İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

Almanya’da Çevre Hareketlerinin Sesi Artık Daha da Gür!

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli ekolojistlerin buluşma noktası olan Yeşil Çember’le ilgili daha önce haberler yapmıştık. Çevre alanında özellikle Türkiye kökenlilere yönelik farkındalık kampanyalarıyla dikkat çeken Yeşil Çember’den dostumuz Gülcan Nitsch, bizi kırmadı ve son zamanlarda Almanya’da çevre adına olup bitenleri EKOIQ için kaleme aldı. Umarız her sayıda Almanya’dan çevre ve ekoloji haberlerini bildirmeye devam eder bizim için…

Gülcan NITSCH, Yeşil Çember Kurucusu, Biyolog, [email protected]

Artık Almanya’da Tedarik Zinciri Kontrol Yasası Var

Yasal asgari saat ücretinin 9,50 avro olduğu Almanya’da 50 cent’e 100 gram çikolata, 15-20 avroya bir kot pantolon ya da bir çift ayakkabı satın almak mümkün. Peki bunlar hangi koşullarda üretiliyor ki, satın alma gücüne göre bu kadar ucuz? Üretimlerinde çocuk işçiliği var mı; üretim ve nakliye süreci doğaya ne kadar zarar veriyor ve çalışanların iş güvenceleri ne durumda? Bu sorular Alman kamuoyunda son yıllarda yoğun biçimde tartışılıyor. 2013 yılında Bangladeş’teki tekstil fabrikasında çıkan ve binden fazla kadın işçinin hayatını kaybettiği feci yangından sonra Alman şirketlerinin uluslararası sorumluluğu konusunda sesler arttı (yangın çıkan fabrikada bazı Alman şirketleri için de üretim yapılıyordu). Ve nihayet yıllardır beklenen yasa 12 Şubat’ta çıktı ve Alman şirketleri artık insan hakları, çocuk işçiliği, iklim ve doğal kaynaklar konusunda sorumluluk altına alındı. Ne yazık ki, bu yasa 2023’ten itibaren yürürlüğe girecek ve sadece 3 binden fazla işçisi olan şirketler için geçerli olacak.

Böcekleri Koruma Kanunu Geldi

Hepimizin bildiği gibi, böcekler olmadan insanlar yaşayamaz. Böcekler olmasa, sadece meyvelerin tozlaşması için bile çok yüksek paralar harcanmak zorunda. Sadece bu bile böcek ölümlerini engellemenin hepimizin çıkarına olduğunu gösteriyor. Almanya’da hükümet, böcekleri koruma amacıyla çıkardığı yasayla ışık kirliliğine ve pestisit kullanımına yeni kurallar getirdi ve doğal koruma alanlarını genişletti. Parlamentoda 10 Şubat’ta kabul edilen Yasa, Temmuz 2021’de yürürlüğe girecek. Ayrıca tartışmalı glifosat maddesi de 2023’te tamamen yasaklanıyor.

Almanya’da Bir Ton CO2 Başına 25 Avro Karbon Vergisi

Almanya’da karbon emisyonlarının azaltımı için önemli çalışmalar olsa da hâlâ çok fazla karbon salımı meydana geliyor. Bunun ana nedenlerinden biri, elbette fosil yakıtlar. Alman Hükümeti, 10 Kasım 2020’de çıkan yasayla, 1 Ocak’tan itibaren, petrol ve doğalgaz şirketlerine CO2 tonu başına 25 avroluk bir karbon vergisi uygulamaya başladı. Vergi, 2025 yılına kadar kademeli olarak ton başına 55 avro’ya yükseltilecek.

Tek Kullanımlık Plastikler Artık Yasak

Plastik atıkların azaltılmasını amaçlayan Avrupa Birliği mevzuatına uygun olarak tek kullanımlık pipet, kulak temizleme çubuğu, çatal-kaşık ve yemek kaplarının satışı Almanya’da yasaklandı. 6 Aralık’ta Bakanlar Kurulu’nda
kabul edilen karar, plastik tabak, kokteyl karıştırıcı ve balon çubuklarıyla polistiren (strafor) bardak ve kutuları da kapsıyor. Yasak, Temmuz 2021’den itibaren yürürlüğe girecek. Yeşil Çember de, tek kullanımlık bardak ve kapları azaltmak için projeler yürütüyor; Türk kafe ve restoranlara danışmanlık hizmeti sunuyor, sokak gösteri ve eylemleri yapıyor.

