Her yıl 15 Haziran tarihi “Dünya Rüzgar Günü” olarak kabul ediliyor. Temiz ve maliyeti daha düşük olması nedeniyle küresel çapta rüzgar enerjisine ilgi artmaya devam ederken, 2024 yılında rekor kırılarak toplamda 117GW’lık kurulum yapıldı. Ancak dünya hâlâ rüzgar enerjisine yönelik 2030 hedefinin uzağında…
Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope), 2007 yılında ilk kez rüzgar günü adıyla bir etkinlik düzenledi. Birlik 2009 yılında ise Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi ile işbirliğine giderek 15 Haziran tarihini “Dünya Rüzgar Günü” adlı bir küresel etkinlik haline getirdi.
Rüzgarın Dünyayı Değiştirme Gücü
Dünya Rüzgar Günü, rüzgar enerjisinin enerji sistemlerini yeniden şekillendirme, ekonomileri karbonsuzlaştırma ve dolayısıyla da dünyayı değiştirme gücüne vurgu yaparak rüzgarın sürdürülebilir kalkınma açısından ne kadar önemli bir yenilenebilir enerji kaynağı olduğunu vurgulamayı amaçlıyor.
Rüzgar, hiçbir zaman tükenmeme özelliğiyle sürdürülebilirlik ve maliyet açısından uygun bir enerji kaynağı. Yanı sıra fosil yakıtlara bağlı olmamasıyla da temiz bir enerji kaynağı. Üstelik rüzgar enerjisine yatırım yapmak, fosil yakıt ithalatına daha az harcama yapılması ve karbon emisyonlarının azaltılması anlamına da geliyor. Dolayısıyla rüzgar enerjisinin günlük yaşamda ve sanayide kullanımının teşvik edilmesi önemli bir fırsat anlamına geliyor.
Bununla birlikte rüzgar enerjisi toplumsal refaha da katkı sunuyor. Örneğin rüzgar enerjisi her yıl Avrupa ekonomisine 52 milyar euro katkı sağlarken, Avrupa’da 250’den fazla fabrikada 370 bin kişi rüzgar enerjisi sektöründe çalışıyor.
Mevcut İlerleme 2030 Hedefleri Açısından Yetersiz
Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, rüzgar enerjisi şu anda dünya elektrik tüketiminin yaklaşık %5’ini karşılarken bu oranın 2030 yılına kadar dünya elektrik talebinin %9’una ve Avrupa’nın elektrik talebinin de %24’ünden fazlasına ulaşması bekleniyor.
Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi’nin hazırladığı 2025 Küresel Rüzgar Durumu adlı rapora göre, 2024 yılında rekor kırılarak toplamda 117GW’lık kurulum yapıldı. Yeni kurulumlarla rüzgar enerjisinin yeni coğrafyalara yayılımına dikkat çeken rapor yine de kurulum miktarındaki mevcut ivmenin yetersiz olduğunu ifade ediyor. Rüzgar enerjisinin tüm faydalarının sağlanabilmesi ve COP28’de alınan 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkararak 320GW’lık kurulum hedefiyle uyumlu olunabilmesi için rüzgar enerjisi kurulumlarının daha hızla artması gerektiği belirtiliyor.
Raporda bunu başarmak için izlenmesi gereken yol haritasında, talep güvencesi oluşturmak, yatırım risklerini azaltmak, sanayileşmeyi ölçeklendirmek, altyapıyı modernize etmek ve kazanç paylaşımı ile yerel sahiplik gibi modellerle topluluklara fayda sağlayan bir anlayışın benimsenmesi gerektiği belirtiliyor. Yine aynı raporda, elektrik şebekelerinin ve tedarik zincirlerinin modernizasyonunun talebe ayak uydurmak için kritik önem taşıdığı aktarılıyor.
Türkiye’de Yatırımlar Artıyor
Rüzgar enerjisine yönelik yatırımlar Türkiye’de de her yıl artış gösteriyor. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği’ne (TÜREB) göre, 2025 yılında Türkiye’de rüzgara yönelik yatırım miktarının 1,5 milyar doları aşması ve yaklaşık 1,5GW yeni kapasite eklenmesi bekleniyor.
Türkiye’de ortalama her biri 10’dan fazla türbine sahip yaklaşık 380 rüzgar santralı bulunurken, bu yılın başında Türkiye’nin ilk belediyeye ait rüzgar santralı, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından Kayseri’nin İncesu ilçesinde kuruldu. Üç türbinden oluşan tesis, tramvay ve elektrikli otobüslerin enerji ihtiyacını karşılamak için inşa edildi. 21 MW kapasiteli santral, yılda 60 GWh elektrik üretecek.








