#ekoIQ | Sürdürülebilirlik Hakkında Her Şey
Aşamalı

Fosil Yakıtlardan Adil ve Aşamalı Çıkış için Küresel Çağrı

Kolombiya’da düzenlenen Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Konferansı’nda “en yüksek hedefli koalisyon” olarak adlandırılan grubun üç gün süren toplantısında, fosil yakıtlardan küresel ölçekte adil bir şekilde aşamalı çıkış çağrısı yapıldı.

Aralarında Brezilya, Almanya, Kanada, Nijerya ve Türkiye’nin de bulunduğu yaklaşık 60 hükümet, İran savaşı küresel petrol ve gaz piyasalarını altüst edip fiyatların hızla yükselmesine neden olurken, fosil yakıtlardan aşamalı çıkışı görüşmek üzere toplandı.

Zirve kapsamında Kolombiya’nın Santa Marta kentinde bir araya gelen bakanlar, BM iklim zirvelerinde kararlaştırılan türden yeni küresel hedefler belirlemekten ziyade ekonomileri fosil yakıtlardan uzaklaştıracak pratik adımlara odaklanıyor.

Toplantıyı Kolombiya ile birlikte organize eden Hollanda’nın İklim Bakanı Stientje van Veldhoven, “Hedefleri veya taahhütleri müzakere etmiyoruz. Bu toplantı aslında tamamen fosil yakıtlardan nasıl çıkacağımıza dair paylaşımlarda bulunmakla ilgili” dedi.

Van Veldhoven hükümetlerin, bir aşamalı çıkışı başlatmak için “ne tür finansal araçlara ne tür düzenleyici teşviklere ve ne tür planlama araçlarına” ihtiyaç duyulduğunu tartışacağını belirtti.

İki Büyük Kirleticinin Yokluğu Dikkat Çekiyor

Görüşmelerde ayrıca, endüstrilerin gazdan elektriğe geçiş yapması için gereken yatırım koşullarının nasıl oluşturulacağı ve fosil yakıt sübvansiyonlarının nasıl reforme edileceği konuları da ele alınıyor. Toplantı, gönüllü uluslardan oluşan bir koalisyonu bir araya getirirken; dünyanın en büyük iki kirleticisi olan Çin ve ABD’nin yokluğu dikkat çekiyor. Başta Suudi Arabistan olmak üzere Orta Doğu’dan büyük petrol ve gaz üreticileri de konferansa katılmadı. İran savaşı, birçok ülkenin petrol ve gaz ithalatına olan ağır bağımlılığını gözler önüne serdi. Asya ekonomileri yakıt kıtlığıyla sarsılırken, Avrupa ülkeleri de hızla artan enerji maliyetleriyle karşı karşıya kaldı.

Van Veldhoven; enerji krizinin, petrol ve gazın aşamalı olarak kullanımdan kaldırılmasına yönelik gerekçeyi yalnızca iklim değişikliğiyle mücadele etmek için değil, aynı zamanda ekonomi ve enerji güvenliğini güçlendirmek amacıyla da pekiştirdiğini söyledi:

“Orta Doğu’daki bu savaş, fosil yakıtlara olan bağımlılığımız nedeniyle tüm dünyada yankı uyandırıyor. Buna ne kadar az bağımlı olursanız, o kadar az savunmasız kalırsınız”

“Yol Haritasını Çizme Zamanı”

Temiz enerjiye geçişi hızlandırmak amacıyla Kolombiya’nın Santa Marta şehrindeki konferansa katılan “en yüksek hedefli” ülkeler koalisyonuna göre, “fosil yakıt üretiminden uzaklaşacak bir yol haritası çizme” zamanı geldi.

Geçtiğimiz kasım ayında Brezilya’da düzenlenen COP30’da ilk olarak 24 ülkenin desteğiyle “fosil yakıtlardan aşamalı çıkışa yönelik ilk uluslararası konferans” duyurulmuştu. Birleşmiş Milletler (BM) iklim zirvesi, 82 ülkenin fosil yakıtlardan aşamalı çıkış çağrısında bulunmasına ve iki yıl önceki COP28’de ülkelerin “fosil yakıtlardan uzaklaşma” taahhüdü vermesine rağmen, iklim değişikliğinin başlıca nedeni olan fosil yakıtlara hiçbir atıf içermeyen bir anlaşmayla sonuçlanmıştı.

