Photo by Étienne Godiard on Unsplash
Photo by Étienne Godiard on Unsplash

Yeni yılda ahlaki olarak daha iyi biri olma kararı, sigara içmemek veya tatlı yememek gibi kurallara uymak demek değil. Dikkatimizi etik olarak bilinçli yaşamaya çevirmek, çok daha fazla düşünmeyi ve çalışmayı gerektiriyor.

Haber: Peter Singer, Agata Sagan
Çeviri: S. Sena Akkoç

Birçok insan yeni yıl kararları alıyor. Bunların ABD’de en yaygın olanları daha fazla egzersiz yapmak, daha sağlıklı beslenmek, para biriktirmek, kilo vermek veya stresi azaltmak. Bazıları ise partnerlerini eleştirmemek, büyükannesini daha sık ziyaret etmek veya biriyle daha yakın arkadaş olmak gibi bazı insanlara karşı daha iyi olma kararları veriyor. Ancak çok az insan, hatta bir araştırmaya göre ABD’nin yalnızca %12’si, genel olarak ahlaki açıdan daha iyi bir insan olma kararı alıyor.

Bunun bir açıklaması çoğu kişinin kendi iyiliğine odaklanıp ahlaki açıdan iyi olmayı kendi çıkarlarının dışında bir şey olarak görmesi olabilir. Daha hayırsever bir açıklama da birçok insanın ahlakı, yapılmaması gereken şeyleri belirleyen birtakım kurallara uyma meselesi olarak görmesi.

On Emir’in ahlakın özü olarak sayıldığı Yahudi ve Hristiyan geleneklerine sahip toplumlarda bu anlayış çok da şaşırtıcı değil. Ancak günümüzde gündelik yaşam ile geleneksel ahlaki kuralların sınırlı bir ilişkisi var. Çok azımız, kendini birini öldürmenin aklımızdan geçtiği durumlarda buluyoruz. Çoğumuzun çalmasına gerek yok ve çoğu insan içinde para olan kayıp bir cüzdanı iade ediyor.

İyi bir insan olmak, bu ahlak anlayışını benimseyen ve kendi temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar dürüst bir yaşamı sağlayabilen kişiler için pek de özel bir çözüm değil. Bu, ABD’li yetişkinlerin sadece %23’ünün hayatlarındaki bir seçimin etik yönünü düşündüklerini veya araştırdıklarını bulan bir ankette de görülüyor.

Çoğu insan, arkadaşları veya iş arkadaşları gibi her zamanki hayatlarını yaşıyor. Aynı araştırmada, katılımcıların %31’nin hayatlarındaki seçimlerin etik yönlerini bazen düşündükleri, ahlaki seçimlerin sadece olağanüstü durumlarda yapıldığını ve bu yüzden birçok insanın yalnızca bazı durumlarda bu köprüleri geçtiklerini bildirdi. Peki ya kalan %46? Görünüşe göre etik hakkında hiç düşünmüyorlar!

Bu bulgular, ABD’lilerin neredeyse yarısının etiği umursamadığını gösteriyor şeklinde yorumlanabilir. Ancak aynı anket, %87’nin anaokulundan liseye kadar etik öğretiminin önemli olduğunu söyledi. Bu yüzden doğru yorum, ABD’lilerin en az dörtte üçünün etiği önemli bulduğunu, ancak etiğin çok fazla düşünce veya araştırma gerektirmediğine inandıkları şeklinde.

Biz bu görüşü reddediyoruz. İyi bir insan olmak, düşünmeyi ve çalışmayı gerektiriyor. Binlerce yıldır küçük, yüz yüze toplumlarda yaşarken gelişen ahlaki sezgilerimiz artık yetersiz. Şu an eylemlerimiz veya eylemsizliğimiz dünyanın her bir yanındaki insanları ve gelecek yüzyıllar boyunca bu gezegende yaşayacak insanları etkiliyor.

Bu, sürekli ahlaki seçimlerle karşı karşıya olduğumuz anlamına geliyor. İklim değişikliği, aşırı yoksulluk, fabrika çiftliklerinde acımasızca hapsedilen milyarlarca hayvan, okyanuslarda aşırı avlanma ve salgın gibi küresel sorunlar, paramızı nasıl harcayacağımız ve yardım etmek için ne kadarını vermemiz gerektiği konusunda karmaşık soruları ortaya çıkarıyor. Binlerce yıl önce yazılmış ahlaki kurallar, iklim değişikliğine karşı sessiz kalıyor ve çevreyi korumak, hayvanlara iyi davranmak ve demokratik vatandaşlar olarak sorumluluğumuzu nasıl yerine getirmemiz gerektiği konularında da genelde ya bir şey söylemiyor ya da çok az şey söylüyor.

Bireylerin bugün içinde bulundukları çeşitli durumlarla hiçbir kısa kural dizisi ilgilenemez. Az önce bahsedilen sorunlar üzerine kendimizi bilgilendirmeli, önceliklerimize karar vermeli ve en çok farkı yaratabileceğimiz yerleri düşünmeliyiz. Bu, çözüme dahil olma bağlılığı için uygun bir karar.

Dikkatimizi bilinçli olarak etik bir yaşama yöneltmeliyiz. Hayat bizi zor ahlaki seçimler yapmamızı zorlayana kadar beklemeyi düşünmek yanlış. Nasıl yaşayacağı ve parasıyla ne zaman ne yapacağı hakkında seçenekleri olacak kadar zengin olan herkes zaten bu noktada.

Bu nedenler yüzünden ahlaki açıdan iyi bir insan olma kararı, sigara içmemek veya tatlı yememek gibi kurallara uyma meselesi olmayacak. Zaten bu tür kararlar da nadiren gerçekleştiriliyor.

Hedef belirlemek, hedefler giderek yükseliyorsa daha iyi çalışıyor. Değerleriniz hakkında düşünün ve sizin için önemli olan birkaç konu seçin. O zaman ister iklim değişikliğine katkınızı veya hayvanların acı çekmesini azaltarak ister yoksulluk içindeki insanlara yardım eden etkili kuruluşları destekleyerek değerlerinizi onaylayabilirsiniz.

Bunu yaptığınızda da yaptıklarınızı ve ilerlemenizi not edin. Mükemmel olmayacaksınız. Yalnızca birkaç aziz var ve aziz olmayı arzulamak, çoğu insanın kendi kendini yenilgiye uğratmasına yol açıyor. Ancak başarılarınızdan gurur duyun ve ilerleyen aylarda ve yıllarda bunları geliştirmeyi hedef alın.

Haberin aslına buradan ulaşabilirsiniz.

Boğaziçi Üniversiteli Sanatçı ve Yazarlardan Açıklama

Previous article

Çin Merkez Bankasından Yeşil Kalkınmaya Destek

Next article

You may also like