136 yıldır kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde bir açıklama yapan Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu, “Demokrasinin önünde kimler duruyor?” sorusunu sorarak milyarderler, aşırı sağ siyasi güçler ve otoriter liderlerden oluşan küresel bir ittifakın gücünü 2026’da daha da güçlendirdiğini hatırlatıyor. Yanı sıra dünya çapında demokrasiden yana umutların azaldığı son yıllarda demokrasi için mücadelenin önemini vurguluyor.
Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü, daha yaygın kullanımıyla 1 Mayıs İşçi Bayramı, bu yıl tüm dünyada 136. kez kutlanacak. Küresel çapta işçilerin mücadelelerini koordine etmek amacıyla toplanan 2. Enternasyonal, 136 yıl önce 1 Mayıs tarihini Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak kabul etti.
O günden bu güne işçiler çalışma koşullarına ve haklarına yönelik farkındalığı artırmak ve politika yapıcılara seslenmek amacıyla tüm dünyada 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı farklı platformlar, etkinliklerle ve temalarla kutluyor.
Küresel anlamda ise merkezi Brüksel’de bulunan ve dünya genelinde 150’den fazla ülkede 300 milyondan fazla işçiyi temsil eden sendikaların çatı örgütü konumundaki Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) işçilerin haklarını uluslararası düzeyde savunma çabasıyla 1 Mayıs İşçi Bayramı’na yönelik olarak her yıl bazı temaları öne çıkarıyor.
Küresel Bir İttifak Demokrasiye Zarar veriyor
ITUC, 2026 1 Mayıs’ı öncesinde yaptığı açıklamada, demokrasi meselesine vurgu yapıyor. Açıklamada, özellikle aşırı sağ siyasi güçlerin, milyarderlerin ve otoriter liderlerin oluşturduğu küresel bir ittifakın, işçilere, sendikalara ve demokratik kurumlara karşı koordineli bir saldırı yürüttüklerine dikkat çekiliyor. Nitekim ITUC, 2024 yılında küresel seçimlerin yaşandığı tarihi bir yılın başlangıcında “Demokrasi için” kampanyasını başlatmıştı.
ITUC 2025 yılı içinde de çok fazla seçmenin demokrasiden umudunu kaybettiğinin altını çiziyor. “Demokrasinin önünde kimler duruyor?” sorusunu soran ITUC, milyarderler, aşırı sağ siyasi güçler ve otoriter liderlerden oluşan küresel bir ittifakın gücünü 2026’da daha da güçlendirdiğini hatırlatıyor.
Söz konusu ittifaka ait güçlerin uyguladıkları taktiklerin ülkeden ülkeye değişse de ortak bir planı izlediğini belirten açıklamada, bu güçlerin halihazırda sendika programlarını zayıflatmak, Uluslararası Çalışma Örgütü, Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü ve uluslararası finans kuruluşları düzeyinde ilerlemeyi engellemek ve kazanılmış hakları geri almak için çalıştıkları vurgulanıyor.
Tam da bu yüzden 2026 için odak noktasını evrensel bir sorumluluk olarak “Demokrasi için Mücadele” olarak kabul ediyor. Açıklamada bu mücadele soyut bir fikir mücadelesinin ötesinde, işçilerin hakları, güvenliği, geçim kaynakları ve dayanışma gibi en temel çıkarları için mücadele olduğu ve bunun demokrasi adına da mücadele anlamına geldiğinin altı çiziliyor.








