© Nobel Media. lll. Niklas Elmehed.

Uluslararası dayanışma ve çok taraflı işbirliği ihtiyacı her zamankinden daha belirgin. Norveç Nobel Komitesi, 2020 Nobel Barış Ödülü’nü açlıkla mücadele çabaları, çatışmalardan etkilenen bölgelerde barış koşullarını iyileştirmeye katkısı ve açlığın savaş ve anlaşmazlık silahı olarak kullanılmasını önleme çabaları için Dünya Gıda Programına (World Food Programme – WFP) vermeye karar verdi.

Haber: S. Sena Akkoç

Dünya Gıda Programı, açlıkla mücadele eden ve gıda güvenliğini teşvik eden en büyük insani yardım kuruluşu olarak 2018’de 88 ülkede akut gıda güvensizliği ve açlık kurbanı olan 100 milyona yakın insana yardım sağladı. Açlığın ortadan kaldırılması, 2015 yılında BM’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden biri olarak kabul edildi ve WFP, bu hedefi gerçekleştirmek için BM’nin birincil aracı. Ancak son yıllarda durum olumsuz bir hal aldı: 2019’da 135 milyon insan akut açlıktan zarar gördü ve bu, son yılların en yüksek sayısıydı. Açlığın artışı, çoğunlukla savaş ve silahlı çatışmalardan kaynaklandı.

Koronavirüs salgını, dünyadaki açlık kurbanlarının sayısında önemli bir artışa neden oldu. Yemen, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Nijerya, Güney Sudan ve Burkina Faso gibi ülkelerde şiddetli çatışmaların ve salgının birleşimi, açlık eşiğinde yaşayan insan sayısında çarpıcı bir artışla sonuçlandı. Dünya Gıda Programı, pandemi karşısında çabalarını yoğunlaştırarak etkileyici bir yetenek gösterdi. Organizasyonun da belirttiği gibi, “Tıbbi bir aşı bulunana kadar, kaosa karşı en iyi aşı gıda.”

Dünya Gıda Programı ve diğer gıda yardım kuruluşları talep ettikleri mali desteği almazlarsa, akıl almaz boyutlarda bir açlık krizi yaşama tehlikesiyle karşı karşıyayız.

Açlık ile silahlı çatışma arasındaki bağlantı bir kısır döngü: Açlık ve gıda güvensizliğinin gizli çatışmaların alevlenmesine ve şiddet kullanımını tetiklemesine neden olduğu gibi, savaş ve çatışma da gıda güvensizliğine ve açlığa neden olabiliyor. Savaşa ve silahlı çatışmaya son vermeden sıfır açlık hedefine asla ulaşamayacağız.

Norveç Nobel Komitesi, gıda güvenliğini artırmak için yardım sağlamanın açlığı önlemekle kalmayıp, aynı zamanda istikrar ve barış umutlarını iyileştirmeye de yardımcı olabileceğini vurguluyor. Dünya Gıda Programı, Güney Amerika, Afrika ve Asya’da öncü projeler aracılığıyla ve insani yardım çalışmalarıyla barış çabalarını birleştirmede başı çekiyor.

Dünya Gıda Programı, Mayıs 2018’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilk kez çatışma ve açlık arasındaki bağlantıyı açıkça ele alan 2417 sayılı kararı oybirliğiyle kabul etmesiyle sonuçlanan diplomatik sürecin aktif bir katılımcısıydı. Güvenlik Konseyi ayrıca, BM Üye Devletlerinin, ihtiyacı olanlara gıda yardımı ulaştırılmasına yardım etme yükümlülüğünün altını çizdi ve açlığın bir savaş yöntemi olarak kullanılmasını kınadı.

Norveç Nobel Komitesi, bu yılki ödül ile dünyanın gözlerini açlık çeken veya açlık tehdidi ile karşı karşıya kalan milyonlarca insana çevirmek istiyor. Dünya Gıda Programı, gıda güvenliğini bir barış aracı haline getirme konusunda çok taraflı işbirliğinde kilit bir rol oynuyor ve açlığın bir savaş ve çatışma silahı olarak kullanılmasıyla mücadele için BM Üye Devletlerini harekete geçirmeye yönelik güçlü bir katkı sağladı. Örgüt, Alfred Nobel’in vasiyetinde atıfta bulunduğu gibi, ulusların kardeşliğinin ilerletilmesine her gün katkıda bulunuyor. BM’nin en büyük uzman kuruluşu olan Dünya Gıda Programı, Nobel Barış Ödülü’nün tanıtmayı amaçladığı barış kongrelerinin modern bir versiyonu.

Dünya Gıda Programı’nın insanlığın yararına çalışması, tüm dünya uluslarının destekleyebilmesi ve desteklemesi gereken bir çaba.

Sürdürülebilir Gelecek Yarışması Kazananları Belli Oldu!

Önceki Haber

Pandemi Sonrası Kentlerde Değişen Ulaşım ve Alternatif Çözüm Arayışları

Sonraki Haber

Diğer Haberler