One World signage
Photo by Markus Spiske on Unsplash

Brüksel’in Enerji Şartı Anlaşması’na yönelik yeşil reform önerileri Japonya’nın direnişiyle karşı karşıya kalsa da çevre kampanyacıları için reformlar hala yeterince ileri gitmiyor.

Haber: Joe Lo
Çeviri: S. Sena Akkoç

AB, üye ülkelere iklim eylemi nedeniyle dava açılmasını önlemek için fosil yakıtları Enerji Şartı Anlaşması (ECT) ile korunan yatırımlar listesinden çıkarmaya çalışıyor. Fosil yakıt şirketleri son zamanlarda ECT’yi Sloven hükümetine çevresel koruma yüzünden dava açmak ve Hollanda hükümetinin kömürden çıkış planına karşı çıkmak için kullandı. Firmalar, yeşil hükümet politikalarının haksız yere varlıklarına zarar verdiğini iddia ettiler.

Open Exp’e göre, anlaşmanın koruduğu fosil yakıt varlıklarının 2050 yılına kadar dünya genelinde vergi mükelleflerine 1,3 trilyon euroluk bir maliyeti olabilir. Bu maliyetlerin yarısından biraz azı ise AB’ye düşecek. AB anlaşmada yeşil reform için direniyor, ancak değişikliklerin yapılması için 53 ECT ülkesinin tamamının aynı fikirde olması gerekiyor ve Japonya ile Orta Asya ülkeleri reformları engelledi. Avrupa Komiseri Kadri Simon yaptığı açıklamada, “yeşillendirmenin” [ECT] modernizasyon sürecinin merkezinde olduğunu söyledi.

ECT reformu üzerine sızdırılmış bir Avrupa Komisyonu önerisi, kömür, petrol ve doğalgazın anlaşma ile korunan enerji yatırımlarından kaldırılmasını öneriyor. Öneri onaylanırsa, değişiklik on yıl sonra yürürlüğe girecek ve bu süre içinde yapılan yatırımlar korunmayacak. Çevre kampanyacıları, Komisyon’un önerisinin çok yavaş olduğunu ve özellikle gaz konusunda çok fazla yasal boşluğu olduğunu söylediler. Friends of the Earth Europe’tan Paul de Clerck, Komisyon’u “fosil yakıtları en az on yıl daha koruyarak” fosil yakıt çıkarlarını savunmakla suçladı.

Avrupa Komisyonu’nun önerisi, belirli bir miktarın altında karbondioksit salımı yapıyorlarsa veya tesisleri ve altyapıları düşük karbonlu, yenilenebilir gazların kullanımına izin veriyorsa 2030’dan önceki gaz yatırımlarının korunması gerektiğini söylüyor. Avrupa Komisyonu, kömürden gaza çevirime yatırım yapan veya düşük karbonlu gaz taşıyabilen boruların 2040’a kadar korunması gerektiğini de ekledi.

Belgede ayrıca hidrojene ve bina yalıtımı için kullanılan malzemelere yapılan yatırımların korunması da öneriliyor. Hidrojen, üretim şekline bağlı olarak yenilenebilir veya yenilenemez olabilir. ClientEarth ticaret ve çevre avukatı Amandine Van Den Berghe, Komisyon’un önerisinin “doğru yönde atılmış bir adım olduğunu, ancak gaz altyapısında kilitlenme riskini ve gelecekteki emisyonları artıran gaz ve yenilenemeyen hidrojen konusunda büyük yasal boşluklar içerdiğini” söyledi.

Yamina Saheb, eskiden ECT enerji verimliliği biriminin başındaydı ve şu an müzakereleri izliyor. Bakan, belgenin AB üye devletlerinin temsilcilerinden oluşan Avrupa Konseyi’nin enerji çalışma partisi tarafından tartışılacağını söyledi. Saheb, teklifin gelecek haftaki ECT müzakerelerinde konuşulmak için çok geç sunulduğunu ve bu yüzden bu yıl hiç tartışılmayacağını söyledi. Bir sonraki müzakere turunun ise Şubat veya Mart 2021’de olması planlanıyor. Saheb, önerinin “iklim açısından zayıf” olmasına rağmen, yine de diğer ECT üye devletleri tarafından reddedileceğini söyledi. Saheb ve De Klerk, AB’nin reform için baskı yapmak yerine ECT’yi terk etmesi gerektiğini savunuyor. Lüksemburg ve Fransa gibi ülkeler, AB’nin anlaşmadan ayrılmayı düşünmesi gerektiğini söylerken İtalya ile Rusya çoktan ayrıldı. AB ülkeleri ayrılsa bile anlaşmanın “yürürlükten kalkma hükmü”, ECT kurallarının 20 yıl boyunca daha geçerli olacağı anlamına geliyor. Bunun reformu anlaşmayı terk etmekten daha iyi hale getirip getirmediğini yorumlayan Saheb, AB’nin enerji yatırımlarının %80’inin diğer AB veya EFTA ülkelerinden olduğunu ve bu nedenle bu ülkelerin anlaşmadan ayrıldıklarında kendi aralarındaki yürürlükten kalkma hükmünü de sona erdirmeyi kabul edebileceklerini söyledi. Ardından da yatırımların %20’sinden fazlasının Avrupa dışından gelecek yasal davalardan kurtulmak için dikkatlice planlanması gerektiğini söyledi.

Haberin aslına buradan ulaşabilirsiniz.

 

COVID-19 Sürecinde İnsan Hakları Uygulamalarında Hızlı Öz Değerlendirme Aracı Geliştirildi

Previous article

İngiltere’den Hayvansal Ürünlere İklim Vergisi Çağrısı

Next article

You may also like