#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Meralar

Meralar Çoklu Baskı Altında: Milyonlarca Çoban İşsiz Kalabilir!

Dünya kara yüzeyinin yaklaşık yarısını kaplayan, karbon depolama ve su düzenleme gibi önemli ekosistem hizmetleri sunan ve kırsalda yaşayan milyonlarca insanın geçim kaynağını oluşturan meralar çoklu baskı altında. Kuraklık, sel, iklim değişikliği, toprak bozulması, hayvan hastalıkları ve farklı arazi kullanımı gibi faktörler nedeniyle meralar üzerindeki baskı arttıkça bu durum, çobanların yaşam biçimlerini ve hayvancılık faaliyetlerini de tehlikeye atıyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), meraların ve çobanların sürdürülebilir gıda üretimi, ekosistemlerin korunması ile iklim değişikliğinin azaltımı ve uyumundaki hayati rolüne dikkat çekmek amacıyla 2026 yılını Mera ve Çobanlar Yılı ilan etti. AA’da yer alan habere göre, çayır ve savanlardan çöller ve dağlık alanlara kadar uzanan meralar, dünya kara yüzeyinin yaklaşık yarısını kaplıyor ve karbon depolama ve su düzenleme gibi önemli ekosistem hizmetleri sunuyor.

Kırsalda yaşayan milyonlarca insanın geçim kaynağını oluşturan bu alanlar, çobanlar sayesinde hem gıda güvenliğine katkı sağlıyor hem de ekosistemler ve yerel kültürel mirasın korunmasına destek oluyor. Ancak kuraklık, sel, iklim değişikliği, toprak bozulması, hayvan hastalıkları ve farklı arazi kullanımı gibi faktörler, bu alanlar için baskı unsuru oluşturuyor. Bu durum, çobanların hayvanlarını otlatmak için hareket etmelerini zorlaştırırken yaşam biçimlerini de tehdit ediyor.

Mera ve Çayırların Varlığı Tehlikede

Potsdam İklim Etkileri Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan araştırmaya göre iklim değişikliği, dünyanın mera ve çayır varlığını tehdit ederek özellikle hayvancılık faaliyetlerinin geleceğini tehlikeye atıyor.

Araştırmacılar, sıcaklık, yağış, nem ve rüzgar gibi iklim faktörlerindeki değişimlerin dünya genelindeki mera temelli otlatma sistemlerini nasıl etkileyeceğini inceledi. Sığır, keçi ve koyun yetiştiriciliği üzerine odaklanan çalışmada nüfus ve hayvan sayısındaki artış da dikkate alındı.

Sonuçlara göre bazı bölgelerde yağış ve koşulların iyileşmesiyle mera alanları artsa da dünya genelinde ortalama olarak ciddi azalma bekleniyor. Otlatma için uygun iklim koşullarına sahip alanların %36 ila %50’sinin 2100 yılına kadar elverişliliğini yitirmesi, %16 ila %23 arasındaki alanın ise otlatmaya uygun hale geleceği öngörülüyor. Bu durumun, geçimini hayvancılıkla sağlayan 110 ila 140 milyon kişiyi olumsuz etkileyeceği, büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısının da 1,4 milyar ila 1,6 milyar azalacağı tahmin ediliyor.

En Fazla Avrupa Kıtası Etkilenecek

Ortaya çıkacak olumsuz tablonun en fazla Avrupa kıtasını etkilemesi bekleniyor. Projeksiyonlara göre Avrupa %87 ila 95, Okyanusya %37 ila 66, Afrika %16 ila 65, Güney Amerika ise %34 ila 50 mera kaybı yaşayacak.

Afrika’da hayvanların otladığı alanların güney enlemlere doğru kayması beklenirken özellikle hayvancılık için önemli olan Sahel ve Kongo Havzası’nın aşırı sıcaklar sebebiyle artık otlatmaya uygun olmayacağı tahmin ediliyor. Bu da kıta genelinde hayvanların otlayabileceği alanların ciddi şekilde azalacağı anlamına geliyor.

Uzmanlar, Güney Amerika’da da hayvanların otlayabileceği alanların güneye kayacağını, orta enlemlerde otlatma alanlarının azalacağını ve en güneyde yeni uygun alanların oluşacağını düşünüyor. Uzmanlar, Kuzey Amerika’da ise mera kaybı yaşanmayacağı görüşünde.

Alansal olarak mera kaybı beklenmeyen Asya’da otlatma alanlarının doğudan batıya ve yüksek dağlık bölgelere doğru kayacağı tahmin ediliyor. Kıtada gelecekte otlatma alanlarının Kazakistan ve İran’da yoğunlaşacağı ve Orta Asya bozkırları, Altay Dağları, Tian Shan, Moğolistan bozkırları ile Kuzey Çin ovalarının daha uygun hale geleceği öngörülüyor.

Okyanusya’da otlatma alanlarının kıyılara doğru kayması, Orta Avustralya ovalarının yüksek sıcaklık ve düşük nem nedeniyle iç bölge otlaklarının çoğunu kaybetmesi bekleniyor.

Farklı Coğrafyalarda Eşit Olmayan Yükler

Çalışmaya göre bu otlakların kaybı, farklı coğrafyalarda yaşayanların üzerinde eşit olmayan yükler oluşturacak. Bu durumdan olumsuz etkilenmesi beklenenlerin %85’i orta ve düşük gelirli, %71’i cinsiyet eşitsizliğinin orta ve çok yüksek olduğu, %87’si siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan yüksek riskli, kırılgan ve %51’i ciddi, alarm verici veya aşırı alarm verici açlık seviyesine sahip ülkelerde yaşıyor olacak.

Olumsuz etkileneceği tahmin edilen yaklaşık 130 milyon kişiden %39’u ciddi açlık yaşayan Afganistan, Kenya, Etiyopya gibi ülkelerde, %7’si Somali ve Yemen gibi aşırı alarm verici açlık yaşayan ülkelerde, ortalama %5’i Çad ve Güney Sudan gibi alarm verici açlık yaşayan ülkelerde bulunacak.

“Etkili Politikalar, Mevcut Gidişatı Hafifletebilir”

Araştırmanın yazarlarından Almanya Merkezli Araştırma Enstitüsü Bauhaus Earth’ün kıdemli araştırmacısı Chaohui Li, geliştirilebilecek etkili politikaların mevcut gidişatın hafifletilmesinde kilit rol oynadığını söyledi.

Atılacak adımların yalnızca kırsaldaki hayvancılık faaliyetlerini korumaya odaklanmak yerine, insanların geçim kaynaklarını dönüştürmelerine aktif destek sunması gerektiğini ifade eden Li, şu değerlendirmede bulundu: “Otlatma için uygun iklim koşullarının daralacağı ya da tamamen ortadan kalkacağı öngörülen bölgelerde ekonomik ve sosyal sorunları azaltmak için güçlü uluslararası işbirliği, iklime uyumlu hayvancılık sistemleri ve daha sağlam sosyal destek mekanizmalarının oluşturulması büyük önem taşıyor.”