Geçtiğimiz ay yayınlanan bir araştırmaya göre, dünyanın en büyük süt işletmelerinden 13’ünün iklim üzerindeki toplam etkisi, madencilik şirketi BHP veya petrol devi ConocoPhillips’ten daha büyük. Ancak Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) yayınladığı rapor, verimliliği artırmak için çalışmalar yapılmasaydı, sektörden kaynaklanan emisyonların %38 oranında artabileceğini ortaya koydu.

Haber: Catherine Early

Çeviri: Onur Yılmaz

Geçtiğimiz ay yayınlanan bir araştırmaya göre, dünyanın en büyük süt işletmelerinden 13’nün iklim üzerindeki toplam etkisi, madencilik şirketi BHP veya petrol devi ConocoPhillips’ten daha büyük.

ABD merkezli sürdürülebilir gıda kampanyası yürüten Tarım ve Ticaret Politikaları Enstitüsü’nün (IATP) bulgularına göre 2015 ile 2017 yılları arasında süt şirketlerinin tümünün toplam emisyonu %11 düzeyinde arttı. Bu süreçte süt üretimi ise sadece %8 arttı.

2015’te imzaanan Paris Anlaşması’ndan bu yana bu şirketlerden kaynaklanan seragazlarındaki 32,3 milyon tonluk artışın, 6,9 milyon otomobilin bir yıllık seragazı salımına eşdeğer olduğu belirtildi.

Zaman Aralığı

Nestlé, Danone ve Arla gibi şirketlerin de aralarında bulunduğu bu 13 şirketin emisyon modellerinde önemli farklılıklar bulunuyor. Raporda, Hindistan’ın Amul süt şirketi, iki yıllık dönemde emisyonlarını %40’tan fazla artırırken, Fransa’nın Le Groupe Lactalis ve Kanada’nın Saputo şirketleri ise bu süre zarfında %30’dan daha fazla emisyon saldığı ortaya kondu. Nestlé, Arla ve ABD merkezli Dean Foods emisyonlarını azaltırken, Dean Foods’un azaltım oranı yaklaşık %10 oranında gerçekleşti.

Birleşmeler

Raporda dikkate alınan şirketlerin hiçbiri, süt tedarik zincirlerinden kaynaklanan emisyonların veya hayvanların kendilerinden kaynaklanan emisyonların mutlak bir şekilde azaltılmasını taahhüt etmedi. Bunun yerine, litre başına emisyonlarını yani emisyon yoğunluğunu azaltma sözü verdiler. Örneğin, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) mandıracılık sektörünün 2005-2015 yılları arasında emisyon yoğunluğunu %11 oranında azalttığını ancak aynı dönemde toplam emisyonlarının %18 oranında yükseldiğini tespit etti. Ancak FAO’nun yayınladığı raporda verimliliği artırmak için işlem yapılmasaydı, sektörden kaynaklanan emisyonların %38 oranında artmış olacağı ortaya çıktı.

Yapılan ortak açıklamada, şirketlerin ticari birlikleri olan Uluslararası Süt Federasyonu ve Küresel Süt Platformu, en büyük 13 küresel süt şirketinden kaynaklanan emisyon artışıyla ilgili iddiaların yanıltıcı olduğunu çünkü artışın büyük kısmının bu şirketlerin birleşme ve yeni mülk edinmelerden kaynaklandığını söyledi.

Haberin aslına buradan ulaşabilirsiniz.

Bizi sosyal medyada takip etmek için tıklayın: LinkedIn | Instagram | Twitter | Facebook

2030’a Doğru Kritik Değişim Noktası

Önceki Haber

Çiftçilere Göre İklim Krizi Pandemiden Daha Önemli Bir Sorun

Sonraki Haber

Diğer Haberler