Deneye Hayır Derneği, deneysel faaliyetlerde hayvanların yaşamlarını hiçe sayarak kullanımına karşı harekete geçti. Sabancı Vakfı 11. sezon Fark Yaratanlar programına seçilen Deneye Hayır Derneği’nin Kurucusu Yağmur Özgür Güven, bilim insanlarının konuyla ilgili gelenekçi olmaktan uzaklaşmasını ve bu konuyla ilgili özel ve kamu kurum ve kuruluşlarını harekete geçirmeye çağırıyor.

Röportaj: Burcu Genç

Deneye Hayır Derneği fikri nasıl doğdu? Hayvanlara yönelik deneylerin önlenmesi konusunda hangi noktalarda savunuculuk yapıyorsunuz?

2014’ten beri platform olarak faaliyetlerimizi sürdürüyorduk. Ancak süreç bizi dernekleşmeye itti ve Eylül 2019’de tüzel kişilik kazandık. Dernek olarak henüz 1 yılımızı doldurmuşken gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla Sabancı Vakfı tarafından 11. sezonun beş Fark Yaratan’ından biri seçilmemiz yapacaklarımız konusunda bizi daha da yüreklendirdi. Nihai hedefimiz, hayvanlar üzerinde yapılan her türlü deneysel çalışmanın son bularak hayvan kullanılmayan bilimsel yöntemlerin yaygın biçimde kullanıma girmesine önayak olmak. Ancak bu süreçte de yapılması gerekenler var; halihazırda laboratuvarlarda “tutsak” konumunda olan hayvanların haklarını savunmak, alternatiflere geçiş için yasama faaliyetlerine katkıda bulunarak farkındalığı arttırmak ve toplumun hayvan deneylerinin etik boyutuna dair şüpheci yaklaşması için bilgilendirmeler yapmak.

Dünyada ve Türkiye’de hayvan deneylerine dair güncel veriler nelerdir? Siz kurulduğunuzdan bugüne kaç hayvanı eve döndürdünüz?  

Her yıl dünyada 100 milyondan fazla hayvanın deneylerde kullanıldığını biliyoruz ve bu rakam aslında gerçeğinin hayli altında çünkü bazı ülkelerde tüm hayvan türleri yıllık hayvan kullanım istatistiklerine eklenmiyor bile. Ülkemizde ise, resmi raporlara göre her yıl ortalama 266 bin hayvan deneylerde kullanılıyor. Bu amaçlar için üretilen ancak “ıskarta” tabir edilerek çalışmalarda kullanılmayan hayvanların sayısını ise bilemiyoruz.

Hayvan deneyini önleme, farklı kurumların iş birliğini gerektiriyor. Türkiye’de iş birliklerinin önündeki engeller nelerdir?

Hayvan deneylerinin önlenmesini sağlayacak kişiler bilim insanları. Onların yönlendirmesiyle buna uygun yasal metinler oluşturulması gerekiyor. Yani bilim insanları “hayvan kullanmadan da bunu yapabiliyoruz” diyecek, yasa yapıcılar da uygun zemini hazırlayacak. Baktığımızda çok basit bir süreç gibi gözükse de çoğu bilim insanının gelenekçi yaklaşımı bunun önündeki en büyük engel.

Deneye Hayır Derneği nasıl iş birlikleri yürütüyor? Hangi kurumlar/şirketler, sizin aracılığınızla, hangi yolları izleyerek deneye hayır diyorlar?

Çalışma konumuz ve içinde bulunduğumuz pandemi süreci sebebiyle iş birliği yapmayı hedeflediğimiz kurumlara maalesef ulaşamıyoruz. Örneğin, L.A.T.T.E. (Laboratuvarlardaki Tüm Türler Evlere) projemiz gereği fen bilimleri alanında eğitim veren üniversitelerle görüşerek laboratuvarlardaki hayvanların sevgi görerek yaşayacakları yuvalara yerleştirilmesini sağlamayı hedefliyorduk ve bununla ilgili ön çalışmamızı CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden bu kurumlara sorular sorarak başlatmıştık. Ancak pandemi başlayınca devamı gelemedi. Önümüzdeki aydan itibaren kaldığımız yerden devam etmeyi, bu kurumlarla yüz yüze görüşmeyi hedefliyoruz. Etik Eğitim Hakkı projemiz de aynı şekilde pandemiden ötürü ilerleyemedi, bununla ilgili de görüşmeler yapacağız.