Sağlıklı Gıda ve Ekolojik Tarım için: “Artık Bıktık”

Berlin’de, her yıl Ocak ayında düzenlenen tarımsal dönüşüm konulu “Artık bıktık” eylemi bir kez daha gerçekleştirildi. Bu yılki eylemi sembolize eden slogan “bir ayak izi bırak” oldu. 16 Ocak’ta gerçekleştirilen eylemi destekleyenlerin binlerce ayak izi ve bildirileri Başbakanlık binası önüne asıldı. Eylem, çiftliklerin ekonomik sorunlarına dair politikalara yönelik eleştiriler yapıldı, organik üretimin desteklendiği, GDO’lu ürünlerin tarımsal alandan çekilmesinin talep edildiği ve tarım ilaçlarının zararlarının dile getirildiği geniş bir etkinlik olarak gerçekleşti. Yeşil Çember, bu eyleme katılan 60 temsilci organizasyondan biri olarak süreçte yerini aldı. Yeşil Çember gönüllüsü Cengiz’in konuyla ilgili 90 saniyelik Türkçe altyazılı röportajını buradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube. com/watch?v=fyedpfi46jk

70 bin İnsan, “İklim Vatandaş Meclisi” İstiyor!

İklimde katılım – ŞİMDİ adlı inisiyatif, yaklaşık 70 bin vatandaşın imzaladığı kampanya dilekçesini Federal Hükümete sundu ve bir iklim vatandaş meclisi (Klima Bürgerrat) kurulmasını istedi. Bu katılımcı yaklaşımın hem demokrasiye hem de iklime faydası olacağı düşünülüyor. Konseye katılacak kişiler kurayla çekilecek ve böylece toplumun bütün kesimlerinin temsil edilme şansı olacak. https://klima-mitbestimmung.jetzt/

Çocuklardan Federal Hükümete Dava: “İklimi ve Bizi Koruyun!”

Almanya, Nepal ve Bangladeşli çocuk, genç ve yetişkinler Federal Hükümete Ocak ayında ortak bir dava açtılar. Birçok çevre örgütü tarafından desteklenen davacılar, Anayasa Mahkemesi’nden daha fazla iklim koruma önlemleri alınarak kendi temel haklarının korunmasını talep etti ve 2019’da çıkan iklim yasasının bunun için yeterli olmadığını dile getirdi.

New York ve Paris’ten sonra SUPERCOOP Şimdi Berlin’de

Bu alternatif süpermarket sistemi üyeleri tarafından işletiliyor ve kararlar demokratik bir şekilde alınıyor. Her üye ayda 3 saat süpermarkette çalışıyor, günlük sipariş ve koordinasyonla ilgilenen sadece birkaç işçi bulunuyor.
“Bu bir süpermarket değil, bir hareket” sloganını kullanan bu harika model sayesinde taze, organik ve yerel ürünler çok daha uygun fiyata satılabiliyor. Ayrıca üreticiler de adil bir ücret alıyorlar. New York’ta 17 bin ve Paris’te 6 bin üyesiyle çok başarılı işleyen supercoop şimdi de Berlin’de açılıyor. Yeşil Çember, kendi ofisinin yakınında olan bu muhteşem girişimi destekliyor ve Türk kökenli mahalle sakinlerini katılmaları için harekete geçiriyor.
https://supercoop.de/

Kooperatif Gücü: Halk, Elektrik Şebekesini Satın Alıyor

Berlin elektrik ağları, sadece fosil yakıtlara odaklı olan Vattenfall şirketinin elinden alındı ve Berlin eyaleti tarafından satışa sunuldu. Şimdi binlerce Berlinli (bunların arasında Yeşil Çember gönüllüleri de var) vatandaş birlik olup, bu ağları satın almaya hazırlanıyor. Böylece %100 yenilenebilir enerjiye geçiş mümkün olacak ve elde edilen kazanç halkın elinde kalacak. Birkaç yıl önce Hamburg’da da vatandaş inisiyatifi, elektrik şebekesini satın almıştı. Yeşil Çember gönüllüsü Cengiz’in konuyla ilgili 1 dakikalık Türkçe altyazılı videosunu buradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=ZgMZxdki_ag&feature=emb_logo

Ve Almanya’ya Şöyle Genel Bir Bakış

Almanya’daki çevre hareketi son yıllarda inanılmaz güçlendi ve sesini çok daha geniş kitlelere duyurabiliyor. Özellikle Fridays for future hareketi kapsamında; scientists for future, pedagogues for future, entrepreneurs for future gibi toplumun değişik alanlarından onbinlerce insan iklim için birlik olup, tek sesle konuşuyor. Almanya’da şimdiye kadar görmediğim bir biçimde, birlik, beraberlik ve dayanışma anlayışı var. Bunda elbette pandeminin getirdiği faktörler de rol oynuyor. Yine de toplumda sosyoekolojik değişimin görünür bir şekilde yol katettiğinin birebir şahidi olmak, geleceğe yönelik umudumu daha da yeşertiyor…

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Şimdi ve Her Zaman

Önceki Haber

Üniversiteler Sürdürülebilirlikte Önemli Rol Oynayabilir AMA…

Sonraki Haber