#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Portakal

14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı Sürdürülebilirlik Yolunda

Türkiye’de resmi kurumların doğrudan söz sahibi olmadıkları, halkın sahiplendiği ilk karnaval iddiasını taşıyan “Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı” bu yıl, 1-5 Nisan tarihlerinde, Adana’da 14. kez düzenleniyor. Biz sorduk; Nisan’da Adana’da Vakfı Karnaval Direktörü İlhami Günsel, Karnaval Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Canan Madran ve Türkiye’nin en eski kurumsal sürdürülebilirlik uzmanlarından Karnaval Sürdürülebilirlik Komitesi Üyesi Elif Özkul Gökmen yanıtladı.

 Dr. Barış DOĞRU

2013 yılından beri Adana’da Nisan ayında sivil inisiyatifle bir sokak karnavalı gerçekleştiriliyor: “Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı.” Resmi kurumların doğrudan söz sahibi olmadıkları, halkın sahiplendiği ilk karnaval iddiası var ve bu yıl 1-5 Nisan tarihlerinde, 14. kez düzenleniyor.

2024 yılında ülkemizin ilk etkinlik sürdürülebilirlik raporunu yayımlayan ve büyük bir etkiye sahip olan karnavalın sesi ne yazık ki yeterince duyulmuyor. Hem karnavalı hem de sürdürülebilirlik adına yapılan çalışmaları ekoIQ okurları için inceledik ve gönüllülerine sorduk, keyifle anlattılar.

Nisan’da Adana’da Vakfı Karnaval Direktörü İlhami Günsel, Karnaval Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Canan Madran ve Türkiye’nin en eski kurumsal sürdürülebilirlik uzmanlarından Karnaval Sürdürülebilirlik Komitesi Üyesi Elif Özkul Gökmen ile beraberiz. İlhami Bey, ilk sorum size…

adana karnaval 3

Türkiye’nin ilk sivil karnavalıyla bizi en genel hatlarıyla tanıştırır mısınız? Neden portakal çiçeği? Nasıl doğdu? Neler oluyor burada?

Baharda Adana’ya daha önce geldiniz mi? Nisan ayında hem şehrin içinde hem de etraftaki tüm portakal bahçelerinde çiçekler açar ve kokusu inanılmaz güzeldir. Aslında karnaval fikri tam da buradan çıkıyor. Karnavalımızın fikir lideri ve Karnaval Komitesi Başkanımız Ali Haydar Bozkurt’tur. Ali Bey üniversite yıllarını Adana’da geçirmiş, Adana’dan görevleri dolayısıyla ayrılmış ama gönlü hep Adana’da kalmış. Yıllar önceki dost meclislerinde hep dile getirirdi Adana için bir şeyler yapmayı… Bu öyle bir şey olmalıydı ki tüm Adanalılar sahip çıksın, ülkemizin her yerinden ve hatta yurt dışından insanlar Adana’da buluşsun, Adana’yı ve insanının misafirperverliğini tanısın, kültürel etkinlikler düzenlensin. O büyülü kokusuyla başımızı döndüren portakal ağaçlarının çiçeklerini merkeze aldığımız bir karnaval düzenleme fikri böyle ortaya çıktı. İlham olan şey “Nisan’da Adana’da…” buluşmaktı ve amaç şehri saran portakal çiçeği kokusunu sanatla, eğlenceyle ve halkın katılımıyla birlikte yaşamaktı. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve koordinasyonu Nisan’da Adana’da Vakfı tarafından yapılan “Karnaval Adanalılarındır” ve karnavaldaki tüm faaliyetler gönüllülük ilkesi ile yapılır. Bu yıl karnavalımızın 14.’sü gerçekleşiyor ve Türkiye’deki en büyük festival turizmi destinasyonlarından biri oldu. Kostümlü karnaval kortejine dünyadan ve Türkiye’den farklı ekipler, sanatçılar, kent yöneticileri, sivil toplum kurumları katılım gösteriyorlar. Kentin tüm sahnelerinde, salonlarında ve parklarında tiyatro, konser, sergi, atölye, söyleşi gibi çeşitli etkinlikler hafta boyu devam ediyor. 2025 yılındaki karnaval etkinliklerine çoklu katılım sayısı 2,8 milyon kişi oldu, 6,5 milyar TL ekonomik hacim yaratıldı. 200’ü aşkın sanat, spor ve kültür etkinliği gerçekleştirildi. Bu hacmi ile Portakal Çiçeği, Türkiye’nin ilk ve en büyük sokak karnavalı etkinliğidir.

