#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Ekolojik

Ekolojik Farkındalık Sanatın Daha Fazla Gündeminde

Sanatın en zor koşullarda bile insanları birleştirme gücünden yola çıkılarak kabul edilen 15 Nisan Dünya Sanat Günü kapsamında küresel ölçekte düzenlenen etkinliklerde ekolojik farkındalığa dair üretimler giderek daha fazla yer kaplıyor.

Her yıl 15 Nisan tarihi, 2012 yılından bu yana “Dünya Sanat Günü” olarak kabul ediliyor. UNESCO’ya bağlı faaliyet gösteren Uluslararası Plastik Sanatları Derneği 2011’de Leonardo da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan’ın “Dünya Sanat Günü” olarak kutlanmasını önerdi. Kabul edilen bu özel günle, sanatsal üretim ile toplum arasındaki bağları güçlendirmeye yardımcı olmak, sanatsal ifade çeşitliliğine dair farkındalığı artırmak ve sanatçıların sürdürülebilir kalkınmaya katkısını vurgulamak amaçlanıyor.

Dünya Sanat Günü kapsamında özgürlük ve yaratıcılık gibi fikirleri ilerletmek ve küresel meseleleri geniş kitlelere aktarmak konusunda önemli bir rol oynayan sanatın, en zor koşullarda bile insanları birleştirme ve birbirine bağlama gücüne sahip olduğu da hatırlatılıyor. Aynı zamanda gün, kültürün kapsayıcı ve eşitlikçi bir eğitimin önünü açabileceği düşüncesiyle okullardaki sanat eğitimine dikkat çekmek için bir fırsat olarak da değerlendiriliyor. Estetiğin ötesinde, sanatın kültürel çeşitliliği korumadaki rolü, toplumlar arası diyalog ve barışa katkısı yaratıcılığın eğitim, refah ve kimlik üzerindeki etkisi de gözler önüne serilmeye çalışılıyor.

Doğa Temalı Sergiler Artıyor

Dünya Sanat Günü bir yandan da ekolojik farkındalık yaratmak ve sürdürülebilirliğe dikkat çekmek için güçlü bir platform görevi görüyor. Gün kapsamında dünya çapında düzenlenen etkinliklerdeki sanat eserleri ekolojiye giderek daha çok yer vermeye başlıyor.

İklim krizi, biyoçeşitlilik kaybı gibi süreçler çoğu zaman insanlar tarafından soyut ve uzak algılanırken, sanatın bu süreçleri özellikle görselleştirmesi, çevre krizini bir tür deneyime dönüştürüyor. Nitekim Dünya Sanat Günü etkinliklerinde de genellikle çevre dostu temalar, geridönüşüm atölyeleri ve doğa temalı sergiler düzenleniyor.

Yanı sıra sanatçılar da geri dönüşebilir ya da atık malzemeler kullanarak yine ekolojiyle başka bir köprü daha kuruyorlar. Bir yandan müzeler, eser taşımayı azaltma, yerel koleksiyon kullanma, sergi süresini uzatma gibi yöntemlerle karbonu düşürürken, “sürdürülebilir sergi” anlayışı ile üretimden taşımaya kadar tüm sürecin ekolojik etkisi hesaba katılmaya başlanıyor.