cows at farm
Photo by Annie Spratt on Unsplash

Sağlık çalışanlarından oluşan Birleşik Krallık İklim Değişikliği Sağlık İttifakı, gıda endüstrisi gönüllü olarak hareket etmezse, çevreye ağır etkisi olan gıdaların 2025 yılına kadar vergilendirilmesi çağrısında bulundu.

Haber: Damian Carrington
Çeviri: S. Sena Akkoç

Koalisyon, kırmızı et ve süt ürünleri gibi yüksek emisyonlara yol açan gıda tüketimini azaltmak için harekete geçilmeden iklim krizinin çözülemeyeceğini söylüyor. Ayrıca daha sürdürülebilir diyetlerin de daha sağlıklı olduğunu ve hastalıkları azaltacağını söylüyor.

Birleşik Krallık İklim Değişikliği Sağlık İttifakı (UKHACC), doktor, hemşire ve diğer sağlık profesyonellerini temsil eden 10 Kraliyet Koleji’nden, İngiliz Tıp Derneği’nden ve Lancet’ten oluşuyor.

Koalisyonun yeni raporu, sağlığa ve çevreye zararlı yiyecekler ile çabuk bozulup genellikle israf edilen yiyecekler için bir alana bir bedava gibi tekliflerin acilen kaldırılmasını içeren bir dizi tavsiyede bulunuyor.

Rapor ayrıca, halkı diyet üzerine bilgilendirme kampanyalarının da iklim mesajları içermesi, gıda etiketlerinin çevresel etkilerinin ortaya çıkarılması ve minimum çevre standartlarının karşılanması için her yıl 2 milyon sterlinin okullarda, hastanelerde, bakımevlerinde ve hapishanelerde harcanması çağrısında bulunuyor.

UKHACC için sağlık uzmanları arasında yapılan bir YouGov anketi, uzmanların üçte ikisinin çevre dostu diyetlerin sağlığınızı iyileştirebileceğini söylerken %40’ının yeme alışkanlıklarını çevresel kaygılar sebebiyle değiştirdiğini gösterdi.

Gıda üretimi, küresel sera gazı emisyonlarının dörtte birinden sorumlu ve bilimsel araştırmalar da kırmızı et ve süt ürünlerinin bitki bazlı gıdalardan daha büyük etkilere sahip olduğunu gösteriyor. Zengin ülkelerde insanlar zaten sağlıklı olandan daha fazla et tüketiyor ve Birleşik Krallık’ın yalnızca üçte biri tavsiye edilen günde tüketilen beş öğünde sebze-meyve yiyor.

Halk Sağlığı Fakültesi’nin gıda grubu lideri ve UKHACC raporunun yazarlarından Kristin Bash, “Gıda sistemimize yönelmeden hedeflerimize ulaşamayız. İklim krizi, yalnızca gelecekte göreceğimiz bir şey değil. Şimdi bu sorunları daha ciddiye alma zamanı” dedi.

Bash, raporun insanlara vegan olmalarını söylemediğini belirtti: “Sadece bitki proteini tüketiminizi artırın diyor. Bu basit bir mesaj ve dünya çapında birçok sağlık kuruluşu tarafından da destekleniyor.”

UKHACC direktörü Nicky Philpott, plastik poşetler ve şekerli alkolsüz içecekler üzerindeki vergiler gibi politikaların zararlı faaliyetleri azaltabileceğini söyledi. Rapor, 2025 yılına kadar gıda ürünlerinin iklim etkisine yönelik gönüllü bir eyleme geçmemesi durumunda hükümetin bütün gıda üreticilerine karbon vergisi uygulama niyetini belirtmesi gerektiğini söyledi.

Oxford Üniversitesi’nden Marco Springmann, halk sağlığı ve gezegen sağlığı arasındaki yakın ilişki üzerine önemli bilimsel kanıtlar olduğunu söyledi: “Mesaj açık: et ve süt ürünlerinin üretim ve tüketiminde önemli bir düşüş olmadan tehlikeli seviyelerde iklim değişikliğinden kaçış şansı çok az. UKHACC, güçlü politikalar olmadan gerekli ölçekte diyet değişikliklerinin gerçekleşemeyeceğini vurgulamakta haklı.”

İngiltere’nin Ulusal Gıda Stratejisi’ni geliştiren bağımsız grubun lideri Henry Dimbleby, “Acı verici olsa da Covid-19, iklim değişikliğinin yarattığı sarsıntı ve biyoçeşitlilikteki çöküşle karşılaştırıldığına önemsiz hale gelebilir. Sağlık uzmanları diyetlerimizi şekillendirmede önemli bir rol oynuyorlar ve önerilerinin sadece bizim sağlığımızı değil, gezegenimizin sağlığını da kapsadığını görmekten çok memnunum” dedi.

Birleşik Krallık’ta gıdanın çevresel etkisini azaltmak için halihazırda bazı eylemler gerçekleştiriliyor. Nisan ayında, yılda milyarlarca öğünlük hizmet veren kamu catering şirketleri, servis ettikleri et miktarını %20 azaltarak yılda 9 milyon kg et azaltmayı taahhüt ettiler.

Ekim ayında NHS, 2040’a kadar net karbon emisyonlarını sıfıra düşürme hedefi koydu ve eylem planına gıdayı da ekledi. Daha sağlıklı ve yerel kaynaklı gıdalar, emisyonları azaltırken refahı da artırabilir.

Oxford Üniversitesi’nden Joseph Poore, UKHACC’nin gıda üzerindeki çevresel etiketleme önerisinin önemli olduğunu söyledi. Poore, “Bugün bir dükkana girebilir ve başka bir yiyecekten çok daha fazla etkiye sahip olan şeyler satın alabilirsiniz. Bunu yaptığınız hakkında da hiçbir fikriniz olmaz. Örneğin Brezilya sığır eti için 200 kat daha çok arazi kullanıyor ve Avrupa tofusu 80 kat daha fazla emisyona neden oluyor” dedi.

Royal College of Pyhsicians başkanı Profesör Andrew Goddard şunları söyledi: “Arada bir bifteğin tadını çıkardığımı kabul ediyorum. Ancak tehlikeli küresel ısınmadan kaçınmak istiyorsak, yemeğe karşı tutumlarımızı gözden geçirmeye başlamamız gerektiği açık. Her birimizin bireysel olarak fark yaratma sorumluluğu ve yeteneği var.”

Haberin aslına buradan ulaşabilirsiniz.

AB, Fosil Yakıt Şirketlerinin Devletlere İklim Eylemi Yüzünden Dava Açmalarını Durdurmaya Çalışıyor

Previous article

Silvia Federici: Feminist Bakış Açısından Müşterekler

Next article

You may also like