SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA

BM’den Sentez Raporu

Elif Gökçe ŞAHİN, [email protected]

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UN Environment Programme – UNEP) Şubat ayında ilk sentez raporunu yayımladı. “Doğayla Barış Yapmak: İklim, biyoçeşitlilik ve kirlilik aciliyetleri ile baş etmek için bilimsel bir tasarı” (Making Peace With Nature: A scientific blueprint to tackle the climate, biodiversity and pollution emergencies) adlı rapor, IPCC ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın çeşitli küresel çevresel değerlendirmelerindeki kanıtlara dayanarak hazırlanmış. Rapor, iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve kirlilikle Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde nasıl baş edilebileceğini anlatıyor. İnsanlığın çevresel zorlukları 1972’deki Stockholm Konferansı’ndan beri sayı ve şiddet olarak sürekli artış gösterdi ve artık gezegensel bir aciliyet sergiliyor.

1970-2020 yılları arasında:

  • Ekonomi yaklaşık 5 kat büyüdü,
  • Ticaret yaklaşık 10 kat büyüdü,
  • İnsan nüfusu ikiye katlandı (7,8 milyara ulaştı),
  • Ancak hâlâ 1,3 milyar insan yoksul ve 700 milyon insan aç,
  • Seragazı salımları ikiye katlandı,
  • Kimyasal üretim, atık ve kirlilik arttı,
  • Kaynak kullanımı üçe katlandı,
  • İnsanoğlunun, buzul olmayan karasal alanların dörtte üçünde ve okyanusların üçte ikisinde etkisi var.

Sonuç olarak, yeryüzünün hayatı destekleme, kaynak sağlama ve atık maddeleri emme kapasiteleri çoktan tükendi.

Bu rapor, bahsedilen aciliyetler ile baş etme noktasında yeni fırsatlar ve imkanlara ışık tutuyor. Raporda öne çıkan başlıca bulgular şöyle:

  • Çevresel değişiklikler kalkınmanın getirdiği faydaları hiçe sayıp, ekonomik zararlara ve her yıl milyonlarca prematüre ölümlere neden oluyor. Yoksulluğu ve açlığı bitirmek, eşitsizlikleri azaltmak ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi sağlamak, herkes için istihdam yaratmak ve barışçıl ve dahil edicitoplumlar oluşturmak için devam eden gelişmeler var.
  • Bugünün gençlerinin ve gelecek nesillerin refahı için çevresel bozulma eğilimlerine acil ve açık bir ara vermek gerekiyor. Önümüzdeki 10 yıl bu konu için önem taşıyor. Toplumun, küresel ısınmayı Paris Anlaşması’nda dile getirilen 1,5 derece artışla sınırlayabilmesi için, karbondioksit salımlarını 2030 yılına kadar2010 seviyesinden %45 azaltması ve 2050 yılına kadar ise net-sıfır salıma ulaşması gerekiyor. Bunun yanı sıra, biyoçeşitliliği düzeltmesi ve kirlilik ve atıkları da en aza indirmesi de gerekiyor.
  • Sürdürülebilirliği sağlamak için yeryüzünün çevresel aciliyetleri ile insanların refahı birlikte ele alınmalı. Çevresel konferanslarda ele alınan hedefler, taahhütler ve mekanizmaların geliştirilmesi ve uygulanması, daha sinerjik ve etkili olması için birbiriyle uyumlu olmalı.

Ekonomik, finansal ve üretim sistemleri sürdürülebilirliği güçlendirmek için değiştirilmeli. Toplumlar karar mekanizmalarında insan sermayesini dikkate almalı, çevreye zararlı maddeleri kullanmamalı ve sürdürülebilir bir
geleceğe geçiş için yatırım yapmalı.

Kaynak: https://www.unep.org/resources/making-peace-nature

“Enerji Dönüşümünün Temel Mottosu Hibrit Oluyor”

Önceki Haber

İklim Değişikliği ve Türkiye ile Almanya Arasındaki Ekonomik İlişkiler

Sonraki Haber