Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi

Ads 768x90

Sürdürülebilirlik Raporlamasına Yeni Bir Bakış: Reporting Matters 2017

,
339 0

SKD Türkiye’nin çatı örgütü WBCSD, 2013 yılında yayımladığı temel çerçeve sistematiği ile birlik­te, firmaların finansal olmayan ra­porlamaları için geliştirdiği analiz sis­tematiği Reporting Matters’ı duyurdu. Her yıl yayımlanan, üye raporlarının incelendiği ve rapor sahibi kurumlara geribildirimlerin yapıldığı Reporting Matters’ın bu yılki yayını WBCSD tarafından, Reporting Matters 2017 adıyla Ekim ayı içinde yayımladı.

YAZI: Konca Çalkıvik, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Genel Sekreteri

Sürdürülebilirlik raporlaması ilk yıllarda firmaların rakiplerinden ay­rıştığı ve öne çıktığı bir raporlama türü idi. Günümüzde ise sürdürü­lebilirlik raporları artık uluslara­rası piyasalardaki kredibilite başta olmak üzere finansal parametreler, yatırımcı ve paydaş ilişkileri açıla­rından ve bu parametrelere doğru­dan veya dolaylı etkilerinden ötürü giderek önem kazanıyor; iş dünyası için vazgeçilemez odak alanlardan biri haline geliyor.

Sürdürülebilirlik raporlamasının bu denli geniş etkili bir konuma gelme­si, bu şirketlerin finansal olmayan durumlarına dair şeffaflaşmalarına da ciddi bir katkı sağlıyor. Günü­müzde sürdürülebilirlik ve şeffaflık başlıklarının son kullanıcı kararları­na etki eden önemli parametreler­den biri haline geldiği de göz önüne alındığında konunun önemi artıyor ve kapsamı daha da genişliyor.

Şirketlerin faaliyetlerinin sürdürü­lebilirlik açısından ele alındığı ve şeffaflık ilkesinin en somut uygula­malarından biri olan sürdürülebilir­lik raporları, gerek şirketlere ken­dilerini gözden geçirmek için fırsat tanıması gerekse uluslararası fon ve yatırım kaynaklarına veri sağlaması açısından şirketler için neredeyse bir gereklilik halini aldı. Bu neden­le, finansal olmayan raporlamanın kritik bir dönüm noktasında oldu­ğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Reporting Matters 2017

SKD Türkiye’nin çatı örgütü WBCSD, 2013 yılında yayımladığı temel çerçeve sistematiği ile birlik­te, firmaların finansal olmayan ra­porlamaları için geliştirdiği analiz sis­tematiği Reporting Matters’ı duyurdu. Her yıl yayımlanan, üye raporlarının incelendiği ve rapor sahibi kurumlara geribildirimlerin yapıldığı Reporting Matters’ın bu yılki yayını WBCSD tarafından, Reporting Matters 2017 adıyla Ekim ayı içinde yayımladı.

SKD Türkiye olarak bizler de Türkiye’de ilk defa, 2017 yılının or­talarında başladığımız bu çalışmada SKD Türkiye üyesi 23 şirketin sür­dürülebilirlik raporunu Reporting Matters sistematiğine göre inceledik, değerlendirme tablolarını oluşturduk, raporu incelenen tüm firmalara yüz yüze veya yazılı olarak geri bildirim verdik.

SKD Türkiye olarak bu çalışmayı iş dünyasının hizmetine sunmadaki amacımız;

-Finansal olmayan raporlamadaki trendleri ortaya çıkarmak,

-Şirketlerin yaptıkları raporlamada kalite ve etkinliği artırmak,

-İyi uygulama örneklerini paylaş­mak ve yaygınlaştırmak.

SKD Türkiye Reporting Matters 2017 raporu, SKD üyesi şirketlerin sürdü­rülebilirlik raporlarının sistematik bir analizinin yanı sıra, raporlamayla ilgili sık sorulan bazı soruları yanıtlamak ve iyi uygulamalardan bazılarını daha derinlemesine ele almak amacıyla Re­porting Matters 2017 çalışmasında raporları incelenen SKD üyelerinin röportajlarını içeriyor. Bu röportajlar­daki bilgi ve tecrübe aktarımının da Türk iş dünyasına yol gösterici ola­cağını ve önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

Dört Temel Nokta

SKD Türkiye tarafından Reporting Matters’ın Türkiye’de uygulamasının, dört temel noktada değişim yaratma amacını taşıdığını ifade edebiliriz. Bunlar,

-Farklı kriterlere göre, farklı yöntem ve biçimlerde raporlama yapan şirket­leri ortak bir yöntem ile değerlendire­bilmek, bu sayede şirketlerin piyasa­daki konumlarını görmesine olanak sağlamak,

-Şirketlerin yıllar içinde raporlama­da sağladıkları gelişimi görmelerine imkan yaratmak,

-Şirketlerin gelişime açık noktaları­nı görmelerini sağlayarak gelecekteki planlama ve uygulamalarının sürdü­rülebilirlik kriterleri açısından kalite­sini artırmak,

-Hazırlanan raporların kalitesini yükseltmek.

