TEMA Vakfı’nın her sene düzenlediği Saha Koordinasyon Toplantısı bu yıl koronavirüs salgını sebebiyle ilk kez çevrim içi gerçekleşti. Vakfın gelecek yılki hedeflerini, yeni projelerinin ve stratejik hedeflerinin anlatıldığı toplantıda, aynı zamanda Ocak ayında vefat eden TEMA Vakfı kurucu onursal başkanı Hayrettin Karaca, diğer ismiyle Toprak Dede anıldı.

TEMA Vakfı’nın her sene düzenlediği Saha Koordinasyon Toplantısı bu yıl koronavirüs salgını sebebiyle ilk kez çevrim içi gerçekleşti. Vakfın gelecek yılki hedeflerini, yeni projelerinin ve stratejik hedeflerinin anlatıldığı toplantıda, aynı zamanda Ocak ayında vefat eden TEMA Vakfı kurucu onursal başkanı Hayrettin Karaca, diğer ismiyle Toprak Dede anıldı.

Saha Koordinasyon Toplantısı’nın konuklarından biri Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk oldu. MEB olarak TEMA Vakfı ile gerçekleştirilen projelerin detaylarından bahsederken hepsine ayrı ayrı çok değer verdiğini söyleyen Sayın Bakan; “Millî Eğitim Bakanlığı olarak doğanın eğitimle iç içe olmasını önemsemekteyiz. Dünya genelinde alışılagelen çalışmaların yanında son dönemdeki uzaktan eğitim faaliyetlerimizde de öğrencilerimizin öğrenme yaşamlarında doğayı daha aktif kullanmaları gayreti içindeyiz” dedi.

Öğrencilerin öğrenme ortamlarını tabiatla bütünleştirmek için yapılan çalışmalardan da bahseden Bakan Selçuk, MEB’in yapmış olduğu çalışmalardan örnekler verdi:

“Yüz yüze eğitim döneminde hazırlamış olduğumuz ara tatil uygulamalarında öğrencilerimizin ve velilerimizin doğada birlikte yapacağı aktiviteler planladık. Öğrencilerimizin tabiatı, tarihi ve yaşadığı coğrafyayı daha iyi anlaması, özümsemesi ve bu doğal değerlere sahip çıkması için bu bir fırsattı ve bu planlamaların ülkemizde gelecek yıllarda da imkânlar doğrultusunda planlanacağı kanısındayım. Bu ara tatil döneminde öğrencilerimize şahsiyet kazandıracak olan öğretmenlerimizin de doğada yapacağı birçok çalışmayı planladık. Bu çalışmalar 81 ilin şartlarına uygun bir şekilde en ince ayrıntı düşünülerek planlanmış ve uygulanmasında başarı elde edilmiştir.

Öğrencilerimizle önemli günlerde (23 Nisan, Hayrettin Karaca Anısına vb.) dikmiş olduğumuz fidanlar artık öğrencilerimizin ülke genelinde gerçekleştirdiği standart bir doğa çalışması haline gelmiştir. Bu çalışmalarla çocuklarımız kendi elleriyle fidanları toprağımızla buluşturmuştur.

Uzaktan eğitim döneminde hazırlamış olduğumuz materyallerle (Arkadaş, Tohum, Tatil kitapları, Ders kitaplarındaki etkinlikler, EBATV içerikleri) çocuklarımızı doğayla iç içe olan bir öğrenme yöntemine yöneltiyoruz. Çocuğumuz yoğurt mayalıyor, bir gün çiçek bakımı yapıyor, diğer gün doğada ailesiyle yürürken doğa fotoğrafı çekiyor, başka bir gün civardaki meşe ağaçlarının dibinde palamut arayıp saksılarda fidan yetiştiriyor ve yeşerttiği fidanı doğaya kazandırıyor” şeklinde özetledi.

Koronavirüs bilim kurulu üyesi Prof. Dr. Ateş Kara’nın gerçekleştirdiği sunumda, COVID-19 virüsü ve pandemi sürecine dair bilgi paylaştı. Gündemi değerlendiren Prof. Dr. Kara; “Nüfusumuz ve tüketimimiz arttıkça diğer canlıların yaşam alanlarına müdahale etmeye başladık. Yakın dönemde ölümcüllüğü çok yüksek olan ebola salgını yaşamıştık. Bunun ortaya çıkış nedeni de insanların normalde yaşamadıkları alan içerisinde bir otoyol açmak istemeleriydi. O büyük salgın, otoyol yapımında kendi yaşam alanlarından edilen şempanzelerin farklı alanlara geçişi sırasında, yarasalara geçirdikleri virüsün, insanlara bulaşması ile başlamıştı” diyerek insanların diğer tüm canlıların yaşam alanlarını çevrelediğini ifade etti. Bu tarz salgınları dönem dönem tekrar yaşanabileceğini söyleyen Kara, tek sağlık kavramı ile insan, hayvan ve hatta bitki ve çevre sağlığının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. Kara; “Ne zaman biz sığırları, ineği evcilleştirdik ve sütten faydalanmaya başladık; o zaman tüberküloz ile daha çok karşılaşmaya başladık ve zaman içerisinde onu öğrendik. Ne zaman ki atı evcilleştirdik, nezleye neden olan virüs ile hasta olmaya başladık ancak bunlar uzun sürelerde ve bizler öğrenerek gerçekleşti. Ancak bugün çok hızlı bir şekilde farklı yaşam alanlarına ve doğaya müdahale ediyoruz ve bilmediğimiz, tanımadığımız yeni mikroorganizmalarla karşılaşıyoruz ve yeni salgın riskini de artırıyoruz” dedi.

Toplantıya ‘Anlamlı Bir Yaşam Üzerine Sohbet’ başlığındaki konuşmasıyla katılan psikolog-yazar Doğan Cüceloğlu, hayata anlam katma konusunda örneklerle birlikte değerli tavsiyeler verdi. TEMA Vakfı gönüllülerini hayatlarını zenginleştirmiş ve yaşamın anlamını bulmuş olarak gördüğünü belirtti.

3 gün süren toplantıda gönüllüler, Prof. Dr. Bülent Gülçubuk’un “Türkiye Tarımına Genel Bir Bakış” ve Doç. Dr. İbrahim Yurtseven’in “Orman ve Su” isimli sunumlarının yanı sıra; “Umut Yeşerten Örnekler” panelleriyle başarılı gönüllü hikayelerini dinledi. TEMA Vakfı çalışma alanları kapsamında eğitim, savunuculuk, iletişim ve bağış konularında düzenlenen atölyelerin de yer aldığı programda ilk kez verilen “Hayrettin Karaca Gönüllülük Ödülleri” sahiplerini buldu.

 

 

25 Litre: Suyun Peşinde

Önceki Haber

AB, Mikroplastik Sorununu Daha da Kötüleştiriyor

Sonraki Haber

Diğer Haberler