesini kapadık mı? Tasarruflu ampul kul­lanıyor muyuz?” (eski usul akkor, tungsten ampuller zaten piyasadan silindi. Dayanıklı flüoresanları da aştık, LED aydınlatmayı konuşu­yoruz artık) fasıllarını geçtik. İşin yavaş yavaş detayına giriyoruz. Diğer bütün sektörler gibi elektro­nik sektörü ve teknolojik ürünler için de aynı şey geçerli. Tabii şimdi bu noktada temel hedeflerden biri elektrik ve su sarfiyatını azaltmak­ken “bulaşığınızı makinede yıkayın” gibi kampanyalar veya elektrikli aletlerle sürdürülebilirlik kavra­mını yan yana getirmek insanların zihninde bir tezat yaratabiliyor. Gelin görün ki diğer bütün ürün kategorileri gibi elektronik aletler de yeşilleniyor. Tedarik zincirinden üretime, yedek parçadan, ömrünü tamamlamış eşyaların geri toplan­masına ve elektronik atık yönetimi­ne kadar bir ürünün Yaşam Çevri­mi Değerlendirmesi’nin (YÇD) her aşaması uzmanlar tarafından tek tek sorgulanıyor.
Yeşilleniyor Ama Tam da Değil
Yeşillenen elektroniklerle ilgili en güncel sorgulamalardan biri Green­peace örgütü tarafından yapılıyor. Yeşil Elektronikler Bölümü’nü 2005 yılında açan Greenpeace’in bu konuyla ilgili en güncel araştır­malarından biri 2011 yılının Ocak ayında yayınlanan “Yeşil Elektroni­ğe Doğru” başlıklı araştırması. 2011 yılında üçüncüsü yayınlanmış olan raporun altbaşlığı da manidar: “Her geçen gün daha da yeşilleniyor ama tam yeşil değil”. Aynı Daniel Goleman’ın çığır açıcı eseri “Eko­lojik Zekâ” isimli kitabında dediği gibi: “Yeşil bir sıfat değil, bir fiildir”. Dolayısıyla bir ürüne yeşil demek­ten öte, adım adım gelen bir “yeşil­lenmeden” söz etmemiz gerekiyor.
Aynı yolu izleyen “Yeşil Elektro­niğe Doğru” araştırması, hemen tüm bilgisayar, cep telefonu, akıllı telefon ve televizyon markalarını tek tek sorgulayıp verilen cevap­lara göre bir çeşit karne dağıtıyor. Soruşturmanın genel kıstaslarının ilki tehlikeli kimyasallar üzerine. Özellikle PVC (Polivnil Klorür) ve BFR (Brom içerikli alev geciktiri­ci) kullanımına yönelik sınırlama kıstaslarına uyulup uyulmadığı en önemli ölçüler arasında yer alıyor. Söz konusu tehlikeli kimyasalların sınırlandırılması ile ilgili kıstaslar esas olarak AB tarafından belirleni­yor. AB tarafından hazırlanmış olan Tehlikeli Maddelerin Sınırlandırıl­ması Direktifi (RoHS) kıstas olarak alınıyor.
Yeşil atılım yapan birçok elektronik firması ürettikleri mallardaki kon­vansiyonel plastik miktarını azalt­mak için de çeşitli yöntemler gelişti­riyorlar. Biyoçözünür plastikten cep telefonu üreten markalar da var; bambudan dizüstü bilgisayar üre­ten de. Greenpeace’in diğer önemli bir kıstası da enerji tasarrufu. ABD merkezli Yeşil Elektronikler Kon­seyi (GEC) tarafından hazırlanan “Elektronikler ve Sürdürülebilirlik Arasındaki İlişki” başlıklı araştırma raporuna göre buzdolabı, çamaşır makinesi ve buzdolabı gibi eşyala­rın üretiminde harcanan enerji, tüm Yaşam Döngüsünün sadece yüzde 20’lik bir dilimini oluşturuyor. Öte yandan bilgisayarlar ve diğer bili­şim materyallerinde bu oran yüzde 80’lere kadar çıkıyor.
Greenpeace bu konuda ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) düzen­lemelerini baz alıyor ama son dö­nemlerde reklamlarda bol bol gör­düğümüz, kırmızıdan yeşile uzanan “Enerji Sınıfı” değerlendirme ska­lasının patenti Avrupa Birliği’ne ait.

Pages : 1 2

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş