Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Sosyal Medyadan

,
199 0

Denizlerdeki Plastik Kirliliği, Fosil Yakıt Üretiminin İklim Değişikliğine Etkisi, Trenlerde %100 Rüzgar Enerjisi, Su Sorunu İçin Akıllı Teknolojik Çözümler

YAZI: Özgür ÖZTÜRK

Balina’nın Karnından 30 Plastik Poşet Çıkarıldı!

Deniz kirliliği tüm dünyada giderek büyüyen bir sorun. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) verilerine göre her yıl denizlere 8 milyon tondan fazla plastik çöp karışıyor. Bu plastiklerin deniz canlılarına verdiği zarar oldukça fazla. Bunun en etkileyici örneklerinden birisi Norveç’te yaşandı. Bergen şehri kıyılarına vuran 6 metre boyunda bir balina tam üç kez derin sulara çıkartılmak istense de her defasında kıyıya geri döndü. Oldukça hasta ve aşırı bitkin olduğu anlaşılan balinanın hayatına son verilmesinden başka çare yoktu. Sonrasında araştırmacılar hayvanın karnını açtılar ve son derece üzücü bir görüntüyle karşılaştılar: Balinanın midesi tamamen plastik poşetle doluydu. Ne kadar sürede yuttuğu bilinmeyen tam 30 adet plastik poşet balinanın tüm yaşam sistemini tıkamıştı. Erik Solheim@ErikSolheim (UNEP Başkanı) https://t.co/vSuUi0DcIa

Fosil Yakıt Üretiminin İklim Değişikliğine Etkisi

Fosil yakıtların küresel ısınmaya direkt etkisi sadece kullanımı ile sınırlı değil. World Resource Institute (WRI) raporuna göre petrol, gaz ve kömürün kullanımına kadar, çıkartılması ve proses edilmesi sürecinde çıkan emisyonlar, tüm yaşam döngüsü emisyonlarının %5-37’sine karşılık geliyor. Fosil yakıtların toplam rezervi, bu yakıtların kullanımı ile oluşacak potansiyel iklim riskini tanımlıyor. Dünyada hiçbir fosil yakıt şirketi, rezervlerine karşılık gelen potansiyel emisyonları açıklamıyor ve bu durum gerek paydaşlar gerekse yatırımcılar açısından büyük bir problem oluşturuyor. Zira hem bu şirketlerin hem de gezegenimizin risklerini belirsizleştiriyor. Şirketlerin bu veriyi ortaya koyacak tutarlı ve güvenilir bir hesap metodolojisi olmaması nedeniyle WRI ilk kez petrol, gaz ve kömür rezervlerine karşılık gelen potansiyel emisyonların hesaplanması ve raporlaması için kapsamlı bir metodoloji oluşturdu ve yayımladı. Şirketlerin bu metodolojiyi kullanarak durumlarını şeffaf biçimde açıklayıp açıklamayacakları ise finans dünyası tarafından merakla bekleniyor. CDP@CDP https://t.co/n6zSAwSYoc

Trenlerde %100 Rüzgar Enerjisi

Trenle seyahat en çevreci seyahat seçeneği. Hollanda bu gerçeği bir üst seviyeye çıkardı ve ülkedeki elektrikli trenlerin enerjisinin tamamını rüzgardan sağlamaya başladı. Bunun anlamı günde 600 bin kişinin “sıfır karbon emisyonu” ile seyahat etmesi! Üstelik bu uygulama dünyada bir ilk. Yılda 1,2 kwh enerji tüketen bu taşıma sisteminde, 2005 yılından günümüze %30 enerji tasarrufu sağlanmış. Hedef, tüketimi her yıl %2 daha düşürmek. Aslında proje %100 oranını 2018 yılında hedeflerken, bu hedefe Ocak 2017’de ulaşılmış. İhtiyaç duyulan rüzgar enerjisinin yarısı Belçika ve İskandinav ülkelerinden karşılanıyor. Bunun nedeni ise tamamının ülke kaynaklarından temin edilmesi durumunda ülke içindeki diğer taleplerin karşılanamayacak olması ve fiyatların artması riski. Circle Economy @circleeconomy https://t.co/HR6KmJ8zz4

