Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN), 10 Ağustos’taki GOALs Live! Webinarını Columbia Üniversitesi Dünya Enstitüsü’nden Dr. Lisa Dale’in katılımı ile gerçekleştirdi. Webinar’da Dr. Lisa Dale, Ruanda’daki saha araştırması deneyimini paylaşarak yerel düzeyde risk yönetimi ve dayanıklılık, iklim değişikliğine uyum sağlama, Ruanda’daki iklim araştırmaları ve çözümlerinin etkileri ve politikaların yerel topluluklar üzerindeki etkileri gibi konulardan bahsetti.

Haber: S. Sena Akkoç

Sahra Altı Afrika, iklim değişikliği nedeniyle önemli risklerle karşı karşıya olan bir bölge. Daha sık görülen aşırı hava koşulları ve tutarsız yağışlar tarım yapılmasını zorlarken gıda güvenliği sorunlarını da şiddetlendiriyor. Ruanda’daki saha araştırmasında “İklim değişikliğine adaptasyon politikaları sürdürülebilir kalkınmayı nasıl destekler ve güçlendirir”, “Ulusal hedeflerle uyumlu yerel kararlar alınması nasıl sağlanır” sorularını soran Dr. Lisa Dale, etkili politikaların sürdürülebilir kalkınma hedeflerine genel olarak katkıda bulunduğunu ve küresel ısınmanın etkilerine karşı daha güçlü bir uyum sağlayabileceğini savunuyor.

İklim değişimi politikaları genelde etki azaltma ve uyum politikaları olarak ayrılıyor. Dale, etki azaltma politikalarıyla sera gazı emisyonlarını azaltmak, yavaşlatmak ya da küresel ısınmayı engellemek hedeflenirken uyum politikalarının ise küresel ısınmanın etkilerine dirençli bir şekilde karşılık verebilmek için düzenlendiğini söyledi. Araştırmasında insanların küresel ısınmaya nasıl yanıt verdiklerini ve küresel ısınma karşısında nasıl organize olduklarını anlamaya çalışan Dr. Lisa Dale, Rwanda’nın yerli halkının uyum projelerini inceledi.

Ruanda’nın küresel ısınmanın etkilerine karşı başarılı bir şekilde işleyen dört uyum projesi şu şekilde:

  1. Endeks Bazlı Tarım Sigortası: Dr. Dale, “Sigorta, riskin bireyden alınıp daha geniş bir gruba transfer edilmesini sağlıyor. Böylece darbelere karşı bir önlem oluşturuyor” dedi. Kenya’da başlayarak birkaç yıl önce Ruanda’ya da gelen Tarım ve İklim Riskleri Şirketi (Agriculture and Clime Risk Enterprise – ACRE), olası riskleri araştırarak tarım ürünleri için özellikle kuraklık ve sellere karşı sigorta sağlıyor.
  2. Kademeli Geri Çekilme: Proje, iklim değişikliğinin sonuçları nedeniyle yüksek risk altında olan grupları, farklı bölgelere yerleştirmeyi hedefliyor. Dale, “Bazı tarım alanlarının çöl haline geldiğini görüyoruz. Bazı bölgelerde ise bunun tam tersi oluyor. Bu nedenle insanların yer değiştirmeleri de iklim değişikliği uyumunun bir parçası” dedi. Proje, risk gruplarının tamamını 2020’ye kadar güvenli bölgelere taşınmasını ve geçim kaynaklarının çeşitlendirilmesini hedefliyor.
  3. Ekoturizm: Bölge halkının ve ekosisteminin korunması, turizm sektörüyle de bağlantılı. Ekoturizmden elde edilen gelirler, bölgenin ekonomik gelişimine destek olurken federal koruma önlemlerine de finansal destek sağlıyor. Turistlere el işi ürün satışları, projenin uygulama alanlarından biri olarak gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesini sağlarken kadınlara da iş kolu yaratıyor.
  4. Çevresel Farkındalık: Ruanda Çevre Yönetimi Otoritesi (Rwanda Environmental Management Authority – REMA) yerel bilgiye, insanların tutumları ve davranışlarına bakarak kırsal bölgelerdeki çevre bilincini araştırdı. Dr. Dale bilginin, tutumları ve daha sonrasında davranışları değiştirdiğini ve bunun politikaların üretim süreci için önemli olduğunu söyledi.

Dr. Dale, adaptasyon politikalarının şimdiden bireysel davranışları değiştirdiğini ve anlattığı dört proje örneğinin de bunu desteklediğini söyledi. Dale, herhangi bir yerdeki emisyonun küresel sonuçlar getirdiğini ve emisyon politikalarının global çaplı olduğunu ancak adaptasyonun temelde yerel bir aktivite olduğunu söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.

Webinar’ın kaydına buradan ulaşabilirsiniz.

Karadeniz Örneği Üzerinden Kalkınma, Turizm ve İklim

Previous article

İklim Değişikliği ve Turizm İlişkisinde Güncel Trendler Sürdürülebilir Dönüşüm İhtiyacına Nasıl Işık Tutabilir?

Next article

You may also like