Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği başlattığı projesiyle “Zehirsiz Kentler” çağrısı yapıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nden yapılan açıklamaya göre araştırmaların kentsel alanlarda kullanılan pestisitlerin yeraltı sularına tarım alanlarında olduğundan daha yoğun biçim ortaya koyduğu belirtiliyor ve Türkiye’de içme suyu arıtma tesislerine ulaşan sularda 49 mikrokirleticinin 33’ünün pestisit olduğu saptandağı aktarılıyor.

Parklar, okullar, siteler, yol kenarları, piknik alanları ve ticari alanlar dahil pek çok yerde tarım zehirleri ile aynı aktif maddelere sahip, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan biyosidal ürünler(*) kullanıldığı belirtilirken 2018 yılında, İtalya’da, Güney Tirol’deki 19 çocuk oyun alanından, dört okul bahçesinden ve bir pazar yerinden alınan 96 çim örneği pestisitlerin yaşam alanlarına nasıl yayıldığını ortaya koyduğu ifade ediliyor. Buna göre, Güney Tirol Eyaleti Sağlık Hizmetleri tarafından analiz edilen örneklere bakıldığında, düşük miktarlarda olsa da tespit edilen 32 pestisit etken maddesinin %76’sında endokrin sistemi bozucu kimyasallar bulunduğu ortaya çıktı. 2018’de İngiltere’de yapılan başka bir araştırma ise, ülkenin tüm şehirlerinde 38 farklı pestisitin kullanıldığını gösterdiği aktarıldı. Bu pestisitlerin çoğunun herbisit (bir kısmı olası ya da muhtemel kanserojen) olduğu, ancak listede fungisitler, insektisitler ve bitki büyüme düzenleyicilerin de bulunduğu da açıklamada ifade ediliyor.

2017 yılında BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunulan Gıda Hakkı Özel Sözcüsü Schutter’in raporu da tarım zehirlerinin bebeklere yönelik risklerine dikkat çekiyor: “Pestisitlere maruz kalan hamile kadınların düşük yapma, erken doğum ve doğuştan gelen bozukluklarla karşılaşma riski daha yüksek. Yeni doğanların göbek kordonu ve ilk dışkılarında birçok tarım zehirinden oluşan bir karışım bulunuyor. Hamile kadınlardan aktarılan pestisit etkileri, lösemi ve diğer kanser türlerinin yanı sıra, otizm ve solunum hastalıkları riskini de artırıyor.”

“Belediyelere ve Halkımıza Çağrıda Bulunuyoruz”

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığı ve Zehirsiz Sofralar Pestisit Eylem Ağı (ZSPEA) işbirliğiyle 1 Nisan 2021’de başlattığı ve Avrupa Birliği (AB) Sivil Toplum Diyaloğu Programı VI kapsamında desteklenen “Zehirsiz Kentlere Doğru” projesi ile, kentlerde kullanılan pestisit ve biyosidal ürünlerin zararlarına dikkat çekerken, bu kimyasallara alternatif olan sağlıklı ve ekolojik önerileri belediyeler ile işbirliği içinde yaygınlaştırmayı planlıyor.

Açıklamada, AB Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi kapsamında, 2030 yılı itibari ile hassas olarak nitelendirilen kentsel yeşil alanlarda pestisit kullanımını tamamen kaldırmayı hedeflendiği dile getirildi. Avrupa ve dünyada birçok belediyenin, bölge veya ülkenin, kendi vatandaşları için bu konuda önemli adımlar attığı ifade edildi:

  • Fransa’da 1 Ocak 2017 tarihi itibarıyla yerel yönetimler, kamu kuruluşları ve devletin, park gibi yeşil alanlarda pestisit kullanması yasaklandı. Dolayısıyla, Fransız belediyeleri bu alanlarda pestisit kullanamaz. 2019’dan itibaren özel bahçelerde de pestisit kullanımı yasaklandı. Yasak, 2022’de mezarlıklar, spor sahaları, kamp alanları ve halkın erişebildiği diğer özel alanları da kapsayacak şekilde genişletilecek.
  • Lüksemburg’ta 1 Ocak 2016’dan itibaren kamusal alanlarda pestisit kullanımını durdurma kararı alındı.
  • Almanya’da, pestisit yasasına göre, tarım dışı arazilerde -istisnai durumlar haricinde- pestisitlerin kullanılması yasaklandı.

Proje kapsamında belediyeler ile gerçekleştirilen “Durum Analiz Anketi” ve yapılan birebir görüşmeler, benzer çalışma, çaba ve niyetlerin Türkiye’deki pek çok belediye için de söz konusu olduğunu gösteriyor.

Buğday Derneği, sağlıklı, biyolojik çeşitliliği destekleyen, daha yeşil ve ekolojik bir dönüşüm için tüm belediyeleri zehirsiz kentler olmaya ve tüm halkı yakında başlayacak “Zehirsiz Kentlere Doğru” Kampanyası’nın takipçisi ve destekçisi olmaya davet ediyor.


(*) Biyosidal ürünler, içerdikleri aktif madde ya da maddeler sayesinde zararlı olarak kabul edilen bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmalar, hamam böceği, kene, karasinek, sivrisinek gibi böcekler, fare ve sıçan gibi kemirgenler üzerinde zararlı organizmaların hareketlerini kısıtlayan, uzaklaştıran, zararsız kılan ya da yok eden kimyasal veya biyolojik etki gösteren ürünlerdir.

İlgili Haberler:

Buğday Derneği’nden Zehirsiz Kentler Çağrısı

Belediyelere “Zehirsiz Kentler” Çağrısı

Haberlerimizden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz?

“İklim Krizinin Çözümü Yerelde Başlar”

Önceki Haber

Geri Dönüşüm Ödülleri 2021 Başvuruları Başladı

Sonraki Haber

Diğer Haberler