Yazı: Emre Eczacıbaşı, UN Global Compact Young SDG Innovators Programı Türkiye Lideri

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA) gerçekleştirmek için, yılda yaklaşık 2,5 trilyon dolar yatırım yapılması gerektiği tahmin ediliyor. Küresel yıllık GSYH’nin kabaca %7-10’una denk gelen bu rakamı bir perspektife oturtmak için örnek vermek gerekirse, Apollo Uzay Programına 1963-1972 yılları arasında yapılan toplam yatırımın bugünkü değeri yaklaşık 150 milyar dolardı. Bu rakamı ulaşılması mümkün seviyelere indirebilmemizin temel yolu, özel sektörde insan odaklı problemlere yaratıcı çözümler getirecek bir inovasyon kültürünün oluşmasından geçiyor. Bu kültürel dönüşümle birlikte bu yeni çözümlerin 2030 sonrası dönemde sürdürülebilirliğini sağlayacak liderleri yetiştirecek ortamları da şirketlerimizde yaratmış olacağız.

Teknolojik yeniliklerin son on yıllardaki üssel hızına rağmen, geniş toplulukların sorunlarını çözmekte yeterince etkili olamıyoruz. Özel sektör elindeki kaynaklar, esneklik kabiliyeti, hızlı inovasyon yapma ve inovasyonu ölçeklendirme konusundaki benzersiz kapasitesi ile SKA’lara ulaşmada çok önemli bir rol oynayabilir. Daha da önemlisi, bunu kârlı bir işe dönüştürerek de yapabilir. Bir şirketin inovasyona yatırım yapmasının en temel motivasyonunun tüketicilerin ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler üreterek yeni pazar fırsatları yaratmak olduğunu düşünürsek, tüm dünyanın ortak ve en büyük sorunlarını önümüze koyan SKA’ların bu anlamda ne kadar büyük bir potansiyel barındırdığını görebiliriz. Nitekim Sürdürülebilir Kalkınma İş Komisyonu’na göre, 2030 yılına kadar SKA’lara ulaşmak, 12 trilyon dolarlık pazar fırsatı ve milyonlarca yeni iş yaratacak. Bu fırsatların çoğu da gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşecek. Şirketlerin bu potansiyelin kilidini açabilmesi için insan odaklı problemlerin çözümüne yönelik yaratıcı çözümleribesleyen, bu yaklaşımların gelişmesini destekleyen bir amaç ve kültür dönüşümünü tetiklemeleri gerekiyor.

Tam da bu amaçla, geçtiğimiz sene UN Global Compact tarafından hayata geçirilen Young SDG Innovators (Genç SKA Yenilikçileri) Programı, UN Global Compact üyesi şirketlerin 35 yaş altı, liderlik potansiyeli taşıyan genç yeteneklerini sürdürülebilirlik sorunlarına radikal inovasyon bakış açısıyla çözüm üretmeleri için bir araya getiriyor. 14 ülkede eşzamanlı hayata geçirilen ve Türkiye’de Global Compact Türkiye tarafından Impact Hub İstanbul program partnerliğiyle yürütülen programda katılımcılara, SKA’lara yönelik inovasyon için gerekli bilgi, yetkinlik ve araçlar sağlanıyor ve hem yerel hem de global uzman ve mentör ağı ile destek veriliyor. Toplamda bir sene süren bu programa katılan şirketlerin ekipleri, kendi şirketlerine özgü bir SKA sorununa yönelik potansiyel piyasa değerine sahip, somut sonuçlar üreten daha sürdürülebilir iş modelleri, girişimler ve ürünler tasarlamak amacıyla çalışıyorlar. Programın amacı bulunan çözümlerin en üst düzeyde dinlenmesi ve uygulanabilirliğini sağlayarak, şirketlerin dönüşüme öncülük edecek liderleri yetiştirmek. Programla aynı zamanda, sürdürülebilirliği odağına alan yeni nesil liderlerden oluşan bir küresel işbirliği ağı oluşturulması da hedefleniyor. Programda yer alan şirketler, hem yerelde hem de küreselde birbirlerinin çözüm önerilerini dinleyerek geribildirim ve destek
veriyor, aynı zamanda işbirlikleri kurabiliyorlar.

Geçtiğimiz sene Türkiye’de 18 şirketten 48 katılımcının yer aldığı programda üretilen çözümler, yılın en büyük sürdürülebilirlik etkinliği olan UN Global Compact Liderler Zirvesi’nde, tüm dünyadan katılımcılarla paylaşıldı. Türkiye’deki ekipler tarafından ortayakonan çözüm önerilerinin büyük çoğunluğu şirketlerinin üst yönetimlerine sunuldu, önemli bir kısmı hayata geçirilmeye başlandı. Önümüzdeki dönemde bu projeleri yakından takip ederek iyi örnekleri paylaşmaya devam edeceğiz.

Yapay zekanın ve teknolojinin bugün insanların yapabildiği çoğu işi yakın zamanda yapabileceği ve hatta bizden de iyi yapabileceği artık biliniyor. Ancak teknolojinin hâlâ yapamadığı şeyler de var: Empati, işbirliği, takım çalışması, kişisel ilişkiler, özgün düşünce ve yaratıcı fikirler. İnovasyonu da insan odaklı problemlere yenilikçi çözümler yaratmak üzerinden tanımlarsak, dijitalleşme ve teknolojinin bir araç olduğunu, önemli olanın bu araçları değişim için kullanabilen liderler yetiştirmek olduğunu görebiliriz. SKA’lar 2030 yılında daha yaşanabilir, daha kapsayıcı ve daha adil bir dünya yaratmayı hedefliyor. Bunun gerçekleşmesi için şirketlerin ekiplerinde bu yaratıcı çözümleri tetikleyebilecek ve bu yöndeki değişim
süreçlerinde öncü olabilecek genç, yenilikçi bireylerin liderlik potansiyelini ortaya çıkarmaları çok önem kazanıyor. Bu genç liderler 2030 sonrası döneme öncülük ederek SKA’lara yönelik çözümlerin etkisinin 2030 sonrasında da kalıcı olmasını sağlayacak.

 

 

İngiliz Petrol ve Doğalgaz Şirketi, “Mantıksız” Çevre Korumaları Nedeniyle Slovenya’ya Dava Açtı

Önceki Haber

AB Komisyonu Net Sıfır Emisyon Hesaplarında ‘Hile’ Yapmakla Suçlanıyor

Sonraki Haber

Diğer Haberler