Geçtiğimiz hafta seragazı emisyon rakamlarını açıklayan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’nin emisyonları 2019 yılında %3,1 oranında azaldı.

Geçtiğimiz hafta seragazı emisyon rakamlarını açıklayan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’nin emisyonları 2019 yılında %3,1 oranında azaldı. Uzmanlar, bu azalımın temel nedeninin yaşanan ekonomik yavaşlama olduğunu düşünüyor. Diğer yandan, 1990 yılı seviyelerine göre emisyon artış oranı %130,5’i buluyor; bu OECD ülkeleri arasında rekor bir oran. Ancak kişi başı seragazı emisyonları göz önüne alındığında ise Türkiye hâlâ, OECD, AB27 ve dünya ortalamasının altında kalıyor.

Açıklanan verilere göre, Türkiye’de en çok seragazı enerji sektöründen salınıyor. Enerji sektörü, toplam emisyonların %72’sinden sorumluyken, tarım %13,4, endüstriyel ürünler %11,2 ve atık sektörü %3,4 ile onu takip ediyor. 1990 yılı seviyelerine göre %161 oranında artan enerji sektörü emisyonları, 2018 yılına göre ise %2,3 oranında azalmış.

Veriler, alt kategori sektörlerde ise en yüksek emisyonların, enerjinin alt kırılımı olan ulaşım ve inşaat sektöründe gerçekleştiğini gösteriyor. Özellikle son beş yılda ulaşım sektörünün seragazı emisyonları inşaat sektörünü geride bırakıyor. İnşaat salımlarının düşmesinin en büyük sebebi olarak da uzmanlar ekonomik durgunluğa işaret ediyor. Toplam emisyonlara en az katkı sağlayan altı sektör arasında tarım ve kimya sektörü ise ani ivmelenmelerle 2010 yılından beri dikkat çekici bir yere sahip.

Ancak bu emisyon hesaplamasında, orman alanları ve diğer arazi kullanımları gibi karbon yutak alanlarının azalması ve/veya tahribi hesaba katılmıyor; dolayısıyla rakamların tam anlamıyla gerçeği yansıtmayabileceği de dile getiriliyor.

TÜİK’in yayımladığı verilere buradan ulaşabilirsiniz.

Akademinin Özerkliği ve İklim Krizi

Önceki Haber

Krizler Çağında Küresel Adil İyileşme Buluşması 9-11 Nisan’da!

Sonraki Haber

Diğer Haberler