Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Tüm Dünya Kirli Olanı Kapatıp Temizini Açıyor

166 0

Daha Mayıs ayındaki Soma faciasının acısı yüreklerde dinmemiş­ken, beş ay sonra bu defa Ermenek’teki kömür ocağında sular altında kalan 18 vatandaşımız için yas tuttuk. Allah hepsine rah­met eylesin.
Senelerdir bize “Kömür yerli ve ucuz kaynak” dendi. Neden ucuz olduğunun her fırsatta en az onlarca cana mal olarak hatır­latılmasından biz yorulduk; sıkıldık.
Güneş de yerli, rüzgar da… Etrafımız, bertaraf olurken enerji üretecek “yerli” atık kaynıyor. Yerin altındaki magma da yerli (jeotermal kaynak). Ama gelin görün ki WWF’in “Türkiye’nin Yenilenebilir Gücü” raporlarında devletin kömüre verdiği do­laylı desteğin, tüm gelirlerinin %1,9’u olduğu belirtiliyor. Kömür hani ucuzdu? Biz daha ne yazalım? Yazmayalım o zaman, ba­kalım dünyanın başka yerlerinde neler olmuş, nereden nereye gelinmiş…

Senem Gençer
 
www.facebook.com/
www.twitter.com/altenerji
www.linkedin.com/altenerji
alternatif enerji
ABD’nin Yeşil Enerji Hamlesi
alternatif enerji1Amerika Birleşik Devletleri’nde 2013 yılında güneş enerjisi kurulumları, bir ön­ceki seneye göre % 27 artış gösterdi. Konut­larda, kurulumlar ise %52 artarak rekor dü­zeye erişti. Yılın üçün­cü çeyreğinde ABD’de 930 MW kurulu gücünde güneş enerjisi paneli kuruldu. Bu ra­kam, güneş enerjisinin konutlarda gelişiminde bir dünya rekoru oldu. 2016 yılına kadar ABD’de toplam 400.000 güneş enerjisi projesinin daha hayata geçirilmesinin beklendiği ABD’de bu tarih­ten sonra yönetim, yeşil özgüven kazandı. Halihazırdaki durum ise Haziran 2014’te BBC’de yayımlanan şu haberde özetleniyor: ABD’de Çevre Koruma Ajansı EPA, ABD’deki bazı termik santral­ların 2013’e kadar kapanmasını şart koşmuştu. Obama’nın açık­layacağı planın ülkedeki 1600 termik santralın yarattığı karbon kirliliğini 2030 yılına kadar %30 oranında azaltmasını hedeflediği belirtildi. FBR Capital Markets adlı yatırım bankası tarafından ha­zırlanan çalışmada bu gelişmeler ışığında, ülkedeki toplam kurulu güçleri 45 GW düzeyinde olan termik santralın kapanmasını ge­rektirdiği belirtildi.
Nükleersiz Japonya Yeşilde Hızlı İlerliyor
2013’ün Eylül ayında Japonya’nın batı kenti Ohi’deki 4 numaralı reaktörün elektrik üretimine son verildi. O tarihte açıklama yapan uzmanlara göre, en erken Aralık ayına kadar nükleer santrallarını kapalı tutacak olan Japonya, 1960’lı yıllardan sonra ilk kez bu kadar uzun süre boyunca nükleer faaliyetleri durdurmuş olacaktı. Japonya’da 2011’de meydana gelen deprem ve tsunami felaketiyle Fukuşima nükleer santralında reaktörlerin erimesi nedeniyle halk nükleer güce karşı çıkıyordu. Deprem ve tsunami felaketi öncesi, nükleer santrallar Japonya’nın elektriğinin %30’unu üretiyordu. Japon Fotovoltaik Enerji Birliği, ülkedeki güneş paneli sevkiyatlarının 31 Mart 2013’te biten Japon mali yılından, bir önceki yıla göre %270’ten fazla artış gösterdiğini açıkladı. Birlik tarafından açıklanan verilere göre, bir önceki dönemde 1,404 MW olan toplam sevkiyat, bu dönemde 3,809 MW’a yükseldi.
 
Almanya’nın Yeşil Dönüşümü
alternatif enerji22022 yılına kadar tüm nükleer santralları kapatma kararı alan Almanya, yenilenebilir enerjilerin toplam enerji arzı içinde payını artırarak nükleer enerjiyi ikame etmeyi hedefliyor. Hatırlayacağınız üzere, Mayıs 2011’de koalisyon hükümeti, Japonya’daki nükleer felaket sonrasında güvenlik kontrolleri amacıyla geçici olarak faaliyet dışı bırakılan sekiz nükleer reaktörü tümüyle kapatma kararı almıştı. Bir eski reaktör de 2013 yılına kadar enerji darboğazı ihtimaline karşı devreye girmek üzere hazır tutulacaktı. Öngörü ise diğer 6 nükleer reaktörün 2021 yılında, en yeni 3 reaktörün de 2022 yılı sonunda faaliyetlerine son vermesiydi. Büyük enerji şirketlerinden tahsil edilen nükleer yakıt vergisi ise yürürlükte kalacaktı. Peki Almanya, bu kararlardan sonra şimdiye kadar neler yaptı, ona bakalım. Mayıs 2014’te Bloomberg’de çıkan habere göre son durum şöyle: “2050 yılında elektrik enerjisinin %80’ini güneş ve rüzgardan elde etme hedefiyle enerjide dönüşüme giden Almanya’da 1 Mayıs günü ülke genelindeki elverişli hava koşulları sayesinde öğle saatlerinde güneş santrallarından yaklaşık 15 GW saati aşan katkı ile elektrik enerjisinin %27’sine yakını sağlandı. Rüzgar türbinleri ise 21 GWh’ın üzerindeki katkı ile elektrik enerjisinin yaklaşık %40’ını üreterek toplamda %67’lik bir üretime ulaşmayı başardı.”
 

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş