İklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip olan ormanlar, sürdürülebilir bir şekilde yönetildiğinde, yenilenebilir ham madde kaynağı olma özelliğiyle doğanın kendini yenileyebileceği bir ekonomi inşa etmeye de yardımcı oluyor. Ormanlar giderek biyo-ekonominin kalbinde yer almaya başlarken, Uluslararası Ormanlar Günü’nün bu yılki teması da “Ormanlar ve Ekonomiler” olarak belirlendi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 2012 yılında, dünyanın karasal alanlarının %31’ini kaplayarak gezegenimizde yaşam için temel bir öneme sahip olan ormanlar hakkında farkındalığı artırmak amacıyla 21 Mart tarihini “Uluslararası Ormanlar Günü” olarak kabul etti.
Dünyadaki kara hayvanlarıyla bitki türlerinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapan ormanlar, milyonlarca insan için doğrudan gelir ve barınma kaynağı olmanın yanı sıra 2,4 milyar insan için de ısınma ve yemek pişirme enerjisi sağlıyor.
İklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip olan ormanlar, havadaki karbondioksidi emiyor, toprak ve bitki örtüsünde küresel karbon stokunun yarısından fazlasını depoluyor ve yağışları da düzenliyor. Yanı sıra ormanlar, sürdürülebilir bir şekilde yönetildiğinde, yenilenebilir ham madde kaynağı olma özelliğiyle doğanın kendini yenileyebileceği bir ekonomi inşa etmeye de yardımcı oluyor.
Ormanlar Doğa Temelli Alternatif Ürünler Sunuyor
Uluslararası Ormanlar Günü’nün 2026 teması olarak “Ormanlar ve Ekonomiler” başlığı belirlendi. Temayla, ormanların ekonomik refah sağlama kapasitesine ve bu konudaki hayati rolüne vurgu yapılıyor. Nitekim bu roller, sadece orman ürünlerinden gelir ve iş imkanları sağlamak ya da yenilenebilir ham maddeler ve gıda ticareti ile sınırlı değil. Ormanlar ayrıca aile ve topluluk tarımını desteklerken, tarımsal verimliliği artırmaya ve sağlıklı su havzalarını da korumaya yardımcı oluyor.
Öte yandan birçok ülke sürdürülebilir biyolojik ekonomiye geçiş arayışındayken, orman ürünleri karbon yoğun malzemelere doğa temelli alternatifler sunarak yeni ekonomik fırsatlar yaratıyor. Dolayısıyla 2026 teması hem bugün hem de gelecek nesilleri kapsayarak, sağlıklı ekonomiler için ormanların vazgeçilmezliğine de vurgu yapıyor.
Orman Dışı Ürünlerin Potansiyeli Yüksek
Ormanların ekonomiyle ilişkisi kendi kadar çok boyutlu. Su, iklim ve toprakla ilgili hayati ekosistem hizmetlerinden ekoturizm, enerji temini ve ham maddelere kadar, ormanlar küresel ekonomiye trilyonlarca dolar katkı sağlıyor ve dünya çapında milyonlarca iş imkanını destekliyor. Günümüzde dünyanın toplam GSYİH’sinin yarısından fazlası olan ve tahminen 44 trilyon ABD dolarına tekabül eden kısmı ormanlar da dahil olmak üzere doğal kaynaklara bağımlı durumda.
Son yıllarda giderek popülerleşen biyo-ekonominin kalbinde de ormanlar yer alıyor. Özellikle ahşap ve bambu; çelik, beton ve plastik gibi karbon yoğun malzemelere kıyasla yenilenebilir alternatifler olarak daha çok kullanılmaya başlandı. Her yıl yaklaşık 4 milyar metreküp odun üretiliyor ve nüfus arttıkça, karbon yoğun ürünlerin yerine yenilenebilir ürünler konulmasıyla bu talebin artması bekleniyor.
Ormanlardan elde edilen ancak odun, kereste veya yakacak odun dışında kalan gıda, ilaç, süs bitkileri ve yemler gibi tüm ürünleri ifade eden orman dışı ürünler de ekonomiye büyük katkı sunuyor. Bu ürünler yılda en az 9,41 milyar ABD doları değerinde ve çok yüksek bir büyüme potansiyeline sahip.








