Photo by American Public Power Association on Unsplash

Temiz teknoloji gelişmeye ve maliyetleri düşmeye devam ettikçe, şirketler ve ülkeler daha iddialı ve daha kısa vadeli karbonsuzlaşma hedefleri belirledikçe, karbonsuzlaşma hızının artması muhtemel. Benzer şekilde, küresel iklim krizinin etkileri gittikçe daha hızlı ve belirgin hale geldikçe, daha iddialı karbonsuzlaşma hedeflerine yönelik talebin yoğunlaşması beklenebilir.

YAZI: Richard BETTS, KPMG Sürdürülebilirlik Servisleri Direktörü 

Son zamanlarda, dünyanın dört bir yanındaki ülke ve şirketlerden büyük karbonsuzlaşma duyuruları yapıldı ve net sıfır taahhütleri verildi. Yapılan bu duyuruların hızı da gittikçe artıyor. Örneğin Birleşik Krallık, AB, ABD, Çin, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Kanada, Yeni Zelanda, Arjantin ve diğer ülkeler bulunduğumuz yüzyılın ortaları için yeni veya daha iddialı net sıfır taahhütlerini açıkladılar. Bu taahhütlerin çoğu halihazırda ülkelerin ulusal mevzuatlarında yer alıyor. Geçtiğimiz haftalarda Birleşik Krallık bugüne kadarki en iddialı taahhüdü ile karbon emisyonlarını 2035 yılına kadar en az %78 oranında düşürme hedefini belirledi. Birleşik Krallık bu hedefine daha önce ülkelerin ulusal karbonsuzlaşma planlarına dahil edilmeyen hava ve deniz taşımacılığından kaynaklanan emisyonları da dahil edecek. Bu bize ülkelerin planlarındaki karşı konulamaz yönelimi gösteriyor.

İklim değişikliği günümüzde bütün insanlığı etkileyen bir tehdit haline geldi. Toplumsal yapı, göçler, ekonomik refah, biyoçeşitlilik ve daha birçok alanı etkileyen iklim değişikliği Dünya Ekonomik Forumu’nun 2021 Küresel Risk Raporu tarafından da küresel ekonomiye yönelik en önemli risklerin ilişkilendirildiği sistematik bir risk olarak önümüze çıkıyor. Bütün dünyayı etkisi altına alarak günlük yaşam şeklimizi değiştiren COVID-19 pandemisi ise biyoçeşitlilik kaynaklı bir riskin etkisinin büyüklüğünü gözler önüne serdi.

İklim değişikliği ile mücadele önem kazandıkça şirket ve ülkelerin de bu konudaki farkındalığı artıyor. Son dönemde birçok ülke ve şirket iklim değişikliği ile mücadele aksiyonları ve net sıfır hedefleri açıkladı. Bireysel aksiyonların yanında şirket ve ülkeler tarafından belirlenen hedefler etkilerinin büyüklüğü açısından özel bir önem taşıyor. Bizler de KPMG olarak yerel ve global seviyede belirlediğimiz hedefler ve müşterilerimize sunduğumuz hizmetler ile iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlıyoruz.

KPMG

KPMG küresel seviyede tüm şirket operasyonları ve tedarik zinciri için 2030 yılına kadar net sıfıra ulaşma taahhüdü verdi. Bu hedef kapsamında bilime dayalı 1,5°C hedefi ile uyumlu bazı aksiyonlar belirlendi. KPMG doğrudan ve dolaylı seragazı (GHG) emisyonlarını 2030’a kadar en az %50 azaltmayı ve ek olarak Yönetim Kurulu ülkelerinde 2022’ye ve daha geniş ağı için 2030’a kadar %100 yenilenebilir elektrik kullanmayı hedefliyor. Alınan önlemler ve verimlilik çalışmalarına rağmen önlenemeyen seragazı emisyonlarını ise harici olarak akredite edilmiş ve gönüllü karbon dengelemeleri ile dengeleme sözü verdi.

Şirket içi uzmanlarımız ile KPMG’nin karbonsuzlaşması için yol haritasını belirledik ve dünyanın çeşitli yerlerindeki şirketler için karbon tahminleme modeli geliştirdik. Böylece tabandan tepeye doğru hedef belirlenmesini mümkün kıldık. KPMG olarak iklim aksiyonu üzerindeki etkimizi ölçümlemek ve daha etkili aksiyonlar alabilmek için CDP ve Bilim Temelli Hedefler (Science Based Targets) raporlamalarımıza devam edeceğiz.

Net sıfır taahhüdümüzü belirledikten sonra şimdi bu hedefimizi yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyor, geniş küresel ağımız ve uzmanlığımızdan yararlanarak çalışma grupları organize ediyor, eğitimler düzenliyor, çalışanlarımızla yakından çalışıyoruz.

KPMG Türkiye

KPMG Türkiye olarak da iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayacak çalışmalar yürütüyor, Türkiye’deki öncü şirketler arasında yer alıyoruz. KPMG Türkiye’nin ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladık, ilk defa Kapsam 3 emisyonlarını hesapladık ve engellenemeyen emisyonlarımızı sıfırlayarak sertifikalı bir CarbonNeutral® şirketi olduk. 2019 yılında verimlilik çalışmaları ile azaltılması mümkün olmayan karbon emisyonlarımızı Natural Capital Partners ile the CarbonNeutral Protocol çerçevesine uygun olarak hesaplayıp, denkleştirerek sıfıra indirdik. Çin’deki Şangay Cixi Rüzgar projesinden satın aldığımız dengelemeler ile Kapsam 1 ve 3 emisyonlarının %100’ünü (the CarbonNeutral Protocol tarafından zorunlu kılınan kategoriler) temsil eden 1.236,7 tCO2e değerindeki emisyonlarımızı azalttık. Ayrıca Türkiye’deki rüzgar enerjisi projelerinden Kapsam 2 emisyonlarımızı da kapsayan toplam 590 MWh’ye eşit I-REC (International Renewable Energy Certificates) sertifikaları satın alarak elektriğimizin %100’ünü yenilenebilir kaynaklardan tükettik.

KPMG İklim Savaşçıları

KPMG Türkiye tarafından 2020 yılında kurulan ve şu an dünyadaki birçok farklı KPMG ofisinden gönüllüleri bulunan İklim Savaşçıları ağı, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak, bu alanda çalışan kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için fon toplamak ve iklim değişikliği ve çevresel bozulma konusunda aktif çalışmalar yürütmeyi amaçlıyor. KPMG İklim Savaşçıları Rainforest Trust UK ile birlikte yürüttüğü projeler sonucunda;

  • 665 hektar yağmur ormanı korudu,
  • 2,3 milyon ton CO2 eşdeğeri karbon depoladı*.

Küresel ortalamalara göre bir insanın yıllık karbon ayakizi yaklaşık 5 ton CO2e’dir (COVID-19 öncesi döneme göre). Buna göre İklim Savaşçıları çalışmaları ile korunan yağmur ormanı miktarı ile yaklaşık 460 bin insanın yıllık karbon emisyonuna denk karbonun depolandığı söylenebilir.

Son zamanlarda ülkeler ve en büyük şirketlerin çoğu net sıfır taahhüdünde bulundular. Bu eğilimin kısa vadede daha fazla ülke ve şirketin taahhütleri takip etmesiyle yoğunlaşması beklenebilir. Dahası, temiz teknoloji gelişmeye ve maliyetleri düşmeye devam ettikçe; şirketler ve ülkeler daha iddialı ve daha kısa vadeli karbonsuzlaşma hedefleri belirledikçe, karbonsuzlaşma hızının artması muhtemel. Benzer şekilde, küresel iklim krizinin etkileri gittikçe daha hızlı ve belirgin hale geldikçe, daha iddialı karbonsuzlaşma hedeflerine yönelik talebin yoğunlaşması beklenebilir. Kısacası, küresel net sıfır hareketi artık durdurulamaz. Hepimiz için çıtayı yükseltmenin zamanı geldi.

(*) Tropikal yağmur ormanlarında depolanan karbon miktarı, bitki örtüsü yoğunluğu ve konum gibi bir dizi faktöre bağlı olarak değişir. Rainforest Trust verilere göre, bir dönüm yağmur ormanında depolanan tahmini karbon miktarı 100-200 ton karbon arasında değişmektedir. Haziran 2020 itibarıyla KPMG İklim Savaşçıları tarafından korunan yağmur ormanı miktarının yaklaşık %90’ı dönüm başına yaklaşık 186 ton karbon depolayan Peru yağmur ormanlarında bulunmaktadır.

Haberlerimizden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz?

Katılım ve Çeşitlilik Şirketlerde Başarının Anahtarı

Önceki Haber

IPCC: “İnsanlar, Kendi Yarattığı Krizin En Büyük Mağduru Olacak”

Sonraki Haber

Diğer Haberler