Nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemeler, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesi ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkaması Söke Ovası’nda taşkın riskini artırıyor. Süren sağanak yağışlarla birlikte ova, antik dönemdeki deniz görünümünü aldı. Uzmanlar, bölgenin adeta yaşam sigortası olan azmakların önemine dikkat çekti.
Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, son yağışların ardından Söke Ovası’nda yaşanan taşkınlara dikkat çekerek ovanın antik dönemlerdeki deniz görünümünü andırdığını söyledi.
Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyu olan Büyük Menderes Nehri’nin binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu hatırlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, nehrin aynı zamanda zaman zaman taşkınlara yol açtığını belirtti. Sürücü, “Nehir, tarih boyunca hem bereketin hem de taşkının kaynağı olmuştur” dedi.

Yaşanan taşkınların yalnızca iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Sürücü, nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemelerin, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesinin ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkamasının taşkın riskini artırdığını dile getirdi.
Sürücü, özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovalarında tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını belirterek, “Bugün Söke Ovası’nın güneyine gidildiğinde binlerce yıl önceki coğrafi görünümü hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz” dedi.
“Azmaklar Bölgenin Adeta Yaşam Sigortası”
Büyük Menderes’in tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucu oluşan azmakların taşkın dönemlerinde doğal rezervuar görevi gördüğünü aktaran Sürücü, bu alanların fazla suyu depolayarak taşkının etkisini azalttığını dile getirdi. Kurak dönemlerde ise azmakların bölgenin adeta yaşam sigortası olduğunu belirten Sürücü, bu alanların göçmen kuşlardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yaptığını söyledi.Bazı azmakların doldurulduğunu ve sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Sürücü, “Taşkın günlerinde suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini de korumaktır” dedi.
Doğal Tampon Görevi Görüyor
Yanı sıra derneğin web sitesi üzerinden yapılan bilgilendirmede, Büyük Menderes Nehri’nin tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucunda ovanın birçok noktasında kıvrım şeklinde eski nehir yatakları, yani azmaklar oluştuğu belirtildi. Açıklamada, bu azmakların, aşırı yağış ve taşkın dönemlerinde doğal bir rezervuar gibi çalışarak fazla suyu bünyesinde topladığı; böylelikle taşkının etkisini azaltan doğal tampon alanlar görevini üstlendiği vurgulandı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ne yazık ki böylesine önemli işlevlere sahip azmakların bazı bölgelerde doldurulduğu, organize sanayi tesislerinin atıklarıyla kirletildiği ve sulak alanların geri dönüşsüz şekilde tahrip edildiği görülmektedir. Oysa bugün yaşanan yoğun yağışlar her yıl tekrarlanmayabilir. Kurak yıllarda hem insanlara hem de yaban yaşamına can verecek olan bu ekosistemler, geleceğimiz açısından vazgeçilmezdir. Taşkın günlerinde fazla suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak, yalnızca doğayı değil, Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini ve bölgenin ekolojik dengesini de korumaktır.”