İncelenen 23 sürdürülebilirlik rapo­ru, Türk iş dünyasında sürdürülebi­lirlik raporlamasıyla ilgili önemli bul­gular ortaya koyuyor. Bu bulguların her birinin, şirketlere raporlama per­formanslarını artırma konusunda ışık tutacağına inanıyoruz. Bununla bir­likte, Reporting Matters çalışmasına katılan şirketler, her yıl elde edilecek bu bulgular aracılığıyla şirketlerinin sürdürülebilirlik raporlaması konu­sundaki performans trendini de takip edebilecekler. Yapılan çalışma esna­sında incelenen bu 23 raporda tespit edilen bulgular ve gelişime açık alan­lar dünyadaki durumla karşılaştırma­lı olarak gösteriliyor.

Öne Çıkan Bulgular

-Türkiye’de sürdürülebilirlik rapor­laması konusunda holdinglerin ve uluslararası şirketlerin öncü olduğu görüldü.

-Sektörel bazda bakıldığında rapor­lamanın en yaygın olduğu sektörlerin başında finans sektörü geliyor.

-Sürdürülebilirlik yönetişiminin Türkiye’deki şirketlerin güçlü bir alanı olduğu, %78’inin sürdürülebi­lirlikle oturmuş yönetimsel bir düzeni bulunduğu ve konunun CEO seviyesinde sahiplenildiği görüldü. Öte yandan bu raporlardan sadece %35’inde açıklanmış uzun vadeli bir stratejinin bulunması, sistem ile uygulama arasındaki bağlantının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

-Değerlendirilen raporların büyük oranda önemli kabul edilen konuları içerdiği, dolayısıyla kısa ve öz olduk­ları anlaşıldı. Raporların ortalama sayfa sayısının Türkiye’de 78, dünya­da ise 95 olması bu tespiti doğrular nitelikte.

-Şirketlerin neredeyse tamamının paydaşlarını tespit ettiği ve onlarla etkileşim yöntemlerini bir sisteme oturttuğu görüldü.

-23 raporun tamamında sürdürüle­bilirlikle ilgili uluslararası sistemler ve çerçevelerin kullanıldığı ve böyle­ce ölçme, değerlendirme ve karşılaş­tırmanın kolaylaştığı görüldü.

-Değer zincirinin tanımlanması, sosyal ve ekonomik etkilerle birlik­te ele alınması, raporun belirlenen öncelikli konular temelinde kurgu­lanması, şirketin faaliyet alanı ve faaliyette olduğu sektöre ilişkin ulu­sal ve uluslararası trendlerin, yasal değişikliklerin, risk ve fırsatların değerlendirilmesi; strateji, hedef ve taahhütler konusundaki performan­sın olumlu-olumsuz dengesi gözeti­lerek ele alınması; sürdürülebilirlik ve şirket finansalları arasındaki bağ­lantının kurulması; şirketin işbirlik­lerinin stratejiyle ilişkisinin net bir şekilde açıklanması ve güvenilirlik/dış denetim alınması konularında şirketlerin henüz beklenen seviyeye ulaşamadığı anlaşıldı.

-Global verilerle kıyaslandığın­da en büyük farkın “güvenilirlik” kriterinde olduğu görüldü. Global araştırmaya katılan şirketlerin ra­porlarının %73’ü için dış denetim alınmışken Türkiye’de bu oran %35.

-Türk şirketlerinin özellikle kar­şılaşılan zorluklar ve düşük perfor­mans gösterilen alanlara raporlama­larında daha az yer verdiği görüldü. Global raporlarda ise şirketlerin “başarısızlık” hikayelerine ve için­den çıkmakta güçlük çektikleri konulara da çekinmeden yer ver­dikleri görülüyor. Türkiye’de sür­dürülebilirlik raporlarının çoğun­luğunun yalnızca olumlu kısımlara odaklanması, raporların hem pay­daşlar hem de şirketin kendisi için bir değerlendirme ve ilerleme aracı olmasını engelleyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.

-Yeni bir gündem maddesi olan Sür­dürülebilir Kalkınma Hedefleri’nın şirketlerin %17’sinin sürdürülebilir­lik raporunda yer bulduğu görüldü. Fakat bu hedeflerin şirketin sürdü­rülebilirlik stratejisine ne düzeyde entegre edildiği ve bunlara dayana­rak hangi aksiyonlar alındığına dair yeterli düzeyde somut bilgi, proje ve çalışmalara rastlanmadı.

-Sürdürülebilirliğin tüm iş süreç­lerinin merkezinde yer alması ve sosyal, ekonomik ve çevresel boyut­larıyla değer zincirinin tamamında uygulanması konusunda şirketlerin büyük çoğunluğunun henüz bekle­nen seviyenin altında olduğu görül­dü. İncelenen raporlarda özellikle bu bütünlükçü yaklaşımın eksikliği fark edildi.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Paylaş