Yeni bir çalışma, Türkiye’nin geliştirdiği enerji vizyonunun önemli bir parçası olan denizüstü rüzgar yolculuğunda lojistiğin stratejik rolünü öne çıkarıyor. Çalışma; limanlardan üretim hatlarına, tedarik zincirinden operasyonel planlama ve dijitalleşmeye kadar uzanan çok katmanlı yapının nasıl entegre yönetilebileceğine dair kavramsal çerçeve sunuyor.
Türkiye’de açık deniz rüzgar enerjisinin lojistik boyutunu kapsamlı bir çerçevede ele alan ilk akademik çalışma, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Diane Arcas Göçmez tarafından Middlesex University MBA programı kapsamında hazırlandı. Kavramsaldan Uygulamaya: Gelişmekte Olan Açık Deniz Rüzgar Pazarları için Talep Odaklı Lojistik Hizmet Modeli Tasarımı – Türkiye Örneği başlıklı MBA tezi, Türkiye’nin açık deniz rüzgar ekosistemini lojistik açıdan sistematik bir bakışla inceliyor. Ülkenin gelişmiş imalat kabiliyeti, güçlü rüzgar enerjisi birikimi ve stratejik konumu, çalışmanın üzerine oturduğu temel taşları oluşturuyor. Tez, kuramsal temelden hareketle gelişmekte olan açık deniz rüzgar sektörünü lojistik perspektiften ele alıyor.

Kurulum Fazı Lojistik Perspektifinden İncelendi
Tezde, açık deniz rüzgar projelerinin en kritik aşamalarından biri olan kurulum fazı, lojistik perspektifinden detaylı biçimde inceleniyor. Türkiye’nin rüzgar enerjisi bileşenlerinde gelişmiş üretim kapasitesi, gemi inşa geleneği ve bazı limanların üretim merkezlerine yakınlığı, bu alanda güçlü bir temel oluşturuyor. Aynı zamanda açık deniz projelerinde öne çıkan çok‑katmanlı operasyon yapısı, taşımadan kurulum planlamasına kadar geniş bir koordinasyon ihtiyacını beraberinde getiriyor. Çalışma, bu yapıyı Türkiye’nin büyüyen enerji vizyonu ile uyumlu bir evrim süreci olarak ele alıyor.
Tez, global projelerde proje geliştiricilerinin, orijinal ekipman üreticilerinin, kamu hizmeti şirketlerinin ve mühendislik-tedarik-inşaat-montaj yüklenicilerinin lojistikten beklediği kriterleri analiz ediyor. Bu kapsamda tasarım ve ön mühendislik aşamasında lojistik katkısı, yük optimizasyonu, ağır kaldırma operasyonları, dijital planlama altyapısı ve uçtan uca koordinasyon gibi başlıklar öne çıkıyor.
Türkiye’nin Mevcut Gücü Beklentileri Karşılayacak Potansiyelde
Çalışma, Türkiye’nin mevcut gücünün bu beklentileri karşılayacak potansiyele sahip olduğunu; sektörün doğal gelişim süreci içinde bu yeterliliklerin giderek daha fazla önem kazanacağını aktarıyor.
Türkiye’nin geliştirdiği enerji vizyonunun önemli bir parçası olan denizüstü rüzgar yolculuğunda lojistiğin stratejik rolünü öne çıkaran çalışma; limanlardan üretim hatlarına, tedarik zincirinden operasyonel planlama ve dijitalleşmeye kadar uzanan çok katmanlı yapının nasıl entegre yönetilebileceğine dair kavramsal çerçeve sunuyor. Çalışma, mevcut sanayi kapasitesi üzerine inşa edilmesi gereken kurumsal koordinasyon ve entegrasyon yapısını sistematik biçimde ortaya koyuyor.








