İstanbul’da düzenlenen Marmara Urban Forum’un (MARUF25) dördüncüsünde 500’ün üzerinde konuşmacı ve 5000’i aşkın katılımcı yer aldı. Kentsel sorunlara yaratıcı çözümlerin arandığı MARUF25’te konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, kentlerin sadece altyapıyla gelişmeyeceğini; sadece yollarla, binalarla büyümeyeceğini söyledi. “Kentler adaletle yükselir. Kentler dayanışmayla, kapsayıcılıkla, özgürlükle güçlenir” diyen Aslan, “Bizim mücadelemiz; yalnızca bugünün insanları için değil, bizden onlarca, yüzlerce yıl sonra yaşayacak kuşaklara da daha iyi bir dünya bırakmak içindir” şeklinde konuştu.
Marmara Belediyeler Birliği (MBB) tarafından iki yılda bir düzenlenen ve kentsel sorunlara yaratıcı çözümler arayan Marmara Urban Forum’un (MARUF25) dördüncüsü İstanbul’da düzenlendi. Haliç Kongre Merkezi’nde “Tüm Mümkünlerin Kıyısı”nda başlığıyla düzenlenen MARUF25’e, MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile MBB üyesi kentlerin belediye başkanları katıldı.
“Hem Yıkım Mümkün hem Umut”
MARUF25’in açılış konuşmaları, Bozbey ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekili Nuri Aslan tarafından yapıldı. Günümüzün kentlerine dair değerlendirmede bulunan Aslan, “Charles Dickens, İki Şehrin Hikayesi’ne şöyle başlar: ‘Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü; umut baharıydı, umutsuzluk kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu…’ Neredeyse 200 yüzyıl önce yazılan bu satırlar, bugün de kentlerimizin ruhunu tarif ediyor. Çünkü bizler; hâlâ çelişkilerin, belirsizliklerin, endişelerin ve umutların ve sevginin iç içe geçtiği bir çağdayız” dedi.

Bir yanda savaşlar, soykırımlar, afetler, iklim krizi, eşitsizlikler ve adaletsizliklerin diğer yanda ise bilim, teknoloji, kültür ve dayanışmanın açtığı sınırsız imkanların olduğunu belirten Aslan, “İşte bu yüzden, bu yıl MARUF25’in çerçevesi, bize şair Turgut Uyar’ın şu dizeleriyle sesleniyor: ‘Tüm mümkünlerin kıyısındayız.’ Evet dostlar, bugün hem yıkım mümkün hem umut; hem ayrışma mümkün hem dayanışma; hem karanlık mümkün hem aydınlık. Bizler, bu mümkünlerin arasında umudu, dayanışmayı ve aydınlığı seçenleriz. Bugün burada olmamızın sebebi de budur” diye konuştu.
“Kentler Dayanışmayla, Kapsayıcılıkla, Özgürlükle Güçlenir”
Aslan konuşmasına şöyle devam etti: “Bu yıl, 500’ün üzerinde konuşmacı ve 5000’i aşkın katılımcıyla bir aradayız. ‘Çözüm üreten kentler’ mottosuyla, kentlerimizin tüm paydaşlarıyla, kentlerimizin sorunlarını çözmek için ortak aklımızı çalıştıracağız. Ulaşımdan çevreye, teknolojiden sosyal hizmetlere, kültürden kentsel dönüşüme kadar kentlere dair her konuyu konuşacağız. Ama aklımızın bir köşesinde hep şu olacak: Kentler sadece altyapıyla gelişmez. Kentler sadece yollarla, binalarla büyümez. Kentler adaletle yükselir. Kentler dayanışmayla, kapsayıcılıkla, özgürlükle güçlenir. Bizim mücadelemiz; yalnızca bugünün insanları için değil, bizden onlarca, yüzlerce yıl sonra yaşayacak kuşaklara da daha iyi bir dünya bırakmak içindir. Peki bu mümkün mü? Tüm mümkünlerin kıyısındaysak, elbette mümkün. Haliç’in kıyısında açtığımız bu kapı aslında tüm dünyaya açılmış bir kapıdır. Yalnızca sorunları konuşmak için değil, yeniden düşünmek için; yalnızca endişeleri paylaşmak için değil, umutları büyütmek için; yalnızca geleceği beklemek için değil, onu hep birlikte kurmak için buradayız.”
Türkiye’nin halkçı ve akılcı yönetimlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirten Aslan, “Halkımızın ihtiyaçlarını, çevremizi, habitatımızı, kültürel-tarihi-doğal, bütün mirasımızı gözeterek hizmet ve çözüm üretiyoruz. MARUF 2025’in de ortak akıldan güç alarak, Marmara’mıza değer katan tüm unsurları geleceğe çok daha iyi bir şekilde ulaştıracak kararlara vesile olmasını diliyorum” dedi.