Sürdürülebilirlik perspektifinden değerlendirildiğinde de karnaval, Adana kent ekonomisine perakendecilik, turizm ve gastronomi alanlarında yüksek etki yaratarak ekonomik; yapılan gönüllü ve halkın ürettiği sanat, spor ve kültürel etkinliklerle de büyük bir sosyal sürdürülebilirlik etkisi ortaya koyuyor.

İlhami Bey, sürdürülebilirlik konusunda da yeni bir pencere açtınız bu alanda… “Sürdürülebilir Karnaval” konseptini biraz açabilir misiniz?

Sürdürülebilirliğin çevresel boyutunu 2022 yılından beri takip etmeye ve bu boyutun kentteki yönetişimini yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’de bir ilk olarak Karnaval Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü’nü kurduk. Hedeflerimiz, etkinlikler süresince enerji, su, malzeme kullanımı ve gıda, plastik gibi katı atıkları azaltmak; organik malzeme kompostlama ve yeniden kullanım sistemlerinin ve yatırımlarının yapılması yoluyla ekolojik ayakizini küçültecek ve sosyoekonomik etkileri de artıracak faaliyetleri içeriyor.

adana karnaval 1 k

Canan Hocam, sürdürülebilirlik alanında başka ilkleri de var bildiğim kadarıyla karnavalın. İnternet sayfasına bakınca emin oldum; sürdürülebilirlik raporu hazırlanan ilk karnaval sanırım Türkiye’deki. Bu çok önemli çünkü bu tür geniş katılımlı, kitlesel katılımın olduğu organizasyonlar genelde büyük bir atık ve israf sorunu yaratıyor. Karnaval ne durumda bu anlamda?

Adana esnaf ve tüccarının birkaç aylık cirosunu bir haftada yapabildiği müthiş bir ekonomik etkinin yanı sıra yüzlerce ve pek çoğu ücretsiz kültürel faaliyet ile güçlü bir sosyal etki yaratan karnavalımızın, çevresel etkilerini de sürdürülebilirlik ekibimizle dört senedir takip ediyoruz. Bu kapsamda;

  • 2022 yılında sürdürülebilirlik için örgütlenmeye başladık,
  • Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü’nü kurduk,
  • Gönüllü uzmanlardan oluşan sürdürülebilirlik danışma kurulumuzu oluşturduk,
  • Sürdürülebilirlik Eylem Planı (SEP) yaptık,
  • Sürdürülebilirlik iş sağlığı ve güvenliği analizi yaptık,
  • SEP’i karnavalın pilot olanı olan Atatürk Parkında uygulamaya başladık.

Türkiye’nin ilk “Etkinlik Sürdürülebilirlik Raporu”nu örnek olması bakımından yayımladık. İlk kez bir karnaval/festivalin sürdürülebilirlik raporu tamamen Adanalı profesyonel sürdürülebilirlik uzmanlarının emekleriyle yayımlandı. Amacımız hem olumsuz hem olumlu etkileri ortaya koymak ve halkın, katılımcıların farkındalığını artırmak.

Canan Hocam, raporda Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ile etkinliklerin bağlantıları dikkatimi çekti. Karnavalın hangi küresel amaçlara, yerel olarak nasıl destek olduğundan bahseder misiniz?

Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, kültürel bir eğlence etkinliği olmanın ötesinde ekonomik, sosyal ve çevresel etkileriyle bir sürdürülebilirlik vizyonuna sahip ve Birleşmiş Milletler’in (BM) 17 SKA’sının dokuzuna ve bu amaçların alt hedeflerine doğrudan hizmet ediyor. Atatürk Parkı’nda yaptığımız pilot çalışmada Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar (SKA-11), Sorumlu Üretim ve Tüketim (SKA-12) ve İklim Eylemi (SKA-13) doğrudan hizmet etmek istediğimiz amaçlar.

Ekonomik hedefler olarak; yerel işletmelere stant açma imkanları sağlayarak ve işbirlikleri ile yerel ekonominin desteklenmesi, karnavalın ekonomik getirilerinin çevresel ve sosyal projelere yönlendirilmesi, park alanındaki gıdaların Adana ve çevresinden sağlanması, parkta yerel yemek atölyeleri yapılması, hızlı/hazır yemekler yerine yerel ve sağlıklı yemeklerin tercih edilmesi ile daha az atık tüketiminin önerilmesi. Katılımcı stantlarla yeşil satın alma sözleşmesi yapılması.

adana karnaval 4

Sosyal hedefler olarak; Atatürk Parkı’ndaki stantlarda kadın kotası önerilmesi ve %50 kadın çalışan oranının hedeflenmesi. Sürdürülebilirlikle ilgili eğitici atölyeler düzenleyerek katılımcıların bilinçlendirilmesini söyleyebiliriz. Günlük 50 bin ziyaretçiye afişler ve sosyal medya içerikleri ile sürdürülebilirlik davranışları aktarıyoruz. Çevresel hedeflere ulaşmanın yolu yine insandan geçtiği için “Eğitim şart” diyoruz; Atatürk Parkı’nın ana teması olan “Su, karbon, malzeme, gıda atığı vb. çevresel ayakizi” kapsamında paydaşlara eğitim sunuyoruz.

Sevgili Elif, senin sürdürülebilirlik alandaki çalışmalarına 20 yılı aşkındır şahidim. Hem mevcut çalışmaların kurumsal şirketlere göre farkını hem sürdürülebilirlik adına bu ve önümüzdeki yıllar için hedeflerinizi sorarak sohbetimizi tamamlayalım mı?

Sevgili Barış, ekoIQ için kurumsal sürdürülebilirlik ve raporlama dışında da paylaşım yapabilmek çok keyifli. Adanalı olarak, doğup büyüdüğüm şehre katkısı olan bu çalışmaların içinde bu harika ekip ile birlikte olmak ayrı bir mutluluk. Bu vesileyle şu an bu sohbette bulunamayan sevgili Özlem Tohumcu Yalçın, Jankat Günsel ve Gözde Akçiçek’e de buradan sevgilerimizi iletelim.

Etkilere genel anlamıyla baktığımızda kurumsal şirketlerden büyük bir fark yok aslında. En önemli fark her yıl değişken paydaşlarla gerçekleşen, bir günde on binlerce kişinin giriş yapıp çıktıkları etkinlik alanlarındaki etkileri ölçmek ve yönetmeye çalışmak.

Çevresel hedef ve aksiyonlarımız olarak da, stantlarda plastik şişe yerine cam şişe kullanılması, yiyecek stantlarında kullanılan tüm ürünlerin biyo-bozunur malzeme olması, tek kullanımlık plastik ürünlere yer verilmemesi, mısır nişastası bazlı alternatif ürünler, çocuk atölyelerinde geri dönüştürülebilir malzemeler, matara kullanımının teşvik edilmesi, malzeme taşıma gibi hizmetler için park içinde elektrikli motosikletler kullanılması, atık ayrıştırma yapılması, organik atıkların kompostlamasını sayabilirim. Bu yıl Adana’daki Rotary Kulüpleri ile işbirliği yaparak biyo-bozunur atık yönetimi kapsamında kompost üretimi gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Ayrıca Atatürk Parkı pilot uygulamalarını geliştirmeyi ve karbon, su ve malzeme ayakizlerini hesaplamayı da planlıyoruz. Parkta aynı hedefe yönelmiş güçlü bir sürdürülebilirlik ekibimiz bulunuyor. Toplanan verilerle 2026 Sürdürülebilirlik İlerleme Raporu yayımlamayı hedefliyoruz. Amacımız ülkemizdeki tüm büyük organizasyonlara örnek olmak.

Kamp ve Karavan Fuarı’nda da benzer yeşil uygulamaları hayata geçirmeyi planlıyoruz. Ayrıca yaptığımız uygulamaları paylaşmak ve farkındalığı artırmak için “Park Sohbetleri” düzenleyeceğiz. ekoIQ ekibini de ağırlamak isteriz. Bu bir davettir. 🙂