Bu yıl 6 Kasım tarihine denk gelen “Uluslararası İklim Eylemi Günü” kapsamında dünyanın hemen her yerinde iklim değişikliğine karşı eyleme geçme çağrıları yapılacak. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın tümüyle doğrudan bağlantılı olan iklim eylemi hızlanmadığı takdirde iklim değişikliğinin gezegenimiz açsından sonuçları çok daha yıkıcı olacak gibi görünüyor.
Tüm uyarılara ve çabalara karşın iklim değişikliğinin sonuçları küresel ölçekte her gün daha fazla hissediliyor. Öyle ki günümüzde aşırı çevresel olaylar nedeniyle evlerini terk eden insanların sayısı, savaş veya çatışmalar nedeniyle yerinden olanların neredeyse üç katı daha fazla durumda.
Bu gerçeklikten yola çıkılarak 2009 yılında Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı’nın (COP15) öncesinde, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak amacıyla “Uluslararası İklim Eylemi Günü” başlatıldı. Bu yıl 6 Kasım tarihine denk gelen gün kapsamında, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda toplumu harekete geçirmek ve hükümetleri daha etkili politikalar benimsemeye teşvik etmek amaçlanıyor.
Uluslararası İklim Eylemi Günü kapsamında ayrıca her yıl dünya genelinde gençleri ve öğrencileri sürdürülebilirlik ve iklim eylemi konusunda harekete geçirmeyi amaçlayan önemli bir STK olan Take Action Global tarafından canlı, çevrimiçi bir etkinlik düzenleniyor. Söz konusu etkinliğe 170’ten fazla ülkeden 5 milyondan fazla kişi katılıyor. Herkese açık ve ücretsiz olan bu etkinliğe her yıl dünya liderleri, iklim bilimciler, genç aktivistler, sanatçılar ve performansçılar dahil olurken etkinlikte öğrenciler ve öğretmenler, konuşmacılara sorular yöneltiyor ve iklim değişikliğine yönelik çözüm fikirlerini paylaşıyor.
1,5 Derece Hedefi Başarısız Oldu
İklim eylemi, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA’lar) en önemli maddelerinden birini oluştururken bir yandan da diğer 16 maddeyle de doğrudan bağlantılı. Yüzey sıcaklıkları yeni ısı rekorları kırarken, deniz seviyesi alarm verici hızla yükselirken, buzullar dünya genelinde geri çekilirken, okyanuslar her zamankinden daha asidik bir hal alırken ve iklim değişikliği kaynaklı doğal afetlerin büyüklükleri ve sıklıkları artarken, acil eylem öne çıkıyor.
Bu bağlamda bugüne kadar en önemli küresel çaba ise Paris Anlaşması sonrasında gelişti. Bu anlaşmayı imzalayan ülkeler, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için ülkeler, küresel sıcaklık artışını sanayi çağı öncesine göre 1,5 derece civarında sınırlamayı kabul etmişti.
Ancak aradan geçen 10 yıl içinde bu hedefe dair tren kaçmış gibi görünüyor. Bu ay içinde Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenecek COP30 zirvesi öncesinde konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, insanlığın küresel ısınmayı 1,5 derece ile sınırlama hedefinde başarısız olduğunu kabul etti ve bunun dünya için yıkıcı sonuçları olacağını ifade etti.
Yükselen Sıcaklıklar Dakikada Bir Can Alıyor
University College London liderliğinde, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) işbirliğiyle hazırlanan ve bugüne kadar yapılan en kapsamlı rapor olarak tanımlanan Lancet Countdown on Health and Climate Change 2025 adlı rapor da durumu gözler önüne seriyor. Çalışma, Donald Trump gibi liderlerin iklim politikalarını iptal etmesi ve petrol şirketlerinin yeni rezervleri sömürmeye devam etmesiyle birlikte sağlık üzerindeki tahribatın daha da kötüleşeceğine dikkat çekti.
İklim eylemindeki başarısızlık nedeniyle her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan rapor, yükselen küresel ısının artık dünya genelinde her dakikada bir kişinin ölümüne neden olduğunu ortaya koydu. Ayrıca rapora göre, artan ısıya bağlı ölümlerin oranı 1990’lardan bu yana %23 artış gösterdi. 2012 ile 2021 yılları arasında ise yılda ortalama 546 bin kişi sıcaktan hayatını kaybetti. Yanı sıra on dört yılda ortalama bir kişi her yıl 19 gün boyunca yaşamı tehdit eden sıcaklıklara maruz kaldı. Oysa rapora göre bu günlerin 16’sı, insan kaynaklı küresel ısınma olmasaydı yaşanmayacaktı.








