Adelaide: Güzel Yaşamın Adresi

Bu Haberi Paylaşın:

Economist Intelligence Unit’in hazırladığı yaşanabilir kentler raporunda Avustralya’nın Adelaide kenti 5. sırada yer alıyor. Kentleri değerlendirmede kullanılan kriterler sağlık hizmetleri, istikrar, kültür ve çevre, eğitim ve alt yapı. Şubat ayında Adelaide’i ziyaret etme fırsatı buldum.

Adelaide Halkını Seviyor

Otelden dışarı çıktığımda Adelaide hakkında ilk izlenimim “Bu kent halkını seviyor” oldu. Kaldırım yeni yapılmıştı ve yol ile aynı seviyedeydi. Araba ve yaya arasına da güzel bir yeşillik alan yerleştirilmiş. Engelli, çoluk, çocuk, yaşlı, pusetli anne… Herkes için yürümek ancak bu kadar rahat olabilir. Otelden şehir merkezine yürüdüm ve oradan da şehrin ortasından geçen Torrens Nehri’nin kıyısına indim. Sağımda tiyatro kompleksi, solumda Kongre Merkezi, karşı kıyıda yeni Adelaide Oval stadyumu ve iki kıyıyı birleştiren zarif bir yaya köprüsü. Nehrin her iki kıyısında yaya ve bisiklet yolu. Kongre merkezinin ilerisinde sıra sıra kürek kulüpleri. Ve yeşillik nehir boyu… Nehrin üzerinde onlarca teknede her yaştan insan kürek sporu yapıyor. Bugün okul takımları nehirde antrenman yapıyor. Antrenman bitiminde tekne kulüp binasına taşınıyor, yıkanıyor ve kaldırılıyor. Nüfusu 1,5 milyon olan Adelaide’in olimpiyatlarda ve dünya şampiyonalarında çok sayıda başarısı var.

Özellikle Türkiye’den gelen birisi için şehir merkezinde bu kadar yeşil alanın olması şaşırtıcı. Adelaide şehir planı 1837de Albay William Light tarafından hazırlanmış ve kentin yarısı yeşil alana ayrılmış. Daha da şaşırtıcı olan, şehir planının 1837’den beri ana hatlarıyla korunmuş olması. Belediye Meclis üyeleriyle yaptığım görüşmede planın hâlâ yürürlükte ol- masına şaşırdığımı söylüyorum. Parklar Adelaide’in kimliği, ruhu. Kentin her caddesi, sokağı ve tüm kamu alanlarının yeşil olmasına özen gösteriliyor. Adelaide halkı parkların ve kent meydanlarının kentin en büyük değerleri olduğuna inanıyor. Ve bu değerlerin korunmasını kendi görevleri olarak görüyorlar. Halkın bu hassasiyetini anlayan yöneticiler nehir kenarında ve yeşil alanlarda yapılacak değişiklikleri büyük bir titizlikle, halkın katılımıyla, şeffaf olarak yapıyor. Örneğin Eski Royal Adelaide Hastanesi’nin yıkılmasına, yenisinin başka yere yapılmasına beş yıl önce karar verilmiş. Arazi nehir kenarında olduğundan eski hastane arazisinin nasıl kullanılacağı beş yıldır kamuoyunda tartışılıyor. “Değişiklik yapılıyorsa mutlaka kamu yararına olmalı. Ve acele edilmemeli. Önemli olan doğru kararın verilmesi.” Kentte 760 hektar yeşil alan var ve bunun 10 hektar daha artırılması hedefleniyor. Yaşanabilirlik konusunda başarıyı ortaklık sayesinde yakaladıklarını anlatıyorlar. Kentin geleceğini ilgilen-diren çalışmalar yerel yönetim, halk, müteahhitler, iş dünyası, küçük esnaf ve sivil toplumdan oluşan ortaklık tarafından ele alınıyor. Kent vizyonu ve bunu gerçekleştirecek kentsel dönüşüm stratejisi bu paydaşların katılımıyla oluşturulmuş ve dört temadan oluşuyor: Yaşanabilir, yeşil, yaratıcı ve akıllı kent.

