Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Veri Analiz

230 0

Kurumların Sıfır Karbon Ekonomisine Katkısı, Temiz Ulaştırmaya Adım Adım,  İklim Değişikliği ile Mücadelede Şehirler, Karbon Fiyatlandırması Piyasalarında Son Durum

YAZI: Elif Gökçe ŞAHİN, gsahin@g.harvard.edu

Kurumların Sıfır Karbon Ekonomisine Katkısı

RE100 adlı dünyanın lider 87 kurumsal şirketinin oluşturduğu platform, Climate Group ve CDP işbirliği ile 2017 yıllık raporunu Değişimi Hızlandırmak: Kurumsal Kullanıcılar Yenilenebilir Enerji Pazarını Nasıl Dönüştürüyorlar (Accelereting Change: How Corporate Users Are Transforming The Renewable Energy Market) başlığı ile Temmuz ayında yayımladı. Rapor, kurumların yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmalarının güçlü bir sıfır karbon ekonomisine geçiş sürecinde oynadığı önemli role dikkat çekiyor. RE100 üyesi 87 şirket, yılda yaklaşık 107 Terawatt/ saatlik yenilenebilir enerji talebi oluşturuyor; bu da Birleşik Arap Emirlikleri veya Hollanda’nın enerji talebiyle aynı miktara denk geliyor. Üyelerden 11 tanesi, 2015 yılından önce %100 yenilenebilir enerjiye geçmiş durumda. Kalan üyelerin çoğu ise geçiş sürecini baş- latmış, kısmen geçmiş ve 2024 yılına kadar tamamen geçmeyi taahhüt etmiş.

Sektörlere göre bakıldığında geçişi en hızlı tamamlayan sektör %97 oranı ile telekomünikasyon. ABD ve Avrupa’daki üyelerin %100 yenilenebilir enerjiye geçişte kullandıkları en önemli araç %60 oranı ile yenilenebilir enerji sertifika alımları. Hindistan’da ise yenilenebilir enerjiyi doğrudan satın alma ve yerinde üretme en yaygın araçlar. Apple gibi bazı öncü firmalar ise, kendi operasyonlarının dışına da çıkıp tedarikçilerine, iş ortaklarına ve müşterilerine yenilenebilir enerjiye geçmeleri için liderlik ediyor.

Temiz Ulaştırmaya Adım Adım

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Haziran ayında ulaştırma sektörünün karbon salımlarını yakından analiz ettiği Temiz Enerjinin İlerleyişini Takip Etmek (Tracking Clean Energy Progress) adlı raporunu yayımladı. Rapora göre, ulaştırma sektörü, küresel enerji kaynaklı karbon salımlarının %23’ünü oluşturuyor. Bu da 2010 ile 2015 yılları arasında %2,5 oranında bir artış demek. Paris Anlaşması ve 2 derece hedefine ulaşabilmek için bu eğilimin terse çevrilmesi gerektiğinden imzacı ülkelerin dörtte üçünden fazlası ulaştırma sektörünü öncelikli olarak belirlemiş ve %9’u bu sektörden kaynaklı salımlar için azaltım hedefi koymuş durumda.Gelişmiş ülkelerde karbon azaltım stratejileri çoğunlukla yakıt ekonomisi standartlarını sağlamak ve elektrikli araçlara geçiş şeklinde olurken, gelişmekte olan ülkelerde ise toplu ulaşımın iyileştirilmesi yönünde. Taşımacılık sektörü ise imzacı ülkelerden sadece %29’unun gündeminde; bu da sektörü karayolundan demiryolu ve deniz taşımacılığına yöneltmek şeklinde. Ayrıca küresel çapta uçak taşımacılığı sektörü de karbon salımlarını 2020 yılına kadar sabitlemeyi ve sonrasında düşürmeyi hedefliyor. Raporda ayrıca bu hedeflere ulaşmak için atılması gereken adımlar da detaylı bir şekilde yer alıyor.

İklim Değişikliği ile Mücadelede Şehirler

CDP geçtiğimiz Ekim ayında Bir Şehir Gerek: İşbirlikçi İklim Eylemi için Plan (It Takes a City: The Case for Collaborative Climate Action) adlı raporunu yayımladı. 89 ülkenin 533 şehrinden gelen verinin analiz edildiği raporda, şehirlerin çoğunluğunun iklim değişikliği ile mücadele konusunda fırsatları gördüğü ve özel sektör ile işbirliğine açık olduğu belirtiliyor.Rapordan öne çıkan bazı bulgular şu şekilde:- 299 şehir, temiz enerji teknolojileri gibi yeni endüstrilere girmeyi planlıyor.- 397 şehir, iklim değişikliği ile mücadele konusunda 1000’den fazla ekonomik fırsat kalemi çıkardı.- Çeşitli şehirlerin belirledikleri 720 projenin toplam bütçesi 26 milyar dolar seviyesinde.- Paris Anlaşması devreye girdikten sonra karbon salımlarını CDP’ye rapor eden şehir sayısı %70 oranında arttı.- 2030 yılına kadar şehirlerin ulaştırma, enerji, su, atık ve telekomünikasyon altyapıları için gerekli yatırım miktarı yaklaşık 57 trilyon dolar.- Şehirler için oluşturulmuş dünyanın en büyük iklim örgütü olan İklim ve Enerji için Küresel Belediyeler Anlaşması (Global Covenant of Mayors for Climate & Energy) şimdiye kadar 7000’den fazla şehirden taahhüt aldı.

Karbon Fiyatlandırması Piyasalarında Son Durum

Dünya Bankası, Karbon Fiyatlandırması İzleme (Carbon Pricing Watch) adlı raporunun 2017 sayısını Mayıs ayında yayımladı. Rapor, güncel karbon gelişmeleri, beklentileri ile var olan ve gelişmekte olan karbon oluşumları hakkında tek elden kaynak olmayı amaçlıyor.
Raporda öne çıkan bazı bulgular:

  • 2017 itibarıyla, küresel seragazı salımlarının dörtte birini temsil eden 40 ulusal ve 25 alt ulusal oluşum karbon fiyatlandırması yapıyor. Son 10 yılda bu rakam iki katına çıkarak bu seviyeye ulaştı.
  • Paris Anlaşması imzacılarının taahhütlerine göre ise küresel seragazı salımlarının toplam %58’ini temsil eden taraflar karbon fiyatlandırması yapmayı planlıyor.
  • Hükümetlerin 2015 yılında toplamda 26 milyar dolar seviyesindeki karbon fiyatlandırma geliri 2016 yılında 22 milyar seviyesine düştü.
  • Küresel çapta izlenen karbon fiyatlandırmaları, 1 ton karbon için 1 dolardan 126 dolara kadar uzanan geniş bir yelpazede yer alıyor. İsveç, karbonun tonu için 126 dolar fiyatlama yaparken Polonya ve Ukrayna’nın fiyatlandırması 1 dolar seviyesinde.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş