#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Fosil

Fosil Yakıt Bağımlılığı Çoğunluğun Aleyhine İşliyor

Yeni bir analiz, ABD ve İsrail’in İran ile savaşının korkunç can kayıplarına yol açtığını, bununla birlikte fosil yakıtlara bağımlılık dolayısıyla da azınlığı zenginleştirirken çoğunluğun ise aleyhine işlediğini vurguluyor. Analize göre, artan enerji fiyatları nedeniyle petrol ve gaz şirketlerine 100 milyar dolardan fazla para aktarıldı. Bu miktar gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere sağladığı kamu ve özel finansmanı kapsayan mevcut yıllık uluslararası iklim finansmanına yaklaşık olarak eşdeğer.

ABD ve İsrail’in İran ile savaşının başlamasından bir ay sonra, iklim krizine karşı küresel ölçekte kampanyalar yürüten uluslararası bir sivil toplum kuruluşu (STK) olan 350.org’un yeni analizine göre artan enerji fiyatları nedeniyle, petrol ve gaz şirketlerine 100 milyar dolardan fazla para aktarıldı.

Fosil Yakıtlara Bağımlılık Çoğunluğun Aleyhine

Analiz, yaşanan korkunç can kayıplarının yanı sıra bu krizin, fosil yakıtlara bağımlılığın azınlığı zenginleştirirken çoğunluğun aleyhine işlediğini gösterdiğine de vurgu yapıyor. Çalışma, petrol ve gaz fiyatlarındaki artışın tüketicilere ve işletmelere şimdiden 104,2 ila 111,6 milyar dolar arasında ek maliyet getirdiğini tahmin ediyor. Savaşın bu bağlamdaki etkileri ise keskin ve birden gerçekleşti. Bangladeş’te tekstil fabrikalarında işten çıkarmalar, Kenya’da yakıt karnesi uygulamaları başladı ve ABD’de bir resesyon dönemi yaklaşıyor.

350.org’un analizi, savaşın ilk ayında petrol ve gaz fiyatlarındaki sıçramalardan kaynaklanan kayıpları, ağırlıklı hale getirilen fiyat ortalamaları, küresel tüketim düzeyleri ve artan fiyatlara bağlı olarak talebin düşmesi ile karne uygulamaları gibi belirsizliklere yapılan düzeltmeleri birleştirerek hesaplıyor.

Analiz henüz gübre ve gıda fiyatlarındaki artışları, ekonomik üretim ve istihdamdaki düşüşleri ya da fosil yakıt fiyat oynaklığının tetiklediği genel enflasyon gibi daha geniş dolaylı etkileri kapsamıyor. Bu nedenle, gerçek ekonomik zararın yalnızca petrol ve gaz fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan kayıplardan çok daha yüksek olması muhtemel.

Sadece Petrol ve Gaz Fiyatlarındaki Artış Nedeniyle 111 milyar dolar Kaybedildi

Sadece petrol ve gaz fiyatlarındaki artış nedeniyle kaybedilen 111 milyar dolar, bunun yerine yüksek tüketimli ülkelerde yaklaşık 40 milyon haneye ya da daha düşük tüketime sahip ülkelerde de yaklaşık 150 milyon haneye elektrik sağlayacak kadar güneş enerjisi kapasitesi kurmak için kullanılabilirdi.

Bu miktar aynı zamanda, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere sağladığı kamu ve özel finansmanı kapsayan mevcut yıllık uluslararası iklim finansmanına da yaklaşık olarak eşdeğer.

“Sıradan İnsanlar Olağanüstü Bir Bedel Ödüyor”

Analizin sonuçlarını değerlendiren 350.org’un İcra Direktörü Anne Jellema şunları söyledi: “Savaşın parçaladığı ailelerin ve toplulukların parayla ölçülemeyecek acılarının yanı sıra dünya genelinde sıradan insanlar fosil yakıt kaynaklı enerji fiyat sıçramaları nedeniyle olağanüstü bir bedel ödüyor. 100 milyar dolardan fazlası doğrudan fosil yakıt şirketlerinin kasasına gitti. Bu sırada aileler enerjiye ve temel ihtiyaçlara erişmekte zorlanıyor. Beklenmedik dönemlerdeki kârlara yönelik vergilerin gerekliliği hiç bu kadar açık olmamıştı.”

“Herkes için Temiz, Güvenli Bir Enerji Geleceğine Yatırımlar Hızlandırılmalı”

Acil müdahale olmazsa etkilerin özellikle düşük gelirli haneler ve halihazırda ekonomik baskı altındaki ülkeler için daha da derinleşeceği uyarısında bulunana 350.org şu çağrıyı da yapıyor:

“Gelecek ay hükümetler Kolombiya’da petrol, gaz ve kömür çağını nasıl sona erdireceklerini tartışmak üzere bir araya gelecek. Artık oyalamaya son verilmeli. Liderlerimiz bu anı değerlendirerek fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılmasına yönelik bağlayıcı hedefler benimsemeli ve herkes için temiz, güvenli bir enerji geleceğine yatırımları hızlandırmalıdır.”

Kayıplar Artıyor, Küresel Ekonomi Tehdit Altında!

Bununla birlikte ABD ve İsrail’in İran ve Güney Lübnan’ı bombalaması insani ve çevresel bir bedel yarattı. Savaşın daha fazla tırmanması ise bu kayıpları daha da artırmakla kalmayacak, gezegeni ısıtan emisyonları yükseltebilecek ve içme suyu kaynaklarını tahrip edebilecek.

Dünya petrolünün normalde beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından ablukaya alınması, enerji maliyetlerinin sıçramasıyla küresel ekonomileri tehdit etti. Savaşın geçen ay başlamasından bu yana tüketiciler dünya genelinde fosil yakıt şirketlerine 100 milyar dolardan fazla ek ödeme yaptı. ABD’de ise benzin fiyatlarının ulusal ortalaması galon başına neredeyse 4 dolara yükseldi.

Öte yandan bilim insanları, giderek aşırı ısınan bir gezegenin yıkıcı sonuçlarından kaçınmak için dünyanın fosil yakıtlardan acilen uzaklaşması gerektiği konusunda defalarca uyardı. Karbon emisyonları hâlâ ciddi etkilerden kaçınmak için yeterince hızlı düşmese de rüzgar ve güneş enerjisinin maliyetlerinin hızla azalması ülkeleri yenilenebilir enerjiye rekor düzeyde yatırım yapmaya yöneltti.