Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Alaeddin Babaoğlu*: “Sınırları Aşmak İçin, Sınırları Zorlamak Gerekiyor”

197 0

Alaeddin Babaoglu 
Sürdürülebilir kent yerleşimleri ve yeşil binalar anlamında sizce şu anda sınırlar nerede ve “Sınırları Aşmanın” yolları neler? 
Türkiye’nin lokomotifi olan gayrimenkul sektöründe gün geçtikçe daha bilinçli ve çevreye duyarlı adımlar atılıyor. Bu durum kesinlikle umut vaat edici. Özellikle içinde bulunduğumuz kentsel dönüşüm sürecinin sürdürülebilir projelerle yürütülebilmesi Türkiye için çok önemli bir gelişme olacaktır. Kuşkusuz ki yeşil binalar yapılaşmayı kaliteli hale getirecektir. Hatta eski yapılarda da dış cephe yenileme, otomasyon sistemleri, güneş panelleri gibi çalışmaların yapılması sonrası %20’ye varan enerji tasarrufları elde edilebilir. Sınırları aşmak için, sınırları zorlamak gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle “depreme dayanıklı yatakhaneler değil, master planlar ile sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulmalı”. Türkiye’de gayrimenkul geleneksel bir yatırım kaynağı. Kentsel dönüşüm ile hız kazanan yenilenme sürecinde inşa edilecek yapıların sadece depreme dayanıklı yatakhaneden ziyade yaşam alanı sunan projeler dâhilinde gerçekleştirilmesi daha doğru olacaktır. Sağlam mimari altyapı için inşa edilecek alanlara sadece para değil, hayat kalitesini artırmaya yönelik fikirler için zaman da harcamamız gerekiyor. Bu da binaların yeniden yapılırken bir master plana uygun ve mimari altyapısı olan tasarımlarla oluşturulması ile gerçekleşecektir.
Gayrimenkul alanında en büyük gider kalemi olan enerjiyi çok daha tasarruflu kullanmak için tabii kaynaklar değerlendirilmeli. Projeler yapılırken “enerjide tasarruf etmenin yolları inşa başlamadan önce planlanmalı”. Daha da ötesi konut satın alacakların bu konulara dikkat etmeye başlaması, yatırımcıları bu yönde projeler gerçekleştirmeye yöneltecek önemli bir etken diye düşünüyorum.
Kurumunuz, var olan sınırları aşmak için neler yapıyor? 
Amplio olarak sürdürülebilir projeler üretmek için yola çıktık. Bu özelliğimizi Türkiye’deki ilk yatırımımız olan Hilton Garden Inn İstanbul Golden Horn projesiyle ve alınan ödüllerle kanıtladığımızı düşünüyorum. Bu projemiz, dünyanın Amerika kıtası dışındaki ilk LEED GOLD Sertifikası’na (Leadership in Energy and Environmental Design) layık görülen oteli unvanını aldı. Ayrıca ARKİPARC’12 En İyi Mimari Ödülü, 15. Uluslararası Gayrimenkul Fuarı Expo Real Münih tarafından düzenlenen, sıra dışı ve büyüleyici yatırım projelerine verilen 2012 John Jacob Astor Ödülü, Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği tarafından 2013 yılında verilen ödül ve son olarak ise SKAL Türkiye tarafından “Çevrenin Korunmasına Katkı” SKALİTE ödülüne layık görüldü. Çevreci özellikleriyle tasarruf rakamlarının azımsanmayacak derecelerde olduğunu söyleyebilirim. Bir yılda elektrikte %27.3, suda %40, doğalgazda ise %36 oranında tasarruf ediyoruz.
Çok yakında Haliç’te oteli kucaklayan örnek bir kentsel dönüşüm projesini hayata geçireceğiz. Bu projenin her anlamda örnek alınacak özellikte olması için en ince ayrıntısına kadar düşünüyoruz. Projemize lokasyonu da göz önünde bulundurarak ‘Haliçenazır’ ismini verdik. Mahalle konseptiyle hayata geçireceğimiz bu özel projede ısı pompaları kullanarak yerin altındaki stabil dereceyi değerlendireceğiz. Bizim yaptığımız ölçümlere göre İstanbul’da toprağın altındaki sıcaklık 17 derece. Bu sayede kışın 5-6 derecelerdeki suyu 17 dereceye çıkararak ısıtmış, yaz aylarında 25-26 derecelerdeki suyu yine 17 dereceye düşürerek soğutmuş olacağız. Bu su, ısıtma ve soğutma sistemlerinde, ev içindeki su ihtiyaçlarında kullanılabilecek. Hatta içme suyu olarak da kullanılabilmesi adına çalışmalar yapıyoruz. Doğadan alınanı olabildiğince doğa ile paylaşmak gerektiğine inanıyoruz. Bu sayede, doğayı korurken aynı zamanda tasarruf da elde ederek önemli bir avantaja sahip oluyoruz. Çevreci projelerin önemini katıldığımız tüm platformlarda dile getirmeye çalışıyoruz ki, bu konuda toplumsal bilincin oluşması ile birlikte kaliteli yaşam alanlarına kavuşabilelim. Özellikle içinde bulunduğumuz kentsel dönüşüm sürecinde bu algı ile hareket edebilirsek sürdürülebilir bir dönüşümün önünü açmış olacağız.
 
* Amplio Emlak Yönetim Kurulu Başkanı

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş