Bir ürünün tasarımı sırasında enerji verimliliğinin en baştan düşünülmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Deniz Eray, bunun nedeninin bir ürünün çevresel etkisinin %80’inin tasarım aşamasında belirlenmesi olduğunu söyledi. Sonradan eklenen verimlilik çözümlerinin maliyeti artırırdığını belirten Eray, “döngüsel tasarım” prensipleriyle süreç en baştan kurgulandığında ürünün üretiminden geridönüşümüne kadar harcanacak toplam enerji miktarının minimumda tutulabileceğini dile getirdi.
İstanbul Atlas Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Deniz Eray, enerji tasarrufu ve enerji verimliliğinin günümüzde en öncelikli konulardan biri olduğunu belirterek endüstriyel tasarımlarda bu yaklaşımın öncelikli hedefler arasında olması gerektiğini söyledi.
“Enerji Verimliliği En Başta Düşünülmeli”
Endüstriyel tasarım alanında çalışan tasarımcının, ürünün formunu ve işleyişini optimize ederek sürtünmeyi ve gereksiz güç tüketimini azaltmayı hedeflediğini anlatan Eray, “Örneğin aerodinamik formlar ulaşım araçlarında hava direncini kırarken, Biyomimikri (biyotaklit) sayesinde doğadan ödünç alınan dokular (köpekbalığı derisi gibi) yüzey direncini düşürür. Ayrıca doğru malzeme seçimi, ısı yalıtımını artırarak iklimlendirme cihazlarının daha az çalışmasını sağlar” diye konuştu.
Enerji tasarruflu ürünlerin tasarlanmasını tüketicilerin yaşamına olumlu katkılar sunduğunu belirten Eray, “Bu ürünler sadece faturaları düşürmekle kalmaz, aynı zamanda daha konforlu ve bilinçli bir yaşam tarzı sunar. Kullanıcı Deneyimi (UX) odaklı tasarımlar sayesinde tüketici, ürünün ne kadar enerji harcadığını anlık olarak görür ve bu da davranış değişikliği yaratarak evdeki yaşam kalitesini artırır” dedi.
Bir ürünün tasarımı sırasında enerji verimliliğinin en baştan düşünülmesi gerektiğini belirten Eray, “Çünkü bir ürünün çevresel etkisinin %80’i tasarım aşamasında belirlenir. Sonradan eklenen verimlilik çözümleri genelde ‘yama’ gibi kalır ve maliyeti artırır. Döngüsel tasarım prensipleriyle süreci en baştan kurguladığımızda, ürünün üretiminden geridönüşümüne kadar harcanacak toplam enerji miktarını (gömülü enerji) minimumda tutabiliriz” diye konuştu.
“Karbon Ayakizini Doğrudan Düşürür”
Endüstriyel tasarımcıların enerji israfını azaltmak için geliştirebileceği sistem ve çözümlere de değinen Eray, bu çözüm ve sistemleri şöyle açıkladı:
Akıllı Ev Sistemleri: Sensörler aracılığıyla odada kimse yokken ışığı/ısıyı kapatan sistemler.
Modülerlik: Ürünün tamamı yerine sadece bozulan parçanın değişmesini sağlayarak üretim enerjisinden tasarruf.
Hafifletme: Ürünleri dayanıklılıktan ödün vermeden daha az malzeme ile tasarlayarak lojistik süreçlerdeki yakıt tüketimini azaltma.
Enerji tasarrufu sağlayan ve enerji verimliğilini artıran tasarımların çevre ve ekonomi açısından sağladığı önemli avantajlara dikkat çeken Eray, “Ekonomik olarak, hem üretici hem tüketici için uzun vadede devasa bir maliyet avantajı sağlar. Çevresel olarak ise karbon ayakizini doğrudan düşürür. Döngüsel tasarım sayesinde ham maddenin tekrar sisteme dahil edilmesi, sıfırdan maden çıkarma ve işleme için gereken devasa enerjiyi ortadan kaldırır” dedi.
Günlük hayatta fark etmeden enerji harcatan tasarım hatalarına dikkat çeken Eray, bunları şöyle sıraladı:
Bekleme Modu (Stand-by): Cihazların tamamen kapanmasını zorlaştıran kullanıcı arayüzleri.
Kötü Isı Yalıtımı: Estetik kaygıyla seçilen ama ısıyı dışarı sızdıran yanlış malzemeler.
Karmaşık Paneller: Kullanıcının en verimli modu (Eko mod gibi) bulmasını zorlaştıran karmaşık kontrol düğmeleri.
“Doğa Merkezli Projeler Vizyon Açıcı Olacaktır”
Enerji verimliliği sağlayan ve bunu kolaylaştıran tasarımların yaygınlaşması için yapılması gerekenlere de değinen Eray, “Tasarımın gücü ‘arzulanan’ olanı yaratmaktır. Sürdürülebilir ürünler, sadece ‘çevreci’ oldukları için değil, en şık, en ergonomik ve en akıllı oldukları için pazarlanmalıdır. Verimlilik standartlarının (Enerji Etiketleri gibi) tasarımla daha bütünleşik ve anlaşılır hale getirilmesi gerekir” dedi.
Endüstriyel Tasarım alanında eğitim gören öğrencilerin enerji tasarrufu konusundaki fikirlerinin önemli olduğunu dile getiren Eray, “Öğrenciler, Biyomimikri kullanarak doğadaki verimlilik stratejilerini modern ev aletlerine aktarabilir. Örneğin bir kutup ayısının kürk yapısını inceleyerek yeni nesil bir ısıtıcı gövdesi tasarlamak veya termit yuvalarının doğal havalandırma sistemini bir ofis ünitesine uyarlamak gibi doğa merkezli projeler vizyon açıcı olacaktır” dedi.
“Enerji Tasarrufuna Uygun Otomobiller Tasarlanabilir”
Eray, enerji tasarrufuna uygun olarak tasarlanabilecek bir otomobil örneği de verdi: “Bir endüstriyel tasarımcı olarak bir otomobili ele aldığımızda, onu sadece metal bir yığın değil, hava denizinde süzülen bir organizma gibi düşünmeliyiz. Enerji tasarrufunun temel anahtarı, aracın hava direncini (sürtünme katsayısını) minimize eden Biyomimikri temelli bir dış form oluşturmaktan geçer; bu noktada kutu balığının hidrodinamik yapısı veya su damlasının doğal akışkanlığı bize yol gösterir. Aracın dış kabuğunda kullanılan malzemelerin topolojik optimizasyon ile yeniden kurgulanması yani sadece yük binen noktalarda malzeme kullanılıp diğer kısımların boşaltılması, aracın toplam ağırlığını ciddi oranda düşürerek her kilometrede harcanan enerjiyi azaltır. Ayrıca, geleneksel dikiz aynaları yerine gövdeye gömülü kamera sistemlerinin entegre edilmesi ve jantların hava türbülansını engelleyecek kapalı diskler şeklinde tasarlanması, yüksek hızlarda enerji verimliliğini %10’lara varan oranda artırabilir.”
“İç Mekanda Enerji Yönetimi Bambaşka Bir Boyuta Evrilebilir”
İç mekanda enerji yönetiminin, Akıllı Sistemler ve Kullanıcı Deneyimi (UX) tasarımıyla birleşerek bambaşka bir boyuta evrilebileceğini ifade eden Eray, “Tüm kabini ısıtmak yerine sadece yolcunun temas ettiği yüzeylere odaklanan yerel iklimlendirme sistemleri ve güneş enerjisini emerek elektrik sistemine destek veren fotovoltaik cam tavanlar, batarya üzerindeki yükü hafifletir. Tasarımcı, sürücü arayüzünde (HMI) sunduğu anlık geribildirimlerle, kişiyi daha verimli sürüş tekniklerine yönlendiren psikolojik bir tasarım dili kurar. Üretim sürecinde ise döngüsel tasarım prensibiyle, aracın kullanım ömrü dolduğunda parçaların hızla ayrıştırılıp geri dönüştürülebilmesi sağlanır; böylece ham madde işleme aşamasındaki devasa enerji israfının önüne geçilmiş olur. Bu bütüncül yaklaşım, aracı sadece az yakan bir makine değil, kendi ekosisteminde enerjiyi en akılcı şekilde kullanan bir sanat eserine dönüştürür” dedi.








