Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen ‘Uluslararası 1. Yeni Plastik Ekonomisi Konferansı’ndan iş dünyasına çağrı: Döngüsel ekonomiyi birlikte kuralım, geleceğimizi tehdit altında olmaktan kurtaralım!

Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından Türkiye’de ilk kez düzenlenen ‘Uluslararası 1. Yeni Plastik Ekonomisi Konferansı’na katılan özel sektör, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcileri, iş dünyasına ‘döngüsel ekonomiyi zaman geçirmeden oluşturma’ çağrısında bulundu.

Sürdürülebilirlik Akademisi, Türkiye’de ilk kez döngüsel ekonomiyi derinlemesine ele alarak, ‘plastik kirliliğinin yaşanmadığı bir dünyanın mümkün olup olmadığına değil, bunu gerçekleştirmek için birlikte neler yapılabileceğine’ odaklanan uluslararası bir konferans düzenledi. Özel sektörden kamuya, akademiden sivil toplum kuruluşlarına kadar değişimde kilit rol oynayan tüm paydaşlar, bu konudaki görüşlerini açıklamak için ‘çevrimiçi’ düzenlenen Yeni Plastik Ekonomisi Konferansı’nda buluştu.

Murat Sungur Bursa: “Plastik, Nükleer Bomba Kadar İnsanlığı Tehdit Ediyor!”

Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, günümüzde yaklaşık 8-10 milyon ton plastiğin doğaya verildiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Modern hayatın vazgeçilmezi haline gelen plastik, refahımızın her unsurunda yaygın kullanım alanına sahip. Ancak plastik kullanımını o hale getirdik ki, mevcut iklim değişikliği soruna ek olarak çözmemiz gereken bir soruna dönüştü. Son 70 yılda üretilen 9 milyar tonun üzerindeki plastiğin üçte ikisi herhangi bir şekilde yeniden kullanıma sunulmadı. Plastik, parça parça mikroplastikler haline dönüşerek insanlığın geleceğini nükleer bomba kadar tehdit ediyor. Plastiği hayatımızdan atma şansımız yok, ama sormamız gereken soru şu: Daha fazla kullanmak zorunda mıyız? Gelecekte plastiği çok daha bilinçli kullanmak zorundayız. Tüm toplum bu konuda kendini sorumlu hissetmek zorunda. Her türlü üretici, tasarımcı, plastiği ana hammadde olarak ya da katkı olarak kullanan herkes bu sorumluluk zincirinin bir parçası olmalı. Plastiğin geri kazanımını zorlaştıran tüketici faktörünü de içine alan bir döngüsel ekonomi içinde plastiği kullanmaya devam edelim ama dünyayı da kirletmeyelim…” şeklinde konuştu.

Daha Temiz ve Daha Rekabetçi bir Avrupa için Döngüsel Ekonomi

Avrupa Komisyonu Politika Sorumlusu Werner Bosmans da döngüsel ekonomide Avrupa’nın plastikler için gelecekteki stratejisi hakkında bilgi verdi. Daha temiz ve daha rekabetçi bir Avrupa için ekonomide mümkün olduğu kadar uzun süre muhafaza edilen ürün, malzeme ve kaynakların değerinin ve atık oluşumunun en aza indirildiği bir ekonomi hedeflediklerini söyleyen Bosmans, amaçlarının 2025 yılına kadar AB pazarındaki yeni ürünlerde 10 milyon ton geri dönüştürülmüş plastik kullanılması olduğunu vurguladı.

Unilever NAMETRUB Dış İlişkiler ve Kurumsal İletişim Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Şenel Erim de ‘Döngüsel ekonomide markaların rolü’ başlıklı oturumda, her yıl yaklaşık 11 milyon ton plastiğin okyanusa karıştığını ve eğer bugün harekete geçilmezse bu oranın 2040 yılında neredeyse 3 katına çıkacağını vurguladı. “Geleceğimiz için harekete geçmek zorundayız” diyen Erim, sözlerine şöyle devam etti: “Plastiği döngüsel ekonomide tutabilirsek önümüzdeki 20 yıl içinde okyanuslara karışan plastik oranını %80 azaltabiliriz. Unilever’de 2019 yılında açıkladığımız taahhütler ile 2025 yılına kadar plastik ambalajlarımızın %100’ünün tamamen yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya kompostlanabilir olmasını sağlamayı taahhüt ettik. Bu hedefe ulaşmak için ‘Daha az plastik, daha iyi plastik, plastiksiz çözümler’den oluşan üçlü bir düşünme şekli geliştirdik. Küresel CEO’muz Alan Jope’tan başlayarak plastiğin bizim sorumluluğumuz olduğunu söylüyor ve bu heyecan verici görevin geri dönüştürülmüş plastiğe olan talebin küresel çapta artmasını sağlayacağına inanıyoruz. Bu konuda liderlik etmeye, ezberleri bozmaya hazırız. Bu konuda tüketici bilinci, altyapının oluşturulması ve kamu-özel sektör diyaloğunun çok önemli olduğuna inanıyor ve iş dünyasını bu çerçevede harekete geçmeye çağırıyoruz.”

CarrefourSA İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Bahar Tura, ‘Yeni Plastik Ekonomisinde Yeni İş Modelleri’ başlıklı oturumda, “Plastik bizim öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu konuda tedarikçilerimizle aynı hedefe koşmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizin de sorumlu olduğunu düşünüyoruz. Plastik sayısını azaltmak için pandemi döneminde %100 geri dönüşümü olan kağıt tabaklar ürettik. Bu yolla plastik kullanımını 7 ton azalttık. Müşterilerimizin kendi kabını kullanmalarına izin verdik. Özellikle sıfır atık projelerimizde aldığımız her aksiyonun yeni regülasyonlarla desteklenmesi çok önemli. Yasalar ve yönetmelikler çok önemli fakat insanlar bilinçlenmediği sürece sürdürülebilir bir başarı elde edemeyiz” dedi.