Kolombiya ve Hollanda’nın öncülük ettikleri Santa Marta Konferansı’na, Avustralya, Meksika, Birleşik Krallık ve birçok gelişmekte olan küçük ada devletinin yanı sıra Avrupa Birliği (AB) de dahil olmak üzere 53 ülke katıldı. Bu kasım ayında düzenlenecek COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye ve Avustralya da toplantıda yer alırken, ABD konferansa davet edilmedi.

Geçiş Finansmanına Acil İhtiyaç Var

“En yüksek hedefli koalisyon” olarak adlandırılan grubun üç günlük toplantısı sona ererken, toplantıda, fosil yakıtlardan küresel ölçekte adil bir şekilde aşamalı çıkış çağrısı yapıldı. Afrika, Asya, Karayipler, Latin Amerika ve Pasifik’ten bakanlar ve heyet başkanlarından oluşan koalisyon, Santa Marta Konferansı’na, gezegeni ısıtan fosil yakıtlardan adil bir geçiş için yeni bir uluslararası düzenlemenin müzakere edilmesi gereğini resmen tanıma çağrısında bulundu.

Fosil Yakıt Anlaşması girişiminin basın açıklamasına göre, bu hukuki düzenleme “arz tarafına yönelik bağlayıcı yükümlülükler içermeli, mevcut çerçevelerin bıraktığı büyük yönetişim boşluklarını kapatmalı ve kömür, petrol ve gazdan küresel ölçekte adil bir çıkış için gerekli finansal ve hukuki mimariyi oluşturmalı.”

Santa Marta Konferansı’nın eş ev sahibi ve Kolombiya Çevre Bakanı Irene Velez Torres, “Küresel Güney ülkeleri, neden olmadıkları bir krizin bedelini ödememelidir” dedi. Koalisyon toplantısına başkanlık eden Torres, anlaşmanın eşitlik temelinde şekillenmesi ve fazlasıyla ihtiyaç duyulan “geçiş finansmanını” ele alması gerektiğini söyledi. Nitekim küresel iklim finansmanı taahhütleri şu ana kadar yetersiz ve gerçekte ihtiyaç duyulanın çok altında kaldı. Uzmanlara göre, yalnızca iklim açısından kırılgan gelişmekte olan ülkelerin bile iklim değişikliğinin sonuçlarıyla başa çıkabilmesi için yaklaşık 1,3 trilyon dolara ihtiyacı bulunuyor.

Öte yandan zirve, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttükleri savaşın tetiklediği ve dünyanın şimdiye kadar gördüğü en kötü enerji krizlerinden birine yol açan gelişmelerin gölgesinde gerçekleşiyor. Bu durum, fosil yakıtlardan çıkış ve temiz enerji kaynaklarına hızlı geçiş çağrılarını daha da güçlendiriyor.

Fosil Yakıt Anlaşması Bağlayıcı Olabilir

Dünyanın en yüksek yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı, geçen yıl verdiği danışma görüşünde, fosil yakıt üretimi, tüketimi, arama faaliyetleri ve bu alandaki sübvansiyonların uluslararası hukuka aykırı eylemler teşkil edebileceğine hükmetmişti. Bu durum, küçük ada devletlerinden biri olan Vanuatu’nun İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Ralph Regenvanu’ya göre, bir fosil yakıt anlaşması yapılması yönündeki argümanları daha da güçlendirdi. Regenvanu, mahkemenin iklim değişikliği konusunda danışma görüşü vermesini sağlamada önemli rol oynamıştı.

Regenvanu zirve sırasında yaptığı açıklamada, kendilerinin Uluslararası Adalet Divanı’ndan BM Genel Kurulu’na kadar fosil yakıt üretiminin aşamalı olarak sona erdirilmesine yönelik hukuki yükümlülüğü savunduklarını hatırlatarak şunları söyledi: “Bir Fosil Yakıt Anlaşması, ortak hukuki yükümlülüklerimizi somut eyleme dönüştürmemiz için bağlayıcı bir çerçeve sunabilir. Böyle bir çerçeve, genişlemenin durdurulması, adil aşamalı çıkış takvimleri, finansman mekanizmaları ve ülkeleri fosil yakıtlara bağımlı kılan hukuki engellerin kaldırılması gibi başlıklara cevap verebilir.”