Bunun dışında, Deneysiz Belediye projemize de tüm belediyelerin katılımını diliyoruz, şu an için sadece Didim Belediyesi aldığı meclis kararıyla deneye hayır demiş durumda. Birkaç farklı belediyeye de proje dosyamızı gönderdik ve bekliyoruz. “Deneysiz.org” projemiz ile ise tüketicilere hayvanlar üzerinde test edilmeyen kişisel bakım, kozmetik ve temizlik ürünleri hakkında bir rehber olma özelliğine sahip. Başka bir deyişle sadece kurumlar ve şirketler değil, bireyler de farkındalık kazanarak, ürün tercihlerini değiştirerek deneye hayır diyebilir. Canlıların yaşam hakkını savunmak için hayata geçirdiğimiz bu çalışmalarımızla, ayrıca 2020 yılında Sabancı Vakfı tarafından Fark Yaratan seçildik.

Önümüzdeki döneme dair yeni projeleriniz/programlarınız olacak mı?

Bu projeler dışında, eğitimde (Virtual Reality -sanal gerçeklik- gibi) teknolojik imkanlardan yararlanılarak hayvan kullanımına son verilmesi için yeni bir çalışmaya başladık. Şu an için dört kişilik bir proje grubu ile ön hazırlık aşamasındayız. Her şey hazır olduğunda aklımızdaki birkaç veteriner fakültesi ile görüşmeyi düşünüyoruz.


Hayvan Deneylerinin Bir Faydası Yok

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan ise Sabancı Vakfı 11. sezon Fark Yaratanlar programına seçilen derneğin, mevcut hayvan deneylerinin etik standartlara uygun şekilde yapılması ve hayvan deneylerinin son bulması için çok kıymetli çalışmalar gerçekleştirdiğini belirtiyor ve ekliyor: “Derneğin kurucusu Yağmur Özgür Güven’den öğrendiğimiz bilgilere göre resmi kayıtlar tüm dünyada hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin %92’sinin insanlara uyarlanamadığını gösteriyor. Bu veri de deneylerin akademik çalışma sürecinde kaldığını ortaya koyuyor. Ne yazık ki, bu çok büyük ve çok ciddi bir rakam. Bu rakamın ortaya çıkmasının esas nedeni hayvanların biyolojik ve fizyolojik farklarının olması. Çok küçük farklılıklar bile deney sırasında yalnızca bir türü hastalıktan koruyabiliyor veya zarar verebiliyor. Örneğin; günümüzde çok sık kullanılan bazı ilaçlar hayvanlar üzerinde gösterdiği ölümcül etkisinden ötürü insanların kullanımına çok geç sunuldu. Bir başka deyişle, ilaç, kozmetik vb. ürünler kaç hayvan üzerinde denenirse denesin, doğru etkiyi gözlemleyebileceğimiz ilk denek yine insan oluyor ve ne yazık ki biz insanlar bu ürünleri deneme şansı elde edene kadar sayısız denek hayvanı hayatını kaybediyor. Tam da bu noktada canlıların yaşam hakkı için çalışan Deneye Hayır Derneği, hem çocuklara hem üniversite eğitimi alan gençlere doğrudan ulaşarak, toplumun her yaş ve kesimine sesini duyurarak farkındalık yaratmak için çok sayıda farklı proje gerçekleştiriyor. Bu mücadelenin yaygınlaştırılmasına katkı sunabilmenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Sabancı Vakfı olarak hayvanların yaşam haklarını savunan Deneye Hayır Derneği’ni desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.”


“Latte Eve Gidiyor”

2019 yılından beri çalışmalarını yürüten Deneye Hayır Derneği, hayvanların esaret altında tutulmadığı, işkence görmediği, onları öldürmekten ziyade yaşatmanın yollarının arandığı daha iyi bir dünya için çalışıyor. Bu kapsamda “Laboratuvardaki Tüm Türler Evlere” projesi ile özel sektör ve kamu kuruluşları ile iletişime geçen Deneye Hayır Derneği, deneylerde kullanılan veya sağlık durumu elverişli olmayan canlıların güvenli ve şiddetsiz bir ortamda yaşayabilecekleri evlere kazandırıyor. Çocuklar için “Latte Eve Gidiyor” isimli bir hikâye kitabı oluşturan proje ekibi hikâye kitabı ile “latte” isimli kurtarılmış bir deney faresini ve onun özgür kaldıktan sonraki macerasını anlatıyor. Hikâye kitabını Türkiye’nin 44 ilindeki devlet ilköğretim okullarına gönderen Dernek, kitabın yaklaşık 5 bin çocuğa ulaşmasını sağladı. Dernek aynı zamanda “Deneysiz Belediye” isimli bir proje gerçekleştirerek belediyeleri ve toplumu bilinçlendirmek amacıyla barınaklardaki hayvanların deney amaçlı verilmemesi konusunda çalışmalar yürütüyor.

 

Yeni Bir Dünya için Yeşil Rota

Previous article

Biyoçeşitlilik, Daha Çok Uzağımızda!

Next article

You may also like