Dünyanın dört bir yanında insanlar, temel hakları arasında yer alan yaşanabilir bir iklimi mümkün kılmaya yönelik yasal mücadeleler veriyor. 2019 yılında Hollanda mahkemeleri, devletin vatandaşlarının haklarını korumak üzere seragazı emisyonlarını azaltma kapsamında daha yüksek hedefler koyması gerekliliği yönünde karar almıştı.  2018’in sonunda Fransa’da faaliyet gösteren dört sivil toplum kuruluşu, Fransa Devleti’ne karşı “iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında etkin faaliyet göstermeme” kapsamında dava açmıştı.

Paris İdari Mahkemesi 3 Şubat 2021’de Yüzyılın Davası kararını yayınladı ve Fransa Devleti’ni iklim krizinden sorumlu tuttu. Bu dava, Fransa’da bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük imza kampanyası sayesinde 2,3 milyon vatandaş tarafından destekleniyor. Mahkeme aynı zamanda, devletin seragazı emisyonu azaltım taahhütlerini yerine getirmemesinin yasadışı olduğunu karara bağladı. Mahkeme, bunun yanı sıra Devletin çevresel hasardan sorumlu olduğunu belirtti. Bahar aylarında bu kapsamda ilave karar yayınlanması bekleniyor. Bu süreçte idari mahkeme, Fransa Hükümeti’ni iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ilave önlemler almaya zorunlu bırakabilir.

Yüzyılın Davası olarak nitelendirilen davayı yürüten sivil toplum kuruluşları, “2,3 milyon kişi tarafından desteklenen mücadelemizin başlamasından iki yıl sonra alınan bu karar, Fransa’da iklim adına ilk tarihi zaferi ve Fransız hukukunda atılan önemli adımı temsil ediyor. Bu karar aynı zamanda bilimin zaferdir. Bugüne kadar devlet, karbon üst sınırlarının sürekli aşılmasına yönelik kamu kurumları ya da danışma konseylerince sunulan raporların dahi öne sürdüğü kanıtlara rağmen, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki yetersizliğini reddediyordu. Mahkeme, yeni ‘İklim’ yasa tasarısının, halihazırda belirlenmiş hedeflere ulaşmak için yeterli olmayacağını kabul ediyor. Adaletin yalnızca devletin kusurunu tanımakla sınırlı kalmayacağını ve yasal sürecin hükümetin iklim taahhütlerini yerine getirmek üzere somut önlemler almasını zorunlu hale getireceğini umuyoruz.” diyor.

Devletinin İklim Değişikliğiyle Mücadeleye Yönelik Yeterli Önlem Almaması İlk Kez Tasdik Edildi

Mahkeme, Fransa Devleti’nin, iklim değişikliğiyle mücadelede ve Fransa’nın belirlediği seragazı emisyon azaltım hedefine ulaşma kapsamında yetersiz kaldığını belirterek devleti kusurlu buldu. Bu karar Fransa’daki bir mahkemenin ilk kez devletin iklim değişikliğiyle mücadeledeki yetersizlikten sorumlu olduğunu tasdik ediyor. Devletin kusurlu bulunması sonucunda, Fransa’daki iklim değişikliğinin doğrudan etkilediği mağdur kesimin tazminat talebinde bulunmak üzere adalete başvurabileceği öngörülüyor. Devlet böylece, iklim değişikliğine karşı yıllardır sürdürdüğü yetersiz mücadelesinin sorumluluğuyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Devletin İklim Değişikliğiyle Mücadeledeki Yetersizliği Çevreye Zarar Veriyor

Mahkeme ayrıca, Fransa’nın yıllık karbon bütçesini aşması nedeniyle çevreye verilen dolaylı zararın varlığını da kabul ediyor. Fransız hukukunda ilk niteliğindeki bu karar, çevresel zararların sorumluluğunun özel kuruluşlar kadar kamu tüzel kişiliklerinde olduğunu gösteriyor. Mahkeme, sürecin devamında devletin harekete geçmemesi sonucunda oluşan zarara yönelik ilave önlem getirilmesi yönünde karar verebilir.

Bahar aylarında yayınlanan ek mahkeme kararı devletin, iklim kriziyle somut ve etkin şekilde mücadele etmesi adına ilave önlemleri hayata geçirmeyi zorunlu hale getirebilir. Devletin iklim değişikliğiyle mücadelede yetersiz olarak atfedilen kusurlu tutumunun kabulü, hükümetin harekete geçmesini zorunlu hale getirebilmesi için gerekli önkoşuldur. Tarihi nitelikteki bu ilk adım, mahkemenin Devletin yasadışı eylemlerine (veya eksikliklerine) ne şekilde son verileceğine, hatta Fransa’nın azaltım hedeflerine rağmen süregelen seragazı emisyonu salımının neden olduğu zararın ne şekilde bertaraf edileceğine yönelik karar açıklaması bekleniyor.

Mahkeme ayrıca, hükümetin iklim değişikliğiyle mücadeledeki yetersiz tutumunun davacılar arasında bulunan Notre Affaire à Tous, Nicolas Hulot Vakfı, Greenpeace Fransa, Oxfam Fransa üzerinde yarattığı manevi önyargıyı da dikkate aldı.

