- Türkiye'nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi
Ekonomi

Yeşil Badana ve Kirli Dünyası

Yeşil Badana

Devletlerin yeşil badana yapan şirketler ile mücadelesinin sorgulandığı günlerden geçiyoruz…

YAZI: Patrick TEMPLE-WEST ÇEVİRİ: S. Sena AKKOÇ

Yeşil olduklarını iddia eden kurumlara yönelik denetimler artırılıyor: Bambu içerikli olduğuna dair hakkında şüpheli iddialar bulunan ürünlerden göründüğünden farklı amaçlara hizmet eden iklim fonlarına kadar pek çok konu mercek altında! Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (Environment, Social and Governance – ESG) İlkeleri doğrultusunda yapılan yatırımların popülerliği artarken dünyanın dört bir yanındaki finans bekçileri (Yapılanların usulüne uygun olup olmadığını denetleyenler) “yeşil badanayı” hedef alıyor.

Araştırma şirketi Morningstar’a göre yılın ilk üç ayında sürdürülebilir fonlarda tutulan varlıklar, dünyada %4 oranında düşüş gösterdi. Böylelikle dünyadaki sürdürülebilir fonlar, %6’lık bir düşüş gösteren ABD pazarından daha dayanıklı olduğunu kanıtladı.

Yine de yatırımcılar ayırdıkları bütçelerin karşılığını alamadıklarını düşünüyor olabilir. Bazı pazarlarda (Katı etiketleme kuralları bulunan organik gıdalar gibi) hangi ekolojik taahhütlerin kabul edilebilir olduğuna yönelik kurallar daha net olsa da ESG fonları için durum pek belirgin görünmüyor. Mevcut durum, yatırımcıların ve fonlardan yararlanmak isteyen bazı fon yöneticilerinin ESG bilgilerini abartmalarına olanak sağlasa da finansal düzenlemeler fırsatçıları engelliyor.

Mart ayında Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu (Asic) Başkanı Joe Longo, ajanslarının yeşil ürünler sunan fon yöneticilerinin yeşil faaliyetlerine yönelik iddialarının doğruluğunu kontrol ettiklerini söyledi. Şirketlerin yönetim ilkeleri, işletmelerin çevreye yönelik açıklamaları ve yeşil ürün tanıtımlarının kurumsal uygulamaları doğru bir şekilde yansıtıp yansıtmadığı gibi kriterleri de değerlendirdiklerini belirten Longo, gözlerinin yeşil badananın üzerinde olduğunu dile getirdi.

Yeşil Badana Tehlikesi

Singapur da uygulamaların ve gerçekleştirilenlerin ne derece uyumlu olduğunu araştırıyor; yatırım fonlarının adlarını, tanıtımlarını ve açıklamalarını içeren ESG gereklilikleri geliştiriyor.

Singapur Para Otoritesi İcra Direktörü Tan Keng Heng, Ocak ayında yaptığı bir açıklamada “Varlık yöneticilerinden müzakereyi yürütmelerini ve sürdürülebilirlik taahhütlerinin sahadaki gerçeklere ve uygulamalara yansıtılmasını sağlamalarını bekliyoruz” dedi ve ekledi: “Yeşil badana, bugüne kadarki çabalarımız için gerçek bir tehlike oluşturuyor.”

Diğer düzenleyici kurumlar ise şirketleri denetlerken yeşil badana üzerine inşa edilmiş mevcut kuralları baz alıyor. Örneğin, Birleşik Krallık’ın Reklam Standartları Kurumu’nun bir tasarısı, HSBC’nin yeşil başarılarından bahsettiği reklamlar hakkında uyarıda bulunulmasını önerdi.

Geçtiğimiz yıl İngiltere’de otobüs duraklarına verilen bu reklamlar, banka müşterilerinin net sıfır girişimlerini finanse ettiklerini ve karbon yakalamak için birçok ağaç dikildiğini iddia ediyordu.

Kurumun taslak önerisi, reklamın insanları “şirketin genel olarak olumlu bir çevresel katkı” yaptığına inandıracağını söyledi. Oysaki HSBC, büyük karbon ayakizine sahip birçok şirkete finansman sağlıyor.

Gelecek Davaların Habercisi: Vale

Geçen ay Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Brezilya merkezli maden şirketi Vale’ye 2019’da Brumadinho Barajı’nın çöküşünden önce yanlış ve yanıltıcı iddialarda bulunması gerekçesiyle dava açtı. Kurum, Vale’nin ESG açıklamaları üzerinden yatırımcıları ve halkı yanlış yönlendirdiğini söyledi. Yasal mücadele hâlâ devam ediyor.

Vale Davası, gelecek davaların da habercisi olabilir. SEC, iklim riski açıklamalarındaki önemli bilgi boşluklarını ve yanlış beyanları araştırmak üzere bir ekip oluşturdu.

Hukuk firması Mayer Brown’ın ortaklarından eski bir SEC çalışanı olan Christina Thomas, ekibin yalnızca halka açık şirketlere odaklanmayıp yatırım danışmanlarını da incelediğini söyledi.

“Sütün Yağsız Olup Olmadığını Anlamak Kolay”

SEC Başkanı Gary Gensler ise denetimcilerinin, yatırımlara “yeşil” veya “sürdürülebilir” gibi terimleri içeren fonlara bu tanımları açıklayan kurallar getirilmesi konusunda çalıştıklarını açıkladı.

Gensler, ESG için “Şu an varlık yöneticilerinin elinde, bazı terimlerin ne anlama geldiği ve hangi kriterlerin kullanılabileceği konusunda çok geniş bir yelpaze var. Sütün yağsız olup olmadığını anlamak kolay. Ancak bir fonun gerçekten söylendiği gibi olup olmadığını anlamayı kolaylaştırmanın da zamanı geldi” dedi.

Geçtiğimiz ay Federal Ticaret Komisyonu, Walmart ve Kohl’s gibi perakendecileri bambudan yapıldığı iddia edilen “suni ipek” teksil ürünlerini pazarladıkları iddiasıyla para cezasına çarptırmıştı. Her iki şirket de “bambu” tekstilleriyle çevre dostu olduklarını söylemekle suçlandı.

Atlantik genelinde ise Avrupa Birliği (AB), hem sürdürülebilir projelere yatırımı teşvik etmek hem de yeşil badana riskini azaltmak amacıyla yeşil tahvillere getirilecek standartlar üzerine çalışıyor. Tahvil denetiminde kilit rol oynayacak olan Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Kurumu, 2022-2024 yıllarında yeşil badana ile mücadelenin kendileri için bir öncelik olduğunu dile getirdi.

Açıklamadan bu yana Birleşik Krallık Mali Davranış Otoritesi’nin de dahil olduğu Madrid merkezli Uluslararası Menkul Kıymet Komisyonları Örgütü de yeşil badana ile mücadele taahhüdünde bulundu.

İspanya Ulusal Menkul Kıymetler Komisyonu’nun Başkanı Rodrigo Buenaventura, “İyi uygulamaları teşvik etmek ve yeşil badanayla mücadele etmek için menkul kıymetler sektöründeki herkese ihtiyacımız var. Sürdürülebilir olarak tanıtılan yatırım ürünlerinin gerçekten sürdürülebilir olabilmesi için davranış standartları ile bir güven inşa etmemiz çok önemli” diyerek gelecekteki yol haritasına dair ışık tuttu.

Yazının aslına buradan ulaşabilirsiniz.

About Post Author