Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Şirketler 2°C’lik Dünyaya Ne Kadar Hazır?

,
341 0

Paris Anlaşması’ndan sonra şirketler, iklim ile ilgili riskleri anlamak ve yeni karbon düzenlemelerine uyum sağlamak için öncelikli uygulamalarını belirlemeli; yatırımcılar ise, iklim bildirimleri ve düşük karbon pazarındaki fırsatlardan yararlanma beklentilerini karşılamak adına 2°C stratejilerini geliştirmeli ve uygulamaya almalılar.

YAZI: Zeynep OKUYAN, EY Orta ve Güneydoğu Avrupa İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri

Hükümetler, şirketler ve küresel ölçekli yatırımcılar iklim değişik­liğinin finansal etkilerine giderek daha fazla önem veriyor. Şirketler fiyat ve ürünlerin tedariki ile ilgili risklerin yanı sıra yeni yasal gereklilikler ve artan pay­daş endişeleri gibi zorluklarla karşı karşı­ya kalıyor. Düşük karbonlu ürünler, yeni­lenebilir enerji ve diğer ilişkili hizmetler, şirketler için yeni gelir kaynakları yaratır­ken maliyetlerin ve kaynak bağımlılığının azaltılması için de yeni fırsatlar sağlıyor. Temel iş faaliyetlerine sürdürülebilir bir yaklaşım kazandırmak, hissedarlar için uzun vadeli değer yaratabilecek ve yeşil bono gibi yeşil finansman sermayelerini ortaya çıkarabilecek karmaşık bir dönü­şüm gerektiriyor.

Aralık 2015’te imzalanan ve iklim değişik­liğini 2°C’nin altında tutmayı hedefleyen BM Taraflar Konferansı (COP) Paris Söz­leşmesi, dünyanın dört bir yanından hü­kümetlerin düşük karbonlu bir dünyaya geçişte rol almaya başladığını gösteriyor. Bununla beraber, henüz finanse edilme­yen düşük karbonlu teknolojiler daha geleneksel teknolojilere kıyasla maliyet açısından rekabet edebilecek duruma ge­liyor. Bu iki kuvvet, küresel ekonomide­ki yatırımcılar için hem yaptırım (yüksek etkili sektörlerde artan yasal ve piyasa riskleri), hem de teşvik (düşük karbon teknolojileri uygulayan şirketlerde düşük risk profilleri ve yüksek gelirler) olarak hareket ediyor.

Gerek yatırımcı gerekse varlık yöneticisi açısından şirketlerin, 2°C dünyasını düşü­nen stratejiler geliştirmesi ve takip etmesi kaçınılmaz hale geldi. Portföylerin, çeşitli yeni teknolojilere adapte olan şirketlere yatırım yapma riski, gelişen teknolojiye adapte olmayan ve olağan işleyişleri ile çalışan şirketlere yatırım yapma riskinden daha az olabileceği göz ardı edilemez. Emisyon profilini ve tüm değer zincirin­deki iklim değişikliği risklerini anlamak, kapsamlı bir iklim stratejisi kurmak veya şirket iş stratejisine iklim değişikliği ko­nularının entegrasyonunu sağlamak ve yeşil bonolar gibi iklim finansmanı fırsat­larından yararlanmak şirketler ve yatırım­cıların atabileceği adımlar arasında yer alıyor.

Şirketler ve Yatırımcılar İçin Önemli Hususlar

Paris Anlaşması’ndan sonra şirketler, iklim ile ilgili riskleri anlamak ve yeni karbon düzenlemelerine uyum sağlamak için öncelikli uygulamalarını belirlemeli; yatırımcılar ise, iklim bildirimleri ve dü­şük karbon pazarındaki fırsatlardan ya­rarlanma beklentilerini karşılamak adına 2°C stratejilerini geliştirmeli ve uygula­maya almalılar. İklim değişikliği strateji­nizi değerlendirmeye almadan önce, iklim olgunluğunun ölçülmesi için aşağıdaki soruların yanıtlanmasında fayda vardır:

  • Varlık portföyünde veya değer zincirin­de (geçmiş ve öngörülen) en büyük emis­yon kaynakları iş süreçlerinde nerededir?
  • Seragazı emisyon profiliniz benzer şir­ketlerle karşılaştırıldığında nasıl görünü­yor?
  • Ulusal iklim hedefleri veya uluslararası taahhütlere bağlı olarak yeni düzenleme­lere (karbon vergisi veya karbon fiyatlan­dırması) maruz kalma ihtimaliniz nedir?
  • Hangi varlıklarınız risk altındadır (te­darik zinciri, ürün, faaliyetler vb.) ve bu varlıklar hangi alanlarda bulunuyor?
  • Paris Sözleşmesi’nde belirlenen 2°C hedef ve eylemleriyle şirketiniz için yeni büyüme fırsatları nerede ortaya çıkacak? Bu fırsatları yakalamak için hangi rekabet avantajlarından yararlanabilirsiniz?
  • 2°C stratejilerini finanse etmek için gelişmekte olan sermaye kaynaklarına erişmek adına hangi yeni yeşil finansman mekanizmaları benimsenebilir?
  • 2°C için gerekli eylemler, bir yol haritası şeklinde alanlar bazında mı, yoksa sektör bazında mı önceliklendiriliyor?
  • Yatırım kararlarını ve genel olarak alı­nan kararları yönlendirmeye yardımcı ol­ması için uygun yönetişim mekanizmaları ve araçları mevcut mu? (örneğin şirket-içi karbon fiyatı)
  • Performans ölçümü ve ilerleme rapor­laması için uygun ölçütler tanımlandı mı?
  • İklim değişikliği kaynaklı fiziksel de-ğişikliklerin varlıklar üzerindeki etkileri tespit edildi mi?

Tüm değer zincirinizdeki emisyon profili ve iklim risklerinin kavranması, özellikle değişen yasal ve teknoloji maliyetleri ko­nusunda şirketlerin vizyon sahibi olmasını, ileriye dönük senaryo modelleri oluştur­masını sağlayacaktır. Operasyonel emis­yonların ötesinde iklim riskleriyle uyumlu ölçütler geliştirilmeli ve bir temel oluştu­rulup zaman içinde riskler takip edilmeli­dir. Şirket genelinde bir iklim yaklaşımının uygulanması, emisyon azaltma eylemleri­ne öncelik verilmesi, enerji verimliliğinde daha büyük fırsatların aranması, uyum planlarının geliştirilmesi veya yenilikçi düşük karbonlu teknolojilere yatırımların yapılması iklim riskinin azaltılmasında önemli olabilir. Uzun vadeli iklim hedefle­rinin karşılanmasına dair ilerleme raporu hazırlanması, iklim finansmanı alanından yeni yatırımcılar çekmeye katkı sağlayabi­lir. Ancak bu hedeflerin uzun vadedeki gü­venilirliği muhtemelen açıklanan bilgilerin şeffaflığına bağlı olacaktır.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş