#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey

“İklim Değişikliğine Bağlı Risk” Türkiye’de Raporlama Yapan Şirketlerin %97’sinin Gündeminde

CDP Türkiye 12. İklim Değişikliği Sanal Konferansı ve Ödül Töreni, 19 Nisan’da gerçekleştirildi. Kamuoyuna yapılan açıklamada; CDP kapsamında olan 117 ülke arasında Türkiye’nin, iklim değişikliği ve su güvenliği konusunda şirketlerin en kapsamlı açıklamalar yaptığı en şeffaf 20 ülke arasında yer aldığına dikkat çekildi.

Türkiye çalışmalarını Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun üstlendiği çevre raporlama platformu CDP, 19 Nisan’da, CDP Türkiye 12. İklim Değişikliği Sanal Konferansı ve Ödül Töreni’ni gerçekleştirdi. Garanti BBVA’nın ana sponsoru olduğu konferansta, CDP İklim Değişikliği & Su Programı 2021 Türkiye Sonuçları ve CDP Liderleri açıklandı.

Gonzalo Muñoz Abogabir

“Gönüllü Taahhütten Düzenlenmiş Taahhütlere Geçilmeli”

Konferansın ana konuşmacısı olan COP25 İklim Şampiyonu Gonzalo Muñoz Abogabir, özel sektörün iklim değişikliği konusunda harekete geçmemesinin maliyetinin harekete geçmekten çok daha yüksek olduğunu giderek daha fazla anladığını belirtti.  Abogabir şu şekilde konuştu: “Türkiye’de çevresel verileri açıklayan şirketlerin bu yıl Supplier Engagement Rating’de önemli ilerlemeler kaydettiğini biliyorum, bu da aslında iklim krizini çözebilmemiz için ilerlememiz gereken yolda olduğumuzu gösteriyor.”

Şirketlerin kendi çevresel etkilerini değerlendirmenin yanı sıra tedarikçilerinin de harekete geçmesini sağlamaları gerektiğini belirten Abogabir, “Enerji geçişi, elektrikli araç teknolojisi, sürdürülebilir şehirler, yeşil hidrojen ve amonyak, akıllı tarım, kamu ve özel ortaklıkları ve döngüsel ekonomi için daha fazla alan açmamız gerekiyor. Gönüllü bir taahhüdün sonrasında öğrenerek, gelişerek, çevresel verileri açıklayarak paranın gücüne uyum sağlanmalı ve gönüllü taahhütten düzenlenmiş taahhütlere geçilmelidir. Bu, özel sektörün iklim sorumluluğu ve iklim dayanışması için, devletin ise hırs döngüsünü hızlandırması için çok önemli bir andır” dedi.

İdil Zeynep Dağdemir

“Şirketlerde İklimle İlgili Konuların Yönetim Kurulu Düzeyinde Gözetimi Yıldan Yıla Artıyor”

CDP İklim Değişikliği & Su Programı 2021 Türkiye Raporu’nun sonuçlarını paylaşan Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu CDP Türkiye Projeler Yöneticisi İdil Zeynep Dağdemir, Türkiye’de CDP İklim Değişikliği Programı ile Su Programı’na yanıt veren şirketlerin sayısının 2021’de de artışını sürdürdüğünü belirterek şu şekilde konuştu: “Şirketlerde iklimle ilgili konuların yönetim kurulu düzeyinde gözetimi yıldan yıla artıyor. İklimle ilgili konuları her yönetim kurulu toplantısında gündeme alan şirketler geçen yıl %33 oranla 18 şirket iken bu yıl %53 oranla 34’e yükseldi.”

Şirket faaliyetlerini doğrudan etkileyen iklim değişikliği ile ilgili risklerin oranının her geçen yıl arttığını söyleyen Dağdemir, “2021’de Türkiye’de raporlama yapan şirketlerin %97’si iklim değişikliğine bağlı risk tanımladı. Artık neredeyse tüm şirketler iklim değişikliğinin yarattığı risklerin farkında ve çeşitli önlem mekanizmaları geliştiriyor. İş dünyasının geldiği noktada kurumsal yönetimin iklim krizi konusuna tam katılımı yeni bir iş normali yarattı. Şirketler tarafından en yaygın raporlanan risk türü, düzenlemeler ve regülasyonlarla ilgili (%77). Regülasyonlar aynı zamanda şirketlerin %65’i tarafından geçen yıl da en çok rapor edilen risk türü oldu. %65’ten %77’ye bu önemli artış, hükümetin iklimle ilgili politikasının Ekim 2021’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Paris Anlaşması’nın onaylanmasına kadar iklimde kamu politikalarının belirsiz kalmasına bağlanabilir” dedi.

Dağdemir şunları söyledi: “Şirketler için düşük karbonlu ekonomiye geçişte doğan fırsatların tanımlanması en az riskler kadar önemli. Şirketlerin ezici çoğunluğu artık emisyon hedefleri belirliyor. 2021’de en az bir emisyon azaltım hedefi belirleyen şirketlerin oranı %91. Emisyon yoğunluğu hedefleri hakkında ayrıntılı bilgi veren ve bu hedeflerdeki ilerlemeyi açıklayan şirketlerin oranı %11’den %23’e yükseldi.”

Şirketlerin suyla ilgili risk değerlendirmesi konusunda ise İdil Zeynep Dağdemir, “Türkiye’de raporlama yapan şirketlerin %98’i suyla ilgili risk değerlendirmesi yaptığını raporlamasına rağmen şirketlerin yalnızca %27’si suyun operasyonları üzerinde zarar verici etkileri olduğunu raporladı. Bu rakamın bu kadar düşük olması, şirketlerin risk değerlendirmelerinde su güvenliğini tüm yönleriyle ele alamadığını gösteriyor” dedi.

Prof. Dr. Melsa Ararat

“Türkiye Raporlama Kalitesi Açısından Önde Gelen Ülkeler Arasında”

CDP İklim Değişikliği ve Su Raporu 2021’i değerlendiren CDP Türkiye Direktörü Prof. Dr. Melsa Ararat, “CDP kapsamında olan 117 ülke içinde Türkiye,  iklim değişikliği ve su güvenliği konusunda şirketlerin en kapsamlı açıklamalar yaptığı en şeffaf 20 ülke arsında yer almakta. Açıklamalarında 24 indikatörün en az  %80’i üzerinde açıklama yapan şirket oranı %33 ve bu Türkiye’yi 20 ülke arasında Japonya ve Tayvan’dan sonra üçüncü sıraya koyuyor. İş dünyasının ve CDP Türkiye’nin ortak çabalarıyla ortaya çıkan bu resim Paris Anlaşması’nın hayata geçirilmesinde daha cesur kamu politikalarına iş dünyasının hazır ve istekli olduğunu gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Ebru Dildar Edin

“Bu Pozitif Etkinin Dalgalanarak Büyümesini Diliyorum”

Konferansın açılış konuşmasını yapan Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin ise “Biz finans sektörünün yeşil dönüşüm yolculuğunda kritik rolünün farkındayız ve Garanti BBVA olarak gerek finansman sağlayan kurum kimliğimizle gerekse danışman rolümüzle müşteri segmenti fark etmeksizin bu dönüşüme desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Edin açıklamasını şöyle sürdürdü: “Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu çatısı altında faaliyete başlayan CDP Türkiye’nin iş dünyasına yaptığı şeffaflık çağrısına cevap veren ilk kurumlardan biri olarak, CDP’ye yanıt vererek iklim değişikliği ile mücadelede şeffaflığını ve kararlılığını ortaya koyan tüm şirketlere teşekkür ediyor; lider şirketlerimizi tebrik ediyor ve bu pozitif etkinin önümüzdeki senelerde de dalgalanarak büyümesini diliyorum.”

“Türkiye Raporlama Konusunda CDP İçinde Öne Çıkan Ülkelerden”

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Dr. Ata Can Bertay ise konferansın kapanışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin raporlama konusunda CDP içinde öne çıkan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerek Paris Anlaşması’nın getirdiği net iklim değişikliği politikalarının Türkiye’de CDP’ye raporlama yapan şirket sayısını artıracağını söyledi. Dr. Bertay, Türkiye’deki bütün firmalara gelecek yıllarda raporlama yapmalarını tavsiye ederek Sabancı Üniversitesi KYF ve CDP ile birlikte kendilerine yol göstermeye hazır olduklarını belirtti.

Konferans kapsamında düzenlenen “Kamu Politikalarındaki Belirsizliğin Sonu ve Yeni İş Normali”  panelinin moderatörlüğünü Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Volkan Ş. Ediger yaptı. Panelin katılımcıları arasında CDP Küresel Değer Zincirleri Başkanı ve Bölge Direktörü Sonya Bhonsle, EBRD İklim Stratejileri Genel Müdürü Harry Boyd-Carpenter, Garanti BBVA Sürdürülebilir Finans Yöneticisi Seray İmer, TÜSİAD Enerji, Çevre ve İklim Değişikliği Yuvarlak Masası Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Alemdar yer aldı.

Türkiye’den İklim Değişikliği ve Su programlarından “A-” puanı alan toplam 11 şirket CDP Türkiye liderleri arasında yer almayı başardı. 2020 yılında 16 şirket bu kategoride yer almıştı. CDP, “Tedarikçi İlişkileri Derecelendirmesi” (SER) kapsamında, şirketlerin tedarikçilerini iklim değişikliğiyle mücadele sürecine ne kadar dahil ettiğini ölçüyor. Türkiye’de A notunu alarak SER kategorisinde sekiz şirket dünya liderleri arasına girdi.

EkoIQ Editör