BOUN SDG Student Hub

Kripto Paralar Çevre için Tehdit Teşkil Ediyor Olabilir

Photo by Dmitry Demidko on Unsplash

Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Öğrenci Merkezi’nin bu yazısı Bitcoin, Ethereum gibi kripto paraların, yüksek enerji tüketimi ve çevre üzerindeki etkisi üzerine.

Yazı: Şevin Bozhan

Genellikle yatırım forumlarında tartışılması alışılagelmiş Bitcoin, Ethereum gibi kripto paraların, yüksek enerji tüketimi ve çevre üzerindeki etkisi daha yeni yeni konuşulmaya başlandı.

Kripto paraların çevre üzerindeki ilişkisini kurabilmek için öncelikle bu para birimlerinin çalışma prensipleri üzerine düşünmemiz gerekiyor. Konuya yabancı olanlar için açıklamak gerekirse, en bilinen birimleri Bitcoin ve Ethereum olmak üzere kripto para sistemi, banka gibi doğrulayıcı bir aracı kuruluş olmaksızın işlem akışını sağlayan koca bir ekonomik yapılanma. Bu sistemde işlemlerin teyidi, geleneksel yapılanmadaki bankalar yerine gelişmiş bir teknolojik altyapı gerektiren pek çok sayıda bilgisayara oldukça karışık matematiksel problemler çözdürerek gerçekleşiyor.

Bu noktada akla, sistemin tıkırında çalışabilmesi için gereken bu kadar bilgisayarın nerede ve kime ait olduğu soruları geliyor. Cevaplar: Her yerde ve herkese. Kripto paranın bir işletme olduğu, dolayısıyla işlem teyitlerinin şirket ekipmanı ile yapıldığı yanılgısına düşmemek gerek. İşlem teyitleri dünyanın her yerinden onlarca gelişmiş bilgisayar tarafından 7/24 yapılıyor ve teknik olarak yeterli her bilgisayar sisteme katılıp problem çözebilir. Peki ama insanlar bilgisayarlarını bu işlemleri çözdürmek için neden çalıştırsınlar? Motivasyon çok basit: Sistem teyit işlemi sonrasında problemi çözen bilgisayarlardan birine önceliğin ilk çözende olduğu, çekilişe benzer bir sistemle kripto para hediye ediyor. Sıklıkla “Proof of Work” (PoW) olarak duyduğumuz bu çalışma prensibi nedeniyle, dünyanın pek çok yerinden bilgisayar maddi kazanç umuduyla 7/24 çalıştırılıyor. Hatta, bu durum çok kısa sürede bireyselin ötesine taşınıp koca bilgisayar ordularıyla “mining” yapmayı işleri haline getiren oluşumlara evirildi.

Bu kadar bilgisayarın kuşkusuz elektrikle çalışacağını göz ardı etmemek gerek.

Cambridge Üniversitesinin yaptığı bir çalışmaya göre sadece Bitcoin, şu anki performansına bakılırsa yıllık bazda 121.36 terawatt/saat enerji tüketmekte (Bir diğer deyişle, yılda 121.360.000.000 kilowatt/saat elektrik enerjisi). Bu da Bitcoin’i 2019 sıralamalarında İsveç’i de geçerek 138.11 terawatt/saat kullanım ile dünyanın 27. en büyük elektrik tüketicisi konumuna taşıyor (Merak edenler için Türkiye 17. sırada).

Tablo: Dünya Yıllık Elektrik Tüketimi Sıralaması

Kaynak: Cambridge Center for Alternative Finance https://cbeci.org/cbeci/comparisons

Bir diğer sorun, kripto paralar değerlendikçe maddi kazanç için daha fazla bilgisayarın kullanılması. Özellikle geçtiğimiz Şubat ayında Elon Musk’un şirketi Tesla’nın 1,5 milyar dolarlık yatırım yapması üzerine fiyatı fırlayan ve piyasalarda şu an haftalık ortalama* 53.900,0 dolar seviyesinden işlem gören Bitcoin’in, önümüzdeki süreçte sebep olduğu enerji tüketiminin düşeceği yönünde bir öngörüde bulunmak mümkün değil. Zira değeri arttıkça, mining yapan makine sayıları da doğru orantılı olarak artacaktır.

Benzer bir durum Ethereum için de geçerli. Şu an haftalık ortalaması* 1.655,77 dolar olan Ethereum da PoW prensibiyle çalışıyor. Her ne kadar Ethereum kanadı birkaç yıldır daha çevreci bir para birimi yaratabilmek için yapılabilecekleri tartışsa da masada hala aksiyona dönüşmüş bir fikir yok.

Tablo: Bitcoin 6 aylık fiyat grafiği

Tablo: Bitcoin 6 aylık fiyat grafiği

Kaynak: investing.com

Bitcoin’in fiyatının bugünkü haline gelmesindeki ilginç aktörlerden biri ise, “çevreci politikalarıyla” tanıdığımız Tesla şirketi. Devletten aldığı 1,5 milyar dolarlık çevre teşvikini, hiçbir yaptırım olmaksızın Bitcoin gibi çevreye zarar veren bir para birimine yatırıyor olmaları, ülkelerde çevre politikalarının ne derece yerinde uygulandığı ve şirketlerin ilkelerinde ne kadar samimi olduğu konusunda bizleri bir kez daha düşünmeye sevk ediyor.

Aslında, bilgisayarların kullandığı elektrik enerjisinin çevreci yollardan sağlanması durumunda kripto paraların yarattığı CO2 salınımı problemi çözülebilir. Ancak, bunun için öncelikle dünya genelinde hükümetlerce kripto paralara karşı tamamlayıcı regülasyonların oluşturulması ve çevreci enerji kaynaklarına yöneltici teşviklerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Kripto paralar, pek çok diğer ekonomik faaliyet gibi, bu haliyle çevre için tehdit teşkil ediyor. Çevre dostu yollarla sorunun çözülüp çözülemeyeceğini ise zaman gösterecek.

*Haftalık ortalamalar 22-28 Mayıs aralığına aittir.

Haberlerimizden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz?

How Did the Danish Mink Massacre Unmask Fur Industry’s Unsustainability in Many Ways?

Önceki Haber

Sağlık Çalışanları WHO Merkezine İklim Değişikliği için Yürüdü

Sonraki Haber