Çalışmalara ulaşım ve kentin diğer sorunlarını çözecek altyapı iyileştirmesinden başlanmış. Değişiklikler yapıldıkça halkın memnuniyeti ölçülmüş. Yapılan işte yanlışlık varsa yanlıştan hemen dönüldüğünü anlatıyorlar. Altyapı iyileştirmelerinin yanı sıra yaşanabilirlik kriterlerinde istikrarın sağlanması için büyük çaba harcanıyor.

Toplumsal huzur ve aidiyet duygusunun üzerinde duruyorlar. Her kesiminden insanların kent yaşantısına katılımını sağlamak için çok sayıda etkinliğe yatırım yapılıyor. 2014-15 yılında 10 büyük festivale ev sahipliği yapan Adelaide bu etkinliklerden 75 Milyon Avustralya doları gelir elde etmiş.

Çeşitli kültürlerin bir araya geldiği bu kentte Aborijinler de kentin kültürel yaşantısına damgasını vurmuş. Adelaide’in müzeleri zengin Aborijin koleksiyonlarıyla isim yapmış. Kültür ekonomisinin büyüyor olması; yaratıcı kent vizyonunun kentin geleceğinde daha büyük rol oynayacağından belediye “Adelaide Sanat ve Kültür Stratejisi” oluşturuluyor. İş dünya- sının da kültür ve yaratıcılığın öne çıktığı iş olanaklarını geliştirerek bu girişime destek vermesi bekleniyor. Bütün bu çalışmaların amacı vatandaşın mutlu olması, Adelaide’de yaşamaktan zevk alması. Tabii sorunlar yok değil. Yaşanabilir kent olmanın getirdiği en önemli sorun kontrolsüz büyüme riski. Nüfusu 1,5 milyon olan bu kent “Ne kadar büyümeliyiz? Fiziksel olarak büyümeye sınırlar getirsek mi?” konularını tartışıyor.

Adelaideliler Kentlerini Seviyor

Halkla konuştukça anladım ki bu halk da kentini seviyor. İnsanlar burada yaşamaktan memnun. Birbirine ve kentine bağlı, huzurlu bir toplum. Liseden sonra daha hareketli bir yaşam arayan gençler üniversite öğretimi ya da iş bulmak için Melbourne, Sydney, İngiltere veya ABD’ye gidiyor. Ama bir süre sonra çoğu tekrar Adelaide’e dönüyormuş. Pusette çocuğunu gezdiren bir anneyle konuşuyorum. Üniversiteyi bitirdikten sonra eşiyle Sydney’e taşındıklarını anlatıyor. Ama çocukları olduktan sonra Adelaide’e dönmüşler. Burada yaşamın rahat ve keyifli olduğunu söylüyor. “Çocuk yetiştirmek için çok uygun. Bizim gibi çok arkadaşımız çocukları olduktan sonra Adelaide’e döndü. Pahalı değil. Okullar çok iyi. Her tarafa rahatlıkla gidebiliyorsun. Ulaşım sorun değil. Ve burada herkes birbirini kolluyor. Ailelerimiz de burada olduğundan, burası bizim için ideal” diyor. Garsonumuz genç bir oyuncu. “Burada sıkılmıyor musun?” diye sorduğumda “Asla, burada kültürel yaşantı çok renkli” diyor. “Ama sabaha kadar gece kulübünde eğlenmek isteyenler için burası sıkıcı. Burada onu bulamazsın.”

İki hafta sonra başlayacak olan Adelaide Alternatif Tiyatro Festivali’nin onlarca sayfalık program kitapçığını beraber inceliyoruz. Dünyanın her köşesinden ekiplerin geleceğini anlatırken heyecanını hissetmemek mümkün değil.

Önemli olan da bu değil mi? Yaşadığın kentin seni heyecanlandırması. Yaşamdan beklentilerini anlayıp onlara cevap vermesi. Bizim ülkede sözü çok edilen, ama bir türlü gerçekleştiremediğimiz, birlik ve beraberlik içinde huzurlu, keyifli yaşamak. Belediye meclis üyeleri “Amacımız Adelaide’in yaşam kalitesini zenginleştirmek, gıpta edilecek yaşam tarzı oluşturmak” diyorlar ve ekliyorlar “varlığın ölçüsü para değil, o kentte yaşayan insanların yaşam kalitesi”. Darısı başımıza…

 

  • Bu yazıyı paylaşın
  • Facebook
  • Twitter
  • Delicious
  • Digg