#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Ekosistem

WWF Türkiye: “İklim Politikaları Uzun Vadeli Ekosistem Bütünlüğünü Gözetmeli”

Orman ekosistemlerinin çok yönlü katkılarıyla kritik bir role sahip olduğunu belirten WWF Türkiye, karbon yutak alanı olarak üretilen alanların, doğal süreçlerle oluşmuş, çok katmanlı ve kendi kendini sürdüren ekosistemlerin yerini tutamayacağını belirtti. Yapılan değerlendirmede, iklim politikalarının kısa vadeli karbon kazanımları yerine uzun vadeli ekosistem bütünlüğünü gözetmesi gerektiği vurgulandı.

WWF Türkiye, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı paylaşımda, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi ile “karbon yutak ormanları” oluşturulmasını ve mevcut ormanların karbon piyasasında değerlendirilmek üzere tahsis edilmesinin planlanmasını ele aldı. Değerlendirmede, doğa temelli çözümlerin ekosistem bütünlüğünü ve biyoçeşitliliği korumakla birlikte iklim adaletini sağlaması gerektiği de vurgulandı.

1776587057209

Ormanlar Yaşayan Ekosistemlerdir

Değerlendirmede, orman ekosistemlerinin iklim değişikliğiyle mücadelede karbon tutma kapasitelerinin yanı sıra biyoçeşitliliğin korunmasından hava, su ve toprak kalitesinin iyileştirilmesine kadar uzanan çok yönlü katkılarıyla kritik bir role sahip olduğu ifade edildi.

İklim değişikliğiyle mücadelede doğanın en önemli müttefikimiz olduğunun hatırlatıldığı değerlendirmede, ormanların yalnızca karbon deposu değil, yaşayan ekosistemler olduğuna dikkat çekildi.

“Karbon Tarlaları” Ekosistemlerin Yerini Tutamaz

Bunların yanı sıra deniz ile kıyı ekosistemleri dahil olmak üzere biyolojik çeşitliliği daha yüksek olan peyzajlar veya ekosistemlerin, örneğin yerli olmayan türlerden oluşan tek tip ağaçlandırılmış alanlara kıyasla daha dirençli karbon depoları olduğu bilgisi verildi.

WWF Türkiye şu konulara da dikkat çekti:

– Karbon yutak alanı olarak üretilen alanlar, doğal süreçlerle oluşmuş, çok katmanlı ve kendi kendini sürdüren ekosistemlerin yerini tutamaz.
– Hızlı büyüyen, tek tip ağaç türleriyle monokültür kurulan “karbon tarlaları”, yerel biyolojik çeşitliliğe zarar verir, su rejimini bozar ve yangın riskine karşı dirençsizdir.
– Karbon giderim kredilerinin Emisyon Ticaret Sistemi’ne (ETS) dahil edilmesi şirketlerin karbonsuzlaşmaya yatırım yapmak yerine mevcut düzenlerini devam ettirmelerine ve yeşil yıkamaya yol açar.

Değerlendirmede, iklim politikalarının kısa vadeli karbon kazanımları yerine uzun vadeli ekosistem bütünlüğünü gözetmesi gerektiğinin altı çizildi.