Kamu kurumları tarafından yürütülen etki değerlendirme analizi, mevzuatın belirlenen iklim hedeflerinin yalnızca yarısını ya da üçte ikisini hayata geçirebileceğini gösteriyor. Mahkeme, kamu kurumları ile STK’lar arasında 2 ay sürecek müzakere ortamı oluşturmak üzere tekrar bir soruşturmayı açtı. Mahkeme, bu kararı Danıştay’ın Grande Synthe kent yönetimi tarafından açılan ve Yüzyılın Davası oluşumu tarafından desteklenen davasını emsal göstererek sonuçlandırabilir. Grande Synthe Davası’nda Mahkeme, hükümetin 2030 iklim hedeflerine ne şekilde hayata geçireceğine dair kanıt talep etmişti. Devlet tarafından sunulan delillerin tatmin edici bulunmaması durumunda, Danıştay ilave önlem alınması yönünde karar verebilir. Her iki durumda da Yüzyılın Davası oluşumunda yer alan kurumlar, Fransa’nın yeterli önlem almadığını öne süren başka kanıtları mahkemeye sunacak.

Davayı açan dört sivil toplum kuruluşu temsilcisinin görüşleri ise şu şekilde:

Ortak Endişemiz (Notre Affaire à Tous) Genel Müdürü Cécilia Rinaudo, “Biz KAZANDIK! Yıllarca süren mücadelenin ardından, Notre Affaire à Tous ve diğer STK’lar olarak 3 Şubat tarihinde büyük bir zafer kazandık. Bu zafer, liderlerimizin mücadele edemediği iklim krizinin yıkıcı etkileriyle hali hazırda karşı karşıya olan tüm insanlar için kazanılmış bir zafer anlamına geliyor. Adaletin yerini bulmasının zamanı geldi. Bu karar, tüm dünyadaki iklim adaleti hareketi adına büyük ölçekli yasal ve toplumsal başarıyı temsil ediyor. Bu dava milyonlarca insanı, geleceğimiz adına mücadele ettiğimiz ortak endişemiz çerçevesinde bir araya getirdi. Yargıcın verdiği dönüm noktası niteliğindeki karar, Fransa’nın iklim değişikliğiyle mücadeledeki yetersizliğinin tolere edilemeyeceğine ve yasa dışı olduğuna dair mkanıt oluşturuyor. Ancak mücadelemiz sonlanmadı. Devletin harekete geçmedeki yetersizliğinin kabul edilmesi, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik somut ve etkin önlemlerin uygulamaya koymasının yalnızca ilk adımını oluşturuyor,” diyor.

Nicolas Hulot Vakfı’nda Enerji ve İklim Danışmanı olarak görev yapan Célia Gautier, “Yüzyılın Davası, Fransa halkına iklim adaletini getiriyor. Fransa Devleti’nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki yetersizliği hali hazırda insanlara ve doğaya zarar veriyordu. Ancak mahkemenin gerçekler ve bilim lehine karar verdiğini ve Fransa Devleti’ni yetersiz mücadelesi sebebiyle mahkûm edildiğini görmek STK’larımız ve davamızı destekleyen 2,3 milyon vatandaşa nefes aldırıyor. Bu büyük zafer, davamızın ikinci adımı için bizleri umutlandırıyor. İkinci aşama, mahkemenin Fransız devletine günümüze dek uygulamaya alınmayan önlemleri telafi etmek üzere iklim değişikliğiyle mücadelede ek adımlar atılması yönündeki kararını hedefliyor,” diyor.

Greenpeace Fransa’nın Genel Müdürü Jean-François Julliard, “Açık olalım. Bu karar, iklim adaleti adına tarihi bir zaferdir. Fransız idari mahkemesi, Fransa Devleti’nin iklim değişikliğiyle mücadelede yetersiz olduğuna ve bu durumun YASADIŞI olduğuna karar verdi. Bu karar yalnızca bilim insanlarının dile getirdikleri ve vatandaşların Fransa’daki devlet politikalarından taleplerini dikkate almakla kalmıyor. Karar aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki insanlara hükümetlerini iklim değişikliğinden sorumlu tutmak üzere harekete geçmeleri adına ilham veriyor. Hükümetler için durum apaçık ortada. İklim adaleti konuşulanlarla değil, gerçeklerle ilgileniyor!” diyor. Julliard, “Mücadelemiz henüz sonlanmış değil. Bu kararı bilime dayanan iddialarımızı ileriye taşımak adına önemli bir başlangıç noktası olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki aylarda Fransız Devleti’ni iklim değişikliğiyle mücadele etmek adına acilen harekete geçmesi talebimizi mahkemeye taşıyacağız. Artık boş konuşma duymak istemiyoruz,” diyor.

Oxfam Fransa’nın Genel Müdürü Cécile Duflot, “Alınan karar, Fransa’da iklim adaleti adına tarihi bir zafer anlamına geliyor. Fransa’nın iklim değişikliğiyle mücadeledeki yetersizliği ilk kez yasadışı olarak ilan edildi. Bu durum, önemli bir emsal niteliği taşıyor ve iklim krizinden etkilenen insanların haklarını savunmaları adına kullanılabilir. Karar, yasal mücadele talep adet milyonlarca Fransız’a ve dünya genelinde iklim adaleti mücadelesi vermeye devam eden vatandaşlara umut veriyor. Bunun yanı sıra, faaliyete geçmenin konuşmalardan daha önemli olduğunu tüm hükümetlere hatırlatıyor. 2,3 milyondan fazla insanın desteği sayesinde elde edilen bugünkü dönüm noktasının ardından, mahkemelerin önümüzdeki dönemde Fransa Hükümeti’nin emisyon azaltımı yapmak ve verilen taahhütlerin yerine getirmesini sağlamak adına daha fazla adım atmasını zorunlu kılacağını umuyoruz,’’ diyor.

Hava Kirliliğinin Türkiye’ye Sağlık Maliyeti 53 Milyar TL

Önceki Haber

Sabri Ülker Vakfı Ufuk 2020’de agroBRIDGES Ortağı Oldu

Sonraki Haber

Diğer Haberler