people gathered outside buildings holding Climate Justice Now signage
Photo by Markus Spiske on Unsplash

Yeni bir araştırmaya göre, dünyanın en zengin %1’i, 1990’dan 2015’e kadar olan karbondioksit salımlarında en yoksul %50’nin iki katından daha fazlasından sorumlu. Yardım kuruluşları, dünyanın hızla azalan karbon bütçesinin en yoksulları iyileştirmek için kullanılması gerektiğini söylüyor.

Haber: Fiona Harvey
Çeviri: S. Sena Akkoç

25 yıllık dönemde karbondioksit emisyonları %60 arttı, ancak en zengin %1’in saldığı karbon, en yoksul %50’nin saldığı karbondan üç kat daha fazla arttı.

Oxfam ve Stockholm Çevre Enstitüsü tarafından derlenen rapor, aşırı tüketimin ve zenginlerin yüksek karbonlu taşımacılığa bağımlılığının dünyanın “karbon bütçesini” tükettiği konusunda uyardı.

Oxfam International’ın politika başkanı ve araştırmacı Tim Gore, fosil yakıtlar dünyayı iklim felaketinin eşiğine getirirken zenginlerin elinde böylesine yoğun bir karbon emisyonu olmasının, milyarlarca insanın hayatını iyileştirmede başarısız olduğumuz anlamına geldiğini söyledi.

Gore, Guardian’a, “Küresel karbon bütçesi, insanlığın durumunu iyileştirmek yerine zaten zengin olanların tüketimini artırmak için israf edildi. İklim krizinin en kötü etkilerinden kaçınmak istiyorsak, atmosfere sınırlı miktarda karbon eklenmeli ve bu karbonun en iyi şekilde kullanıldığından emin olmalıyız” dedi.

Çalışma, yaklaşık 630 milyon kişiden oluşan küresel nüfusun en zengin %10’unun, 25 yıllık küresel emisyonların yaklaşık %52’sinden sorumlu olduğunu gösterdi.

Küresel olarak en zengin %10, yılda yaklaşık 35.000 Dolar üzerinde gelire sahip olanlar ve en zengin %1, 100.000 Dolar’ın üzerinde kazanan insanlar.

Atmosferde biriken karbondioksit emisyonları ısınmaya neden oluyor. Sanayi öncesi seviyelerin 1,5 santigrat derece üzerinde sıcaklık artışı, doğal sistemlere zarar veriyor. Bu birikim, dünyaya ne kadar karbondioksit üretmenin güvenli olduğuna dair sınırlı bir karbon bütçesi veriyor ve bilim insanları, karbon salınımı mevcut oranlarda devam ederse bu bütçenin on yıl içinde tükeneceği konusunda uyarıyor.

Pazartesi günkü rapora göre, şu an dünyanın geri kalanının tamamı emisyonlarını sıfıra indirse bile önümüzdeki on yılda dünyanın en zengin %10’unun karbon emisyonları, sıcaklıkları 1,5 derece artıran seviyelerin üzerine çıkarmak için yeterli olacak.

Oxfam, zenginlerin yoksullardan daha fazla karbondioksit yaymasına izin vermenin haksızlık olduğunu savunuyor. Dünya yenilenebilir enerjiye doğru ilerlerken ve fosil yakıtları kullanımdan kaldırırken bu geçiş sırasında emisyonların yoksul insanların temel olanaklara erişimini iyileştirmek için kullanılması daha iyi olacağını belirtiyor.

Gore, “Mümkün olan en iyi ve ahlaki olarak en savunulabilir amaç, tüm insanlığın düzgün bir yaşam sürmesi. Ancak karbon bütçesi, zaten zengin olanlar tarafından daha zengin olmak için kullanıldı” dedi.

Gore, zengin ülkelerdeki insanların SUV’lar gibi yüksek emisyonlu araçları kullanma ve daha fazla uçuş yapma eğilimleriyle birlikte, taşımacılığın emisyonlardaki artışın itici güçlerinden biri olduğuna işaret etti. Oxfam, yatırımları düşük karbonlu alternatiflere yönlendirmek ve yoksulların durumunu iyileştirmek için, sık uçan yolcu vergisi gibi yüksek karbonlu lüksler için fazladan vergi istiyor.

Gore, “Bu, yılda bir aile tatili yapan insanlarla ilgili değil, ancak her ay uzun mesafeli uçuşlar yapan oldukça küçük bir grup insanla ilgili” dedi.

Gore’a göre, koronavirüs krizinin emisyonlarda geçici bir düşüşe neden olurken karantina sonrasındaki artışlar nedeniyle, başlangıçtaki düşüşün karbon bütçesi üzerindeki genel etkisi önemsiz. Bununla birlikte Gore, pandemiyle başa çıkma deneyiminin, insanların gelecekteki felaketi önleme ihtiyacının daha fazla farkına varmasını sağlaması gerektiğini söyledi.

Yeşil Parti milletvekili Caroline Lucas şunları söyledi: “Bu, iklim krizinin kalbindeki derin adaletsizliğin çarpıcı bir örneği. Sera gazlarının etkilerine en çok maruz kalan ve en savunmasız olanlar, sera gazı emisyonlarına en az katkıda bulunanlar. Birleşik Krallık’ın burada, yalnızca orantısız tarihsel emisyonlarının yüksek olması yüzünden değil, gelecek yıl yapılacak kritik BM iklim zirvesine ev sahipliği yapması nedeniyle de ahlaki bir sorumluluğu var. Net sıfıra ulaşmak için daha da hızlı gitmemiz gerekiyor” dedi.

Dünya hükümetleri bu hafta, iklim krizi gündemiyle, 75. BM genel kurulu için toplanıyor. İngiltere başbakanı Boris Johnson’ın, koronavirüs krizinin COP toplantısını bir yıl ertelemeye zorladıktan sonra, COP26’nın BM iklim zirvesi için vizyonunu belirlemesi ve zirveyi Kasım 2021’de Glasgow’da düzenlemesi bekleniyor.

Ev sahibi ülke olarak Birleşik Krallık hükümeti, geçen yıl yasalarla hedeflenen 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma planlarını belirlemeye davet ediliyor. Ancak bunun için hala çok az ulusal politika var.

Haberin aslına buradan ulaşabilirsiniz.

Genç İklim Aktivistleri, Kendi İklim Görüşmelerine Başlıyor

Önceki Haber

Avrupa Hareketlilik Haftası, “Herkes İçin Sıfır Emisyonlu Hareketlilik!” Temasıyla Kutlandı

Sonraki Haber

Diğer Haberler