Photo by Kumiko SHIMIZU on Unsplash

Rusya’nın Kuzey Kutbu’nda yer alan Norilsk kentinde ağaç halkaları üzerine yapılan en büyük araştırma, bölgedeki ve bölgenin etrafındaki endüstriyel kirliliğin doğrudan ve dolaylı etkilerinin önceden düşünülenden çok daha kötü olduğunu gösterdi.

Çeviri: S. Sena Akkoç

Cambridge Üniversitesi öncülüğünde uluslararası bir araştırma ekibi, nikel ve bakır madenciliğinin yıllardır neden olduğu hasarın yalnızca yerel bölgeyi mahvetmekle kalmayıp küresel karbon döngüsünü de etkilediğini göstermek amacıyla canlı ve ölü ağaçlardan elde edilen halka genişliği ve odun kimyası ölçümlerini toprak özellikleri ve bilgisayar modellemesiyle birleştirdi.

Dünya üzerindeki en büyük kara biyomu olan boreal ormana verilen hasarın boyutu, Norilsk yakınlarındaki ağaçların yıllık büyüme halkalarında ve ölümlerin 100 kilometreye kadar yayılışında görülebiliyor. Araştırmanın sonuçları Ecology Letters dergisinde yayınlandı.

Kuzey Sibirya’da yer alan Norilsk, 100.000’in üzerinde nüfusuyla dünyanın en kuzeydeki şehri ve dünyanın en kirli yerlerinden biri. 1930’lardan beri bölgedeki devasa nikel, bakır ve paladyum yataklarındaki madencilik, yetersiz çevre düzenlemeleri ile birlikte ciddi kirlilik seviyelerine yol açtı. Mayıs 2020’de büyük bir petrol sızıntısı, bölgedeki zaten yüksek olan çevresel zarara katkıda bulundu.

1960’lardan beri yaklaşık 24.000 kilometrekarelik kuzey ormanının doğrudan yok edilmesinden sorumlu olan Norilsk sanayi kompleksinden kaynaklanan yüksek kirlilik seviyeleri, ağaç büyümesinin azalmasına neden oluyor ve bu da boreal ormanlarda tutulabilen karbon miktarını etkiliyor.

Ancak, kirlilik ile orman sağlığı arasındaki bağlantı iyi biliniyor olsa da dendrokronolojideki “farklılaşma problemi” ya da 1970’lerden beri görülen ağaç halkalarının genişliğinin yükselen sıcaklıklardan dolayı olan ayrışmalar açıklanamıyor.

Norilsk’in orman ölümünün tarihini ve yoğunluğunu yeniden yapılandırmak için hem yaşayan hem de ölü ağaçlardan elde edilen en büyük ağaç halkalarının veri setini kullanan araştırmacılar, mayınlar ve izabe tesislerinin atmosfere yaydığı kirlilik miktarının ıraksama problemini açıklamak için yeni kanıtlar sağlayan ‘Arktik karartma’ durumundan kısmen de olsa sorumlu olduğunu gösterdiler.

Araştırmayı yürüten Cambridge Coğrafya Bölümü’nden Profesör Ulf Büntgen, “Binlerce ağaç halkasında depolanan bilgileri kullanarak, Norilsk’de son dokuz yılda meydana gelen kontrolsüz çevre felaketinin etkilerini görebiliriz. Kükürt emisyonları ve ormanların kuruması sorunu, Avrupa’nın çoğu bölgesinde başarılı bir şekilde ele alınmış olsa da Sibirya için uzun vadeli izleme verilerinin eksikliğinden dolayı etkinin ne olduğunu henüz göremedik” dedi.

Kesin yaşa ulaşılabilen ağaç halkalarının en ölçümleri, makalenin ilk yazarı Alexander Kirdyanov tarafından ahşap ve toprak kimyasının yeni yüksek çözünürlüklü ölçümleriyle derlendi. Bu ise araştırmacılara, Norilsk ekosisteminde 1960’larda zirve yapan yıkıcı hasarın büyüklüğünü ölçmelerine olanak tanıdı.

Büntgen, “Artan kirlilik seviyeleri nedeniyle Norilsk yakınlarındaki ağaçların 1960’larda kitlesel olarak ölmeye başladığını görüyoruz. Kuzey Kutbu’ndaki atmosferik kirlilik, büyük ölçekli dolaşım modelleri nedeniyle biriktiğinden, çalışmamızı endüstri sektörünün doğrudan etkilerinin ötesine genişlettik ve yüksek kuzey enlemlerindeki ağaçların da hasar aldığını gördük” dedi.

Araştırmacılar, Kuzey Kutbu’ndaki karartmanın 1970’lerden bu yana ağaç büyümesini önemli ölçüde azalttığını göstermek için, kirleticileri temsil eden yüzey parlaklığı zorlaması olan ve olmayan, sürece dayalı ileriye dönük bir kuzey ağacı büyümesi modeli kullandılar.

Kirlilik, toz veya volkanik patlamalardan da olsa Arktik karartma, dünya atmosferindeki artan partiküllerin neden olduğu bir olgu ve güneş ışığını kısmen bloke ederek buharlaşma sürecini yavaşlatarak hidrolojik döngüye müdahale ediyor.

Küresel ısınmanın kuzey ağaçlarının büyüme oranını artırması beklenirdi. Ancak araştırmacılar, kirlilik seviyeleri zirveye çıktıkça kuzey Sibirya’daki ağaç büyüme hızının yavaşladığını buldular. Atmosferdeki kirlilik seviyelerinin ağaçların fotosentezle güneş ışığını enerjiye dönüştürme kabiliyetini azalttığını ve bu nedenle daha düşük kirlilik seviyelerine sahip bölgelerde olduğu kadar hızlı veya güçlü bir şekilde büyüyemedikleri bulundu.

Büntgen, “Bizi şaşırtan şey, endüstriyel kirliliğin etkilerinin ne kadar yaygın olduğu. Hasarın boyutu, kuzey ormanlarının ne kadar savunmasız ve hassas olduğunu gösteriyor. Bu biyomun ekolojik önemi göz önüne alındığında, yüksek kuzey enlemlerindeki kirlilik seviyeleri, tüm küresel karbon döngüsü üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olabilir” dedi.

Makalenin aslına buradan ulaşabilirsiniz.

Ulaşım Sektörünün Karbonsuzlaştırılması için Finansmanın Artırılması Gerekiyor

Önceki Haber

Türkiye İş Dünyası’nın Sürdürülebilirlik Gündemi

Sonraki Haber

Diğer Haberler