#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Adalet

Adalet, Milyonlarca Kadın ve Kız Çocuğu için Uzak Bir Hayal

Açılış töreninde konuşmacılar arasında Malala Yousafzai vardı. Pakistan’da kız çocuklarının okula gitmesini yasaklayan Taliban’a karşı mücadele etti ve bu uğurda, 15 yaşındayken Taliban tarafından başından vuruldu. Uzun yıllar umut ve ilhamın sesi olan Yousafzai, yaptığı konuşmada bu kez acıyı ve adaleti öne çıkardı. İran’da ve Gazze’de çocukların hedef alınmalarını; kız çocuklarının eğitimi ve kadın haklarındaki eşitsizliklere dikkat çekerek, dünyayı harekete geçmeye çağırdı.

Sibel BÜLAY, [email protected]

70. BM Kadının Statüsü Komisyonu Toplantısı Açılış Töreni

70. Kadının Statüsü Komisyonu toplantısı, 9 Mart günü, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde (New York) başladı. 9-19 Mart tarihleri arasında yapılacak toplantıya dünyanın tüm bölgelerinden üye devletlerin temsilcileri, BM kuruluşları ve sivil toplum örgütleri katılıyor. 70. Komisyon toplantısının teması şöyle: “Tüm kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin sağlanması ve güçlendirilmesi; kapsayıcı ve eşitlikçi hukuk sistemlerinin teşvik edilmesi; ayrımcı yasa, politika ve uygulamaların ortadan kaldırılması ve yapısal engellerin ele alınması.”

Untitled 4

Yousafzai: Bu Zulümlerin Bir Sonraki Nesil için Tekrar Yaşanmasını Önleyebiliriz”

Açılış töreninde konuşmacılar arasında Malala Yousafzai vardı. Pakistan’da kız çocuklarının okula gitmesini yasaklayan Taliban’a karşı mücadele etti ve bu uğurda, 15 yaşındayken Taliban tarafından başından vuruldu. Uzun yıllar umut ve ilhamın sesi olan Yousafzai, yaptığı konuşmada bu kez acıyı ve adaleti öne çıkardı. İran’da ve Gazze’de çocukların hedef alınmalarını; kız çocuklarının eğitimi ve kadın haklarındaki eşitsizliklere dikkat çekerek, dünyayı harekete geçmeye çağırdı.

Yousafzai, şunları ifade etti: “Bugün karşınızda kalbim kırık bir halde duruyorum. Hiçbir zaman bu kadar çok çocuğun savaş ve şiddetten acı çektiğini, yaralandığını ve hesap vermeyen liderlerin elinde hayatlarını kaybettiklerini görmemiştim. Okula gitmek için evlerinden çıkan ve geri dönmeyen kız çocukları için İran’daki aileler adına yıkıldım. Okullarının enkazı altında çocuklarını defnetmek zorunda kalan Gazze’deki ebeveynler için yıkıldım. Ve neredeyse beş yıldır acımasız Taliban rejimi altında yaşayan Afgan kızları için yıkıldım.

Bu hafta adalete erişim konusunu çok duyacaksınız ama gerçek adalet, bir yerdeki çocukların insanlığını göz ardı etmez; seçici olarak uygulanmaz. Haklarımızın nerede doğduğumuza veya bu odadaki insanların siyasi olarak güvenli olup olmadıklarına bağlı olduğunu iddia etmez.

Uluslararası hukuk çerçevesinde, sınıflarında çocuk öldürmek bir savaş suçudur; siviller yiyecek, su, ilaç ve barınaktan mahrum bırakıldığında, hukuk, devletleri harekete geçmeye zorlar. Bugün dünyaya baktığımızda kendimize sormalıyız: Neden adalet ayrıcalıktır? Neden adalet bazılarına sunulur, bazılarından esirgenir?

Küresel olarak, kadınların ve kız çocukların kazanılmış haklarından geriye gidildiğini görüyoruz. Bu kadınlar ve kız çocukları, haklarını kazanmak için nesiller boyu mücadele ettiler ve bunun en belirgin örneği Afganistan’dır.

Taliban 2021’de ülkeyi ele geçirdiğinden bu yana, kadınları ve kız çocuklarını kamusal hayattan silmeye çalışıyor ve dünya, ya gözlerini kapıyor ya da Taliban’ın ihlallerini kültür veya din kisvesi altında mazur görüyor. Bu kültür değil. Bu din değil. Afganistan’daki rejimi gerçek adıyla, cinsiyet apartheid’ı olarak açıkça tanımalıyız. Ve cinsiyet apartheid’ını kodlayarak, kadınları ve kız çocuklarını koruyabilir ve bu zulümlerin bir sonraki nesil için tekrar yaşanmasını önleyebiliriz.

Afgan kadınları askeri müdahale istemiyorlar. Kurtarılmak da istemiyorlar. İstedikleri, hukuki olarak tanınmak, böylece uzun bir adalet sürecinin başlayabilmesidir. O yüzden bu odadaki üye devletlere soruyorum: Hukuk hareketsiz dururken, adaletsizlik gelişirken, ne kadar bekleyeceksiniz?

Evet, 13 yıl önce bu salonda konuşmanın yeterli olacağına inanıyordum. Bugün biliyorum ki konuşmalar kız çocuklarını koruyamaz. Onları koruyacak olan hukuk, hesap verebilirlik ve siyasi cesarettir. Üçüne birden erişme imkanınız var. Şimdi onları kullanma zamanı.”

Kadin BM

Guterres: Kadınlar ve Kız Çocukları için Adalet, Kurmak İstediğimiz Dünyanın Temel Taşı Olmalıdır”

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, açılış konuşmasına “Adalet, milyonlarca kadın ve kız çocuğu için hâlâ uzak bir hayal olmaya devam ediyor” sözleriyle başladı. “Küresel ölçekte kadınlar, erkeklerin sahip oldukları hakların yalnızca %60’ına sahip. Bu çalkantılı dünyada kadın haklarına yönelik geriye gidiş hız kazanıyor. Orta Doğu ve dünyanın diğer bölgeleri çatışmaların içine sürüklenmişken, bu çatışmalardan doğan şiddet ve yerinden edilmenin en ağır bedelini kadınlar ve kız çocukları taşıyor. Bütün bu kaygı verici eğilimlere rağmen kadın hareketleri varlıklarını sürdürmeye devam ediyor. Kadınlar ve kız çocukları için adalet, kurmak istediğimiz dünyanın temel taşı olmalıdır.”

Baerbock: Neden Hâlâ Gerekeni Yapamıyoruz?”

BM Genel Kurul Başkanı Annalena Baerbock, konuşmasında “Kadın haklarının önemini artık sorgulamaya gerek yok. Asıl soru şudur ki, neden hâlâ gerekeni yapamıyoruz?” diyerek ekledi: “Kadın hakları için verilen mücadele, adalet mücadelesinin ta kendidir. Ülkelerin %54’ünde rıza esasına dayalı tecavüz tanımı bulunmamaktadır.”

Bauhous: Adalet Seçici, Ulaşılmaz ve Engellenmiş Durumda”

BM Kadın Kurumunun Başkanı Sima Bauhous, kadınların adalete erişiminin güçlüğünü vurguladı: “Bu yıl odağımız adalet: Hakların vazgeçilmez temeli. Çünkü eşitlik ve adalet yolunda birçok ilerleme kaydedilmiş olsa da hâlâ çok sayıda kadın ve kız çocuğu için adalet seçici, ulaşılmaz ve engellenmiş durumda. Dünya genelinde hiçbir ülke, kadınlar ve kız çocukları için tam yasal eşitlik yükümlülüğünü yerine getirmiyor. Dünyadaki genç kadınlar soruyorlar: Hâlâ yol alıyor muyuz yoksa geri mi gidiyoruz?”

Sibel Bülay

Akıllı Şehirler Danışmanı | Yaşanabilir Kentler