Sürdürülebilir Büyümede İskoçya Farkı

Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme Endeksi ekonomik, sosyal ve çevresel sistemlerin sağlıklı bir denge içinde olması gerekliliğini gösteriyor. Peki endeks ekonomik gelişimin ölçüsü olarak GSYİH’nın yerini alabilir mi? Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası yaygınca kullanılmaya başlayan GSYİH’nın bugünkü modern dünyada; hizmet bazlı, internet ve sosyal medya kullanımının patladığı günümüz ekonomik sisteminde yeterli bir gösterge olup olmadığı tartışılıyor. Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz’e göre “GSYİH, sürdürülebilirlik ile ilgili hiçbir veri sağlamıyor”. İskoçya’da hükümet daha müreffeh bir yaşam için yeni bir model arayışı içinde. Ülkenin mevcut ekonomi stratejisi işsizliği öğrenme ve yetenek gelişimi yoluyla azaltmak ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş ekseninde. Ülkenin gelişimini ölçmek ve izlemek için de GSYİH’dan daha iyi bir yöntem arayışındalar. Ve uzun çalışmalar sonucu kişi başına düşen milli gelirin (ekonomik gösterge), kişi başına düşen seragazı emisyonu (çevresel gösterge) ve işsizlik oranına (sosyal gösterge) bölünmesiyle elde edilen “Sürdürülebilir Ekonomik gelişim Endeksi” oluşturuldu. Endeksi oluşturan bu üç veri neredeyse tüm ülkeler için mevcut. Endekse göre 2000-2014 döneminde İngiltere, Amerika, Kanada, İsveç ve Japonya arasında en başarılı performansı gösteren ülke İskoçya olmuş. The Ecologist@the_ecologist https://t.co/5OSPi769IE

Pekin’de Hava Kirliliğine Radikal Önlemler

Kömür kullanımı ve trafikten kaynaklanan yoğun hava kirliliği Pekin için sorun olmaya devam ediyor. Çin’in başkentinde çözüm için alınan radikal kararlar uygulanmaya başladı. İlk adım olarak 2017 yılında kömür tüketimi %30 oranında azaltılacak. Böylece 2013 yılında 22 milyon ton olan tüketim, 7 milyon tona düşürülmüş olacak. Bu amaçla kömürle çalışan önemli termik santralların bir kısmı kapatıldı. Bir diğer çözüm de belirli yaşın üzerindeki 300 bin aracın trafikten çekilmesi, yakıt standardının artırılması ve elektrikli taşıtlara geçişin desteklenmesi. Ülkede hava kirliliği standardı PM2,5 konsantrasyonu için 35 mikrogram iken, Pekin’de bu rakam 2016 yılında 73 mikrogram oldu. CECHR@CECHR_UoD https://t.co/zFdAdSvu5j

Su Sorunu İçin Akıllı Teknolojik Çözümler

Kirlilik, deniz suyu sızıntıları ve kuraklık nedeniyle dünya genelinde 1 milyar insan su kıtlığı yaşarken, 1,6 milyar insan ise altyapı yokluğundan dolayı su kaynaklarından faydalanamıyor. Tüketilen suyun %71’i tarımda, %16’sı sanayide kullanılıyor. Ne maksatla kullanılırsa kullanılsın su tasarrufu geleceğimiz için çok önemli. İşte son geliştirilen teknolojilerden bazıları: Flowius, altyapı eksikliği olan bölgelerde düşük kredi karşılığında evlere direkt su besleyen basit sistemler kuruyor. Utilus, su nakil hatlarındaki kaçak ve sızıntıları uydu yardımıyla tespit ederek kaynakların korunmasını sağlıyor (Amerika, Romanya ve İtalya’da kullanılıyor). Pulsepod, çiftçilere yağan yağmurun miktarı, mahsulün su ihtiyacı, toprağın nemi gibi veriler sağlayarak gerektiği kadar sulama yapmasına olanak tanıyor. Hydromodel Host su kaynağı olarak kullanılan akiferlerin tuzluluk, aşırı su çekimi, kirlilik, kuraklık gibi verilerinin sürekli takip edilmesini sağlayarak kaynağın yönetimini mümkün kılıyor. Dropcounter ise evinizde ne kadar su tükettiğinizi gösteren, komşularınızın tüketimi ile kıyaslama yapabilen ve böylece tasarruf fırsatlarını yakalayabileceğiniz bir aplikasyon. Planet Green@PlanetGreen https://t.co/8H0lnJj0HI

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş