TBMM Genel Kurulu’nda zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasını da içeren torba yasa teklifinin ilk 11 maddesi kabul edildi. Toprağımızı Vermiyoruz Kampanyası, böylelikle ilk etapta Milas İkizköy ile komşu köyler Karacahisar ve Çamköy’de 1500 dönüm zeytinlik alanın, Yatağan Turgut’ta da 40 bine yakın ağacın yok edileceğini ifade etti. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer ise torba yasa teklifini protesto etmek için kürsüye çıplak ayakla ve zeytin dalıyla çıktı.
TBMM Genel Kurulu’nda zeytinliklerin madencilik faaliyetlerine açılmasını öngören ve kamuoyunda “Süper İzin” olarak anılan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifinin görüşmelerinde ilk 11 madde kabul edildi.
AKP’nin verdiği önerge ile teklifinin 11’inci maddesi ile 3213 sayılı Kanun’a eklenen geçici 45’inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan “öncelik verilmek suretiyle” ibaresinden sonra gelmek üzere “taşınan ve taşınamayan zeytin ağacı sayısının en az iki katı zeytin ağacı ile oluşan” ibaresi eklendi ve maddenin dördüncü fıkrası şu şekilde değiştirildi: “Bu madde kapsamında, yeni tesis edilecek zeytin bahçeleri ile taşınacak zeytin ağaçları için Hazine taşınmazlarına ihtiyaç duyulması halinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca uygun görülenler veya maden sahalarının bulunduğu il sınırlarında kamu iktisadi teşebbüslerine ait taşınmazlardan ilgili kamu iktisadi teşebbüsünce uygun görülenler, zeytinliği kamulaştırılan taşınmaz maliklerinden talep edenlere 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63’üncü maddesinde yer alan harca esas değerin yüzde biri üzerinden yirmi yıl süre ile doğrudan kiralanabilir. Kira süresi sonunda bakım yükümlülüklerini yerine getirdiği tespit edilen ve talepte bulunan kiracıların kira süresi onar yıl süreyle uzatılabilir.”
Kanun Teklifi Neler Getiriyor?
Kanun teklifine göre, elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan, sınırları belirtilen alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesi mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçlarının maden sahasının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca izin verilebilecek.
Zeytinlik olarak kayıtlı alanlar veya fiili olarak üzerinde zeytinlik bulunan alanlarda madencilik faaliyeti yürütülen her yıl için, bu sahaların rehabilitasyon çalışmalarını temin etmek üzere ruhsat sahibinden işletme ruhsat bedeli kadar ayrıca tahsilat yapılacak.
Yeni tesis edilecek zeytin bahçeleri ile taşınacak zeytin ağaçları için Hazine taşınmazlarına ihtiyaç duyulması halinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca uygun görülenler, zeytinliği kamulaştırılan taşınmaz maliklerinden talep edenlere rayiç bedel üzerinden 10 yıl süreyle doğrudan kiraya verilebilecek.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı ön lisans veya üretim lisansı bulunan üretim tesisleri için gerekli özel mülkiyete konu taşınmazların temini amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 31 Aralık 2030’a kadar Kamulaştırma Kanunu kapsamında “acele kamulaştırma” kararı alınabilecek.
Bu tarihe kadar işletmeye girecek yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerinin izin, kira ve irtifak işlemlerinde %85 indirim uygulanacak. Enerji ithalatının azaltılması, cari açığın düşürülmesi ve yerli kaynaklara dayalı üretimin artırılması için izin, kira ve irtifak işlemlerinde uygulanmakta olan indirimlerin süresi beş yıl uzatılacak.
“İlk Etapta 1500 dönüm Zeytinlik Alan Yok Edilecek”
Toprağımızı Vermiyoruz Kampanyası yaptığı açıklamada, teklifin 11. maddesinin kabulü ile ilk etapta Milas İkizköy ile komşu köyler Karacahisar ve Çamköy’de 1500 dönüm zeytinlik alanın yok edileceği ifade edildi.
“45 bin zeytin ağacı, ‘taşıma’ yalanı ile katledilecek” denilen açıklamaya şöyle devam edildi: “Yatağan Turgut’ta da zeytinlikler ortadan kaldırılacak, 40 bine yakın ağaç yok edilecek. Hepsi enerji ihtiyacımız var yalanı ile kömür santralı şirketlerinin kâr etmesi için!”
Maden kanunu teklifinin Anayasa’nın 169. maddesine açıkça aykırı olduğunu vurgulayan bağımsız İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, kamu yararı adı altında yürütülen bu ruhsat rejiminin doğayı, kırsalı, vatandaşı ve hukuk düzenini dışladığını belirtirken teklifin geri çekilmesi gerektiğini vurguladı.
CHP’li Vekil Kürsüye Çıplak Ayakla ve Zeytin Dalıyla Çıktı
CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasını da içeren torba kanun teklifini protesto etmek için kürsüye çıplak ayakla ve zeytin dalıyla çıktı.
Dinçer, “Siz, Kaz Dağları’nda siyanürle altın çıkaracaksınız diye 400 bin ağacı katledenlersiniz. Afşin-Elbistan’da halkına yıllardır zehri solutanlarsınız. Köylüsünün karşısına çevik kuvvet dikerek Akbelen Ormanları’na TOMA’yla girenlersiniz. Yeşile ancak doların rengi olduğu müddetçe kıymet verirsiniz. Yargıyı saraya bağladınız, eğitimi tarikatlara bağladınız, sağlığı ise piyasaya. Şimdi de doğayı maden şirketlerine bağlıyorsunuz” dedi.
“Maden Şirketlerinin ve İktidarın Sorumluluklarını Ortadan Kaldırıyor”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili İdris Şahin, “Bu yasa teklifi, gerçekten çevreyi, doğayı, vatandaşı, köylüyü, çiftçiyi, özellikle zeytin üreticisini düşünerek hazırlanmış bir yasa teklifi değil. Bu, tamamen maden şirketlerinin ve maden şirketlerine karşı taahhüt altında bulunan iktidarın bir kısım düzenlemelerini ve sorumluluklarını ortadan kaldırmaya yönelik bir kanun teklifi” eleştirisini yöneltti.
DEVA Partisi’nden İstanbul Milletvekili Elif Esen de kamu kaynaklarının şirketler lehine kullanılmasına dikkat çekerek “Bu sistemin adı kamu-özel işbirliği değil, kamu zarar–özel kâr ittifakıdır. Zarar kamunun, kazanç bir avuç şirketin” dedi. Esen, ÇED süreci tamamlanmadan teşvik ve onay verilmesinin çevresel felaketleri beraberinde getireceğini vurguladı.