Aynı oturumda konuşan Akademi Çevre CEO’su Ufuk Işık da “Plastik ekonomisinde geri dönüşümlü plastiğin önemi çok büyük. Özellikle son yıllarda geri dönüşümlü ambalaj kullanılmaya başlandı. Her yıl 80-120 milyar dolarlık ambalaj malzemesi ekonomide kayboluyor. Pandemi döneminde çevresel açıdan çok da olumlu olmayan tek kullanımlık ambalajların kullanımı sağlık nedeniyle oldukça arttı. Ülkemizde sıfır atıkla ilgili başlatılan kampanya pandemi döneminde sekteye uğradı” diye konuştu.

‘Geleceğin ambalajını yeniden düşünmek’ başlıklı oturumda söz alan Nestlé Waters Türkiye Pazarlama Direktörü Can Emci, “Bütün markalarımızla topluma daha fazla faydalı olabilmek için dönüşüyoruz. Plastik atıkla mücadeleyi en önemli konu haline getirdik. Tüketici ve paydaşlarımızın desteğiyle bu alandaki mücadelemizi sürdürüyoruz. Çevresel ayak izimizi azaltmak için çalışıyoruz. 2025 yılına kadar ambalajlarımızın %100 geri dönüştürülebilir veya yeniden kullanılabilir olması için de bir söz verdik. 2020 yılına geldiğimizde ambalajlarımızın geri dönüştürülebilir olma taahhüdünü Nestlé Waters Türkiye operasyonlarımız için %99,9 oranında gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim” dedi.

Elif Plastik Sürdürülebilirlik ve İş Geliştirme Müdürü Dr. Betül Türel Erbay da ‘Yaşam için sürdürülebilir ambalaj’ mottosuyla hareket ettiklerini belirterek şöyle konuştu: “2025 yılında tüm ambalajlarımızı geri dönüşebilir ve tekrar kullanır hale getirmek için çalışıyoruz. Tek kullanımlık yapılar üzerinde de çalışmaya başladık. Üretimde çıkan atıkları azaltılması ve tekrar değerlendirilmesi için çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik büyüme modelimizle birlikte inovasyon çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor. Ürünlerimizi tek malzemeden üretmek ve akıllı ambalajlar geliştirmek için çalışıyoruz.”

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Selman Ayaz, plastik malzemelerle ilgili mevzuatın sürekli olarak güncellendiğini kaydederek, “Bu konuda Avrupa Birliği ile paralel olarak çalışıyoruz” dedi. Ayaz, Ambalaj Kanunu gereği ambalaj üretimi yapan işletmelerin Bakanlıktan kayıt belgesi alması ve Gıda Mühendisi gibi zorunlu personel çalıştırmak zorunda olduğunu vurguladı.

Ülker Ambalaj Geliştirme Direktörü Roza Altın da “Plastik malzeme kullanımını azaltmak için gerek dolum sistemlerimizi gerekse tedarikçilerimizin üretim süreçlerini iyileştirmek için aralıksız çalışıyoruz. Ürün ambalajlarında plastik kullanımını optimize etmek için bir tasarım kılavuzu oluşturduk. Bu kılavuz bize, tüm ambalaj kullanımlarında ve özellikle ürün paketlemelerini belirlerken yol gösteriyor. Bu sayede 2020 yılında plastik kullanımımızı 536 ton azalttık. Esnek ambalajlarımızda, geri dönüştürülebilir malzeme oranını %90’a çıkardık, 2022 sonunda %100’e ulaştırmak için çalışıyoruz. Sert plastiklerde ise geri dönüşümlü malzeme kullanım oranımızı %40’tan 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Bu çalışmalarla sadece kullanılan plastiği azaltmakla kalmadık, aynı zamanda ham maddeden birim ürüne kadar, nakledilen yükün ve dolayısıyla karbon emisyonun da azaltılmasına etki ettik” ifadelerini kullandı.

Dünyada yeni plastik yön ve ilham veren birçok global liderin katıldığı konferansta, döngüsel ekonomi vizyonu ile tasarımdan üretime, AB uygulamalarından tüketici davranışlarına, sektörlerin ve markaların rolüne kadar tüm konular ele alındı. Ellen MacArthur Vakfı’nın Kıdemli Analisti Juliette Goulet de plastikler konusunda gönüllü olmanın yeterli gelmediğini, çabaların birleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. UC Berkeley Döngüsel Ekonomi Eğitmeni Manuel Maqueda, “Markalar tek kullanımlık plastikleri nasıl ortadan kaldırabilir veya azaltabilir?” sorusunu yanıtlarken, Anthesis Group Baş Danışmanı Beth Simpson, vatandaşları dahil etmek için kullanılan plastik geri dönüşüm sistemleri ve yöntemlerine ilişkin örnekler verdi.

Her yıl gerçekleştirilecek uluslararası Yeni Plastik Ekonomisi Konferansı mart ayından itibaren webinar serileri ile çalışmalarına devam edecek.

“İklim Krizi, Artık İşleri Riske Atıyor”

Önceki Haber

Marmara Adalarına Yapay Resif Projesi

Sonraki Haber

Diğer